Erzincan'da zehir saçan maden: Bölge illeri tehlike altında

'Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir çalışma yok, ikinci bir örneği yer yüzünde yok. Amerikan şirketlerinin AKP hükümeti üzerinde kurdukları çıkar hesaplarında toprağımızın ve insanlarımızın geleceği yok ediliyor'

Erzincan'da zehir saçan maden: Bölge illeri tehlike altında

Erzincan İliç’te 12 yıldır faaliyet gösteren Kanada ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold isimli altın madeni şirketinin zehirli sularını buharlaştırması bölgeyi adım adım çevre felaketine sürüklüyor.

Halktv.com.tr‘den Ferit Demir’in haberine göre Anagold, 66 milyon ton siyanürlü ve sülfürik asitli suları buharlaştırmak istiyor. 197 futbol sahası büyüklüğündeki zehir barajında biriken zehirli sular taşmasın diye, ‘evaporatör’ denilen bir aletle atmosfere buhar salınıyor.

Bölgeye giden CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, CHP Erzincan İl Başkanı Ayhan Doğan ve beraberindeki heyet maden alanında inceleme yapıp yöne halkıyla görüştü.

Türkiye’nin büyük bir çevre felaketi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Şaroğlu, “Burada insanların hangi şartlarda yaşadığını bu coğrafyanın karşı karşıya olduğu büyük tehlikeyi yerinde görüyoruz. Bölgemizde yaşanacak bir doğa katliamını durdurmak bir duyarlılık oluşturmak için buradayız” dedi.

38 ÖLDÜRÜCÜ KİMYASAL

CHP’li Şaroğlu, aralarında siyanür ve sülfürik bulunan 38 kimyasal maddenin bu gölette depolandığını belirterek, “Altın üretiminden sonra elde edilen sıvı kimyasalları buraya taşıyorlar. Oysa siyanür ve diğer kimyasalların yerin yüzlerce metre altında depolanması gerekirken daha az masraflı olduğu için yaklaşık 200 futbol sahası büyüklüğüne denk gelen bir gölet kurulmuş ve elimize gelen bilgilere göre burayı büyütüyorlar. 600 futbol sahasına denk gelecek şekilde genişleyecek şu anda da yapımı devam ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir çalışma yok, ikinci bir örneği yer yüzünde yok. Amerikan şirketlerinin AKP hükümeti üzerinde kurdukları çıkar hesaplarında toprağımızın ve insanlarımızın geleceği yok ediliyor”

“BÖLGE İLLERİ BÜYÜK TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA”

Altın madeninin bulunduğu bölgenin Erzincan, Tunceli, Malatya ve Sivas’ın ortasında kaldığını belirten Şaroğlu, “Bu havuzda biriktirilen kimyasal atıkların azaltılması, debisinin düşük tutulması amacıyla püskürtme makinaları ile ‘evaporatörler’ (buharlaştırıcı) ile 9 ay boyunca bu kimyasallar atmosfere bırakılmıştır. Bu cihazlar çalıştırıldığı zaman günlük atık seviyesi 2 cm azaltılmış. Tam üç evaporatörler (Buharlaştırıcı) kullanılmış. 10 taneye kadar kullanılma izni alınmış ama daha sonra yöreden gelen tepkiler üzerine bu cihazlar sökülmüş doğal buharlaşma yöntemi kullanılmış. Ama bu cihazları her an kullanılacağından yöre halkı artık tereddüt ediyor kullanırlar diyorlar”

YILLIK 11 BİN TON SİYANÜR KULLANILIYOR

Polat Şaroğlu, kimyasal atık havuzunda yıllık resmi rakamlara göre 11 bin ton siyanür, 122 bin ton sülfürik asit ve onlarca kimyasal atık bırakıldığını, bunun havaya karıştığını belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Resmi rakamlarda yıllık burada 122 bin ton sülfürik asit kullanıldığı belirtilse de gayri resmi rakamlara göre buraya giren asit tankerlerinin sayısında elde edilen rakamlarda yıllık olarak 360 bin ton sülfürik asit kullanıldığı. Yine resmi rakamlarda 11 bin ton olan siyanür kullanımının olduğu oysa günlük 80 ton siyanür kullanıldığı ve bize gelen rakamlarda yıllık 20 ile 30 bin ton arasında siyanür kullanıldığı belirtiliyor. Burada bir denetim yok, bir inceleme yok. Şu an püskürtme işlemi yok ama güneşe maruz kalan atık maddeler buharlaşarak atmosfere ve bulutlara karışıyor. Bu bulutlar kilometrelerce doğada ilerliyor bu bulutlar nereye yağarsa içme sularına karışıyor, insanlara zarar veriyor. Doğa yok oluyor, canlılar yok oluyor.”

“BÖLGEDE KUŞ SESİ  YOK ARTIK”

Bölgenin göçmen kuşların göç yolu üzerinde olduğuna dikkat çeken Şaroğlu, “Burada uçan kuşlar ölüyor bakın elimdeki fotoğrafta kızıl şahinler var. Onlarcası burada uçtuğu için temas ettikleri için topluca ölmüşler. İnsanlar ‘artık burada kuşlar uçmuyor’ diyor. Vatandaşlar bu bölgede yeni doğan çocuklarda cilt hastalıkları olduğunu söylüyor. Şu an buradayız hepimizin boğazı burnu yanıyor. Atık havuzdaki asitler boğazımızı yakmaya başladı. Nefes almakta zorlanıyoruz” dedi.

“BÖLGE İNSANI RÜŞVETLE KANDIRILMIŞ”

Şaroğlu, bölge halkının iş verme vaatleri ile susturulmak istendiğini belirterek, “Yöre halkıyla ve madende çalışanlar ile konuştuk. ‘Biz durumun farkına varmadan bu işin içine girdik şimdi çıkamıyoruz ve bizi ekmeğimizi elimizden almakla tehdit ediyorlar’ diyorlar. Burada insanlara normalin üstünde maaş verilerek fazla kişi çalıştırılarak insanları susturuyorlar. Bir anlamda rüşvet dağıtıyorlar. Zaten bu havuz yapılırken bölgede bulunan insanlara 130 tl civarında para ve her aileden bir kişinin işe alınacağını vaat etmişler ve bu yönlü vatandaş sözleşme imzalatılmış kimse şikayetçi ve davacı olmayacak diye taahhüt almışlar” ifadelerini kullandı.