Dümen kırma zamanı: Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın tercihleri

Dümen kırma zamanı: Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın tercihleri

27-01-2023 12:31

Son 20 yılın belki de en önemli dönüşüm görüldüğü coğrafya Ortadoğu olduğu gerçeği hepimizin ezberidir. Bu dönüşümde emperyalizmin bölgedeki planlarına dair çok hamle gördük. Türkiye için ise Avrupa ile bağının zayıfladığı ve dışarıya itildiği bir Akdeniz coğrafyası şekillendi. Peki ne oldu bu coğrafyada?

Vedat Altan

2000’li yılların başında söylenen ve sonrasında adım adım hayata geçen emperyalizmin Ortadoğu projesinin sonuçları bu gün daha net okunmaktadır. Büyük krizlerini atlatamayan emperyalizm tercihini belirli coğrafyaları çölleştirerek kendisine tehdit olmaktan çıkarırken, uyumsuz politika gösteren ülkeleri düşmanlaştırma statüsüne koyarak yeni bir denge elde ediyor. Hal böyle olunca da bölgedeki ittifaklar yerini başka denklemlere bırakıyor. Türkiye Cumhuriyetinin kaderi ise yaşadığı da bu değişimden nasibini almak oldu. Emperyalizmin uyuna gitmeyen politikaları ile yalnızlaştırılırken bölgede Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile yeni hamlelere gitmeyi tercih etti. Gelin bu hamlelere yakın tarih açısından beraber bakalım.

4’LÜ TATBİKAT

Ortadoğu projesinin çöküşü ve bu çöküşte faturanın net olarak kesildiği iki ülke Türkiye ve Rusya oldu. ABD’nin planlarının işlerlik kazanmaması, Türkiye içindeki pozisyon değişiklikleri, Avrupa nezdinde makas değişim süreci şeklinde okunan bir politika değişikliği, başta Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile ilişkilerini farklı bir noktaya taşımaya itti. Türkiye’nin aktif bir bölge politikası oynayacağım hayalleri ile başlayan ve son 20 yıllık dış politika macerası kendi etrafında farklı ittifakların ortaya çıkması ya da dışavurumu ile bu günkü noktaya geldi. 2020 yılında 4 ülkenin katıldığı ve Kıbrıs açıklarında yapılan tatbikat belki de bunun en somut sonucu oldu. Libya sürecine dahil olma isteği, yanlış ata oynanan bir ülkenin elindeki olanakları tüketmesi açısından da bir ders oldu. Doğalgaz alanlarında ortaya çıkan ihtilaf ve kıta sahanlığı sorunu ve belki de en önemli müttefik olacak olan Mısır ile atılan ipler Akdeniz coğrafyasında tam yalnızlaşma ile sonuçlandı.
Bunun karşısındaki aranışta ise Akdeniz’de kıyısı bulunan 4 ülke bir tatbikat ile sınırları Türkiye adına bir kez daha çizme yoluna gitti. 2020 yılında yapılan 4 ülke arasında 26-28 Ağustos’ta, Eunomia ismiyle gerçekleştirilen ortak hava ve deniz tatbikatının sonuçları kamuoyu ile paylaşılmıştı. Ülkelere ait şirketlerin Doğu Akdeniz’de yapacağı doğalgaz aramalarında güvenliği sağlanacağı belirtilen tatbikata Rum medyası, 4’lü koalisyon kurma çalışmasına İsrail’inde destek verdiğini açıklamıştı.
T.C Dışişleri Bakanlığı tatbikat karşısında bir soruya yerdiği yazılı yanıtta, Fransız askeri uçaklarının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan ve İtalya’yla birlikte gerçekleştirilen tatbikat bahanesiyle GKRY’ye inmesi ve bu uçakların geçici veya sürekli olarak Ada’ya konuşlandırılmasının, 1960 Antlaşmalarına aykırı olduğunu vurgulamıştı.

KIBRIS AÇIKLARINDA BULUNAN GAZ

Meseleyi Türkiye açısından kaşıyan ve komşu olduğu ülkeler ile ittifakı bozacak ve yeni denklemler oluşturacak bir diğer başlık ise Akdeniz’de bulunan doğalgaz ve bunların çıkartılmasına ilişkin ilişkiler oldu. Türkiye hariç kalan ülkelerin neredeyse yeknesak şekilde birlik olduğu ve özellikle Rusya gazına karşı bağımlılıktan çıkarması gözü ile bakılan ve etrafında şekillenen bu politika, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı Avrupa merkezli emperyalist planlarında merkezine itti. Pastanın merkez Avrupa ile paylaşılması fikri daha sıcak gelmiştir.
Son olarak İtalyan ENI ve Fransız Total enerji şirketlerinin, Güney Kıbrıs Rum kesiminin münhasır ekonomik bölgesindeki (MEB) 6. parselinde yaptıkları sondaj çalışmalarında yeni bir doğal gaz yatağının keşfedildiği haberleri suyun bu yakasında işlerin yakın zamanda kızışacağına delalet olarak okunuyor. Bu haberlerin birazda sonuçlarının açıklanmadan kamuoyu ile paylaşılması ilk seferine çıkan Abdülhamid Han sondaj gemisinin 6’ncı parsele gidebileceği endişesiyle beraber okunmasını gerektiriyor. Abdülhamid Han, Antalya’nın Gazipaşa ilçesi açıklarında sondaj yapıyor ve arama bölgesinin genişletileceği ise uzun süredir biliniyordu.

YUNANİSTAN ABD ORTAK TATBİKATI

Türkiye ile ABD’nin bölgede çıkar çatışmasının gerektiği bir sonuç doğrultusunda ABD bölgede Yunanistan ile ortaklığa gitme yolunu seçti. Bu seçimde klasik bir ABD siyaseti olan birden fazla kuş vurma durumu ortaya çıktı. Rusya’nın Ukrayna’ya operasyon düzenlemesi, Rusya’nın Slav halkı üzerinde olan belirleyiciliğinin olması, Ortodoks kilisesi ve bölgedeki Slavların kan bağı olması Yunanistan’ı kısa sürede ABD kucağına itti. Rusya ile denge siyaseti yürüten Türkiye ise ABD ile karşı karşıya bu gelişmede Yunanistan’a kaybetti bölgedeki üstünlüğü. İki ülke arasındaki siyasi gerilimi yükselteceği yer ise hepimizin bildiği adalar ve silahlandırma meselesi ile gündeme oturdu. Üstüne bunu daha üst düzeye taşıyan ABD ile Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türkiye sınırına sadece 50 kilometre uzaklıktaki İskeçe ilinin Kayalar (Petrohori) Köyü’nde ortak tatbikat yapması oldu. ABD ile Yunanistan silahlı kuvvetlerinin, Batı Trakya’da İskeçe ilindeki 4. Kolordu Komutanlığı’na bağlı Kayalar (Petrohori) köyünde bulunan atış talim alanında “Olimpik İşbirliği 22” ortak askeri tatbikatının düzenlenen törenin görüntüleri servis edilmişti. Tatbikata Leopard ve Abrams tanklarının yanı sıra, Skorsky, Apache, Kiowa Warriors, Chinook helikopterleri de katılmış, tatbikat öncesi iki ülkenin bayraklarının göndere çekildiği ve yapılan konuşmalarda ABD’li komutanın, “ABD’nin NATO topraklarını savunma taahhüdü demir gibidir. ABD, NATO Müttefiklerimizi daha iyi savunmak için duruşumuzu güçlendirmeye devam edecektir” ifadelerini kullandığı belirtildi. Bu açıklamada hedef gözetilen ülkeleri net ortaya koymuş oldu.
Sonuçları itibarı ile baktığımızda hem Güney Kıbrıs hem de Yunanistan başta ABD olmak üzere dümeni tamamen emperyalizmin direktiflerine sürdüğü görülüyor. Bu sürülme meselesinde ana eksen emperyalist merkezlerin eksen değiştirmesi geliyor. Bir tercihe zorlanan ve bunun yolları açılan Yunanistan ve Güney Kıbrıs gibi ülkeler bir nevi merkez Avrupa ile bütünleştirilmek isteniyor. Eğer bizden değilsen sende bu çölleşmeden nasibini alacaksın mesajını görmüş olan iki ülke de rotalarını emperyalist merkezlere kırmış gözüküyor.