İSİG Meclisi: 2022'nin ilk 11 ayında 61'i çocuk tam 1.658 işçi yaşamını yitirdi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin raporuna göre, kasım ayında 127, yılın ilk on bir ayında ise en az bin 658 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

İSİG Meclisi: 2022'nin ilk 11 ayında 61'i çocuk tam 1.658 işçi yaşamını yitirdi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı iş cinayetleri raporuna göre 2022 yılının ilk 11 ayında en az bin 658 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

Raporda 127 işçinin hayatını kaybettiği Kasım ayında güvencesiz çalışmanın hakim olduğu inşaat, tarım ve taşımacılık sektöründeki iş cinayetlerinde artış olduğuna dikkat çekildi.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Bu yıl her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. En az diyoruz çünkü tespit ettiklerimiz basına yansıyanlar ya da bize bildirilenler. Özellikle hekimler, ölen işçilerin mesai arkadaşları ve yerelden gelen bilgiler ile sürekli bir güncelleme yapıyoruz. Örneğin son açıkladığımız rapordan sonra ilk on aya dair 10 iş cinayeti bilgisi daha geldi. Diğer yandan bu yıl Covid-19, çalışmaya bağlı kalp krizi/beyin kanamaları ve diğer nedenlere bağlı 1-2 iş cinayeti dışında meslek hastalıklarına dair ölümleri tespit edebilme imkanımız yok.

SGK son yıllarda kendi nam ve hesabına çalışanların ölümlerini iş kazası istatistiklerine eklese de iki elin parmaklarını geçmiyor. Oysa biz iş cinayetleri istatistiklerinde çiftçi ve esnafların çalışırken ölümlerini de düzenli olarak kayıt altına alıyoruz. Ancak bu yıl geçen yıllara göre bu ölümlerde bir düşüş var, bunun nedenini “çiftçi ve esnafların da ücretliler ordusuna katılmasındaki artış” olarak değerlendiriyoruz.

İş cinayetlerinin yoğunlaştığı üç işkolu bulunuyor. “Güvencesiz çalışma”nın hakim olduğu inşaat, tarım ve taşımacılık. Uzun çalışma saatleri, yoğun çalışma, sigortasız çalışma ve her türlü kuralsızlığın hakim olduğu bu işkollarında sendikal örgütlenme yok gibi ya da zayıf ve belli mesleklerde öbekleniyor. Bu yıl motokurye ölümleri de bu nedenlerden dolayı ölümlerin arttığı bir meslek olarak raporlarımızda öne çıkıyor. Şu ana kadar 50 motokurye iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

İş cinayetlerinin bir numaralı nedeni trafik, servis kazaları. Ancak bu ölümler iş cinayeti olarak değil trafik kazası olarak görülüyor. Oysa tır, kamyon, otobüs, servis minibüsü, taksi şoförleri uzun çalışma saatlerinde ve neredeyse dönüşümsüz çalışmaktalar. Diğer yandan araçların yeterli bakımı yapılmıyor ve eski araçlar kullanılıyor, yol aydınlatması veya düzenlemelerinde sorunlar var vb. Şoför ölümleri bir iş cinayetidir.

Bu yılın ilk on bir ayında 61 çocuk işçi hayatını kaybetmiş durumda. Dikkat çeken iki husus var. Birincisi “14 yaş ve altında çalışırken ölen çocukların sayısı arttı.” İkinci olarak ölümlerin merkezinde her yıl olduğu gibi tarım yer alırken “MESEM projeleriyle gündeme gelen stajyer/çırak ölümlerinde de artış” gözüküyor. Diğer yandan EYT tartışmalarının gündemde olduğu bir süreçte 51 yaş ve üzerinde 435 emekçi ölümünü kaydetmiş olduğumuz gerçeğinin altını çizmek istiyoruz.

Sayısı giderek artan göçmen işçilerin iş cinayeti sonucu ölümleri de artıyor. Bu yıl 84 göçmen işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin yüzde 67’si ise Suriyeli ve Afganistanlı. Bu durum Türkiye’de “göçmen işçiliğin mültecilik temelinde hayata geçtiği” gerçeğini ortaya koyuyor. Göçmen işçi ölümlerinin bir kısmında kimlik bilgilerine bile ulaşamıyoruz. Yine birçok göçmen işçinin kayıtsız oldukları için iş cinayetlerinin saklandığını da unutmamak gerekli.

İş cinayetleri esas olarak sanayileşmiş büyükşehirlerde yoğunlaşıyor. Diğer yandan tarımsal bölgelere ve her şehirdeki inşaat faaliyetlerine dikkat çekmek gerekiyor. Yine Anadolu şehirlerinin neredeyse tamamına yayılan “OSGB gerçekliği” var. On bir ayda iş cinayeti tespit edemediğimiz tek şehir ise Bitlis”