Fahrettin Koca: Yüz yüze eğitimin risk teşkil ettiğini şimdiden söyleyebilirim

"Yeni bir tedbir ilavesi şu an öneri olarak düşünülmüyor, var olan tedbirlerin devamı düşünülüyor"

Fahrettin Koca: Yüz yüze eğitimin risk teşkil ettiğini şimdiden söyleyebilirim

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklama yapıyor.

Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Sizler sabrederek, gösterilen yoldan ilerleyerek, bu başarının mimarı oldunuz. Hep birlikte mücadele devam edecek ve aydınlık geleceğimize en kısa sürede kavuşacağız.

28 gün önce Cumhurbaşkanımızın başlattığı aşı programımızda bugün itibariyle 2 milyon 800 bin vatandaşımızın ilk doz aşılaması tamamlandı. Yarından itibaren ikinci doz aşılarına başlıyoruz. Amacımız hedef nüfusumuzun en az yüzde 60’ının aşılanmasını sağlamaktır. Bütün alternatifleri zorladığımızdan emin olun. Nüfusumuzun yüzde 3,5’ini aşılamış olmamış birçoğunuza az gelebilir ama Almanya’da bu oranın yüzde 3,7 olduğunu göz önünde bulundurursak aşı konusunda ülkemizin başarısı daha iyi anlaşılacaktır.

Vicdan sahibi gönüller, verdiğimiz mücadelede ne büyük başarılara imza atıldığını kabul edecektir. Bizim milletimizin sağlığı ve huzurundan başka hiçbir gayemiz de gayretimiz de yoktur.

Yarından itibaren 70 yaş ve üzeri ve cuma gününden itibaren 65 yaş ve üzeri vatandaşlar aşı olmak için sisteme tanımlanacak. Kritik kamu hizmetlerinin aksamadan sürdürülebilmesini sağlamak ve toplumsal mobilizasyonu teşvik etmek amacıyla hafta sonunda itibaren kabine üyelerimiz ve devlet üst yöneticilerini aşılanmaya davet ediyorum.”

AŞI AÇIKLAMASI

“Kritik kamu hizmetlerinin aksamadan sürdürebilmesini sağlamak ve toplumsal mobilizasyonu teşvik etmek üzere hafta sonundan itibaren başta kabine olmak üzere devlet üst yöneticilerini aşılanmaya davet ediyorum. Vali, il emniyet müdürü, belediye başkanlarımızın aşılarını yaptırarak vatandaşlarımıza önderlik etmesini bekliyorum.

Farklı ülkelerin ürettiği aşılar arasında biz tercihimizi özellikle inaktif aşıdan yana kullandık. Bu tercihimiz birçok kesimden eleştiriler almıştı. Süreç bir kere daha haklı olduğumuzu gösterdi. Başta AB olmak üzere birçok ülke inaktif aşıya yönelmiş durumda. Ülkemiz yaklaşık 15 milyon doz aşıyı elde etti. 100 milyon dozdan fazla aşı için anlaşmalarını tamamladı.

Yerli aşı projelerimizi gün be gün takip ederek gayret sarf ettik. Şu an 17 aşı adayımız var. Bugün faz 2 için gönüllülerin aşılanmaya başladı. Umudunu bu topraklara bağlamış ülkeler için de son derece değerlidir. Ardı sıra gelen mutasyon haberleri yeni sorular ve yeni sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Dünyanın üç ülkesinde görülen önemli mutasyonları ve etkilerini yakından takip ediyoruz.

Klinik seyir bakımından farklılık göstermediğini düşündüğümüz kaynağı belli olmayan çok sayıda mutasyon dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülmektedir. Bunlardan 263 İngiltere, 23 Güney Afrika varyant tespit edilmiştir. İngiltere’de başlayan mutasyonun hastalığın seyrinde değişiklik yapmamakla birlikte bulaşıcılığını arttırdığına yönelik önemli bilgiler var. Mutasyonların varlığı kısıtlamalarla ilgili takvimimizi de etkiliyor.”

YASAKLAR KALKACAK MI?

“Bilim Kurulumuzun tavsiyesi vaka seyirlerinin takip edilmesi yönünde. Virüs mutasyona uğramış olsa da virüs aynı virüs, tedbirler aynı, korunma yolları da aynı. Aynı tedbirlere daha dikkatli bir şekilde uymalıyız. İstediğimiz düşüşü yakalarsak kısıtlamaların tedbirler eşliğinde hafifletilmesi en önemli temennimiz.

Çok yakında daha normal şartlarda yaşayacağız. Önümüzdeki sınırlı günleri maske, mesafe ve temizlik kurallarının yanı sıra genel tedbirlere kısıtlamalara sıkı sıkıya riayet ederek atlatmalıyız. Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durmalıyız. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Yeni tedbirler anlamında şu an var olan tedbirlerin devamından yana olduğunu Bilim Kurulu’nun tavsiyelerini ifade etmiştir. Yeni tedbir öneri olarak düşünülmüyor. Mutasyonların özellikle Avrupa ülkelerinde salgının seyrine etkisinin fazla olduğunu biliyoruz. Ülkemizde mutasyonların bölgesel bir farklılığa yol açmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu mutasyon sayıları giderek artmaya devam ediyor. Var olan vaka sayılarında önemli oranda bir etkisinin şu an olmadığını görüyoruz. Bütün illerimizde benzer şekilde özellikle son 2 hafta vaka artışının olduğunu genel olarak görüyoruz. Özelde mutasyonun bulunduğu bölgede yoğun bir artış gözlemimiz şu anda yok. Bunu da çok yakından takip ediyoruz. Mutasyonda bulaştırıcılığın daha fazla olduğunu. Daha önce bir arada bulunmakla geçen virüsün daha kısa sürede bu bulaştırıcılığın olduğunu biliyoruz. Güney Afrika ve Brezilya için farklı yaklaşımlar söz konusu. Bununla ilgili daha net bir şey söyleyemiyoruz. Bizim özellikle tedbirler noktasında daha hassas davranmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum.”

YÜZ YÜZE EĞİTİM RİSK TEŞKİL EDİYOR

“Bugün Bilim Kurulumuzdaki arkadaşlarımızla birlikte şehir hastanemizde ikinci doz aşımızı Bilim Kurulu’ndan önce birlikte yaptırdık. Bugün aşılarımızı yaptırmış olduk. 14 günlük gelen partinin analizleri tamamlandı. O nedenle 70 ve Cuma günü 65 yaş üzeri olmak üzere takvimi genişletmiş olduk. Onun için bundan sonraki d önemde 65 yaşa kadar vatandaşımızı sağlık kuruluşlarımızda aşılamaya davet ediyorum. Önümüzdeki süreçte aşılama tedariki ile birlikte takvimi de genişleteceğimizi biliyorsunuz. Bu dönemde daha önce 50 milyon doz aşı için sözleşme yapılmıştı. 50+50 milyon talebimiz şeklindeydi. 100 milyon doz aşının sözleşmesinin imzalandığını söyleyebilirim.

-Bilim Kurulumuz görüşüyor. Zannediyorum bu hafta bu konuyla ilgili cevap vermiş olacağız. Giderek artış olduğu, mutasyonların varlığını göstermiş durumda. Yüz yüze eğitimin risk teşkil ettiğini şimdiden söyleyebilirim.

Yüz yüze eğitime geçecek özellikle ilk öğretim okulları için Milli Eğitim Bakanlığımızdan listeleri almış olduk. Muhtemelen Şubat ayının sonuna doğru öğretmenlerimizi de özellikle eğitim başlanacak olan sınıflar için aşılama takvimi başlamış olacak.”

AŞIDA TEDARİK SORUNU

“Başından beri bütün tedariki sağlanabilecek aşılarla ilgili devrede olduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum. Biz inaktif aşıdan yana kullandık derken, inaktif aşının geleneksel, güvenilir bir aşı olduğunu, bu aşının temini için devrede olduk ama diğer aşılarla ilgili olarak ilk günden itibaren AstraZeneca, Sputnik, Pfizer, Biontech aşılarıyla ilgili devrede olduk. Diğer aşılarla ilgili de hatırlarsanız, ben özellikle 4 ay kadar önce aşılarla ilgili bir Sputnik Rusya’dan alabilme potansiyeline bağlı olarak iki Çin’den aşı alabilme potansiyelimizi düşünerek üç bilim insanlarımızın geliştirdiği Pfizer Biontech aşıyla ilgili faz üç çalışmasının başlatılmasını, sonuçlarını bizzat görerek aksiyon almak istediğimi söylemiştim. Başından beri üç aşı için faz üç çalışmasını başlatmak istedik. Biontech başladı, Sinovac başladı, bakanlık olarak faz üç çalışmasını destekledik ve başlattık.

Sputnik ise bir eksiklik vardı, onunla ilgili de tamamlamak üzere görüşmelerimizle karar verildi. Faz üç çalışmasını bugüne kadar yapmamış olduk. Biz Sputnik aşısını temin etme noktasında devredeyiz hatta Türkiye’de üretiminden yanayız. Biontech’le ilgili başından beri Uğur hocayla iletişimde oldum. Başından beri bu görüşmelerde bizim için önemli olan en geç Nisan ayında teslim edilebilecek aşının önemli olduğunu söyledik. Birçok firma sizinle sözleşme yapmak istiyor ama Mart ya da Nisan ayında verecek olmadıklarını biliyoruz. Nisan ayına kadar kim bize aşıyı verecekse o firmalarla devrede olduk. Biontech’le ilgili en son Uğur hocayla görüşmemizde gece yarısı 04.00’de imzalanan sözleşmeden bahsetmiştim. Devamında birtakım belgeler istendi. Biz onu en son geçen hafta Uğur Hoca’yla görüştük.

Sorunlu olan birtakım durumları birlikte aştık. Bu ay için Biontech aşısı ayrıca gelmiş olacak. Muhtemelen 500-800 bin arası gelmiş olacak. Mart sonunda 4,5-5 milyona tamamlamak ihtimali üzerine gelmiş olacak. 30 milyona kadar da opsiyonel olarak imzalanmıştı. İlave olarak 50+50 milyon Sinovac’tan talebimiz vardı. 130 milyona yakın aşının sözleşmesinin yapıldığını söyleyebilirim. Özetle Mart veya Nisan ayına kadar aşıyı verebilecek her firmadan alma çabası içinde olduğunu vatandaşımız bilmiş olsun. Aşı küresel bir savaşa döndü. Biz vatandaşımızı dünyada en az etkilenen, bu tedariki sağlayan ülke olma noktasında yoğun bir çaba içindeyiz. Bundan sonraki süreçte aşının gelişiyle ilgili ‘bugün şu kadar geldi, şu kadar gelecek’ gibi söylemekten yana değiliz çünkü başka ülkeler ve firmalar nezdinde sakıncalı olduğunu biliyoruz. Mesela dün ve bugün aşı geldi Türkiye’ye. Bunu ilk defa benden duyuyorsunuz.

Faz 1 çalışması bitmişti, faz 2 çalışması başlamış oldu. Erciyes Üniversitesi’nde faz 2 çalışması başlamış oldu. 1 hafta 10 gün içerisinde en az üç aşının faz 1 çalışmalarına izin verilerek başlamış olacak. Önemli olan bu dönemde bu aşıları erken dönemde, yerli aşıyı geliştirebilir olmak. İnsan çalışmaları safhasına geçilmiş oldu. Zannediyorum faz 3 çalışması Nisan ayında başlamış olacağız.”

YASAKLAR İL BAZINDA GEVŞEYECEK

“Türkiye’nin aşılama potansiyelini söylemek istemiştim. Biz gerektiğinde 1,5 milyona kadar hatta 2 milyon olabilir aşı yapılabilir sağlık sistemi potansiyeline sahibiz. Sağlık sisteminin güçlülüğünü ifad etmek için söyledim. 27 bine yakın aile hekimimiz var, 13 bine yakın aşı odamız var. Özel, kamu dahil olmak üzere. Yani 40 bin aşı yapabilir potansiyelimiz var aşı odası olarak. Sadece günde 10 kişi yapmış olsa 400 bin eder. 50 kişi bir aşı odasında aşılanmış olsa 2 milyon yapar. Biz istediğimizde 13 milyonu çok rahatlıkla, iki üç katına da arttırabiliriz. Yeter ki aşımız olsun. Bu potansiyelimiz var. Aşının tedariki ile birlikte bunu başlatmış oluyoruz. Şu döneme kadar 75 yaş ve üzeriydi. İkinci dozlarını da garanti ederek bu aşı programını yönlendirdik. Önümüzdeki süreçte giderek bu tedarik daha yoğun şekilde sağlanırsa daha fazla aşı yaptığımızı vatandaşımız da görmüş olur.

Mutasyonun tipine bağlı. Yani mutasyon eğer gerçekten o bölgede önemli bir sorun haline geldiyse, mutasyona özel bir takım yaklaşımlar gerekebilir mi Bilim Kurulu tartışır. Şu an bizim gördüğümüz mutasyonun Türkiye için sorun oluşturmadığını, her geçen gün il ve mutasyon sayısının arttığını biliyoruz. 28 ili geçti. Önümüzdeki dönemde vaka artışı seyri bizim için daha anlamlı olacak. Biz haftalık vaka sayısını 100 binde görülen vaka sayısını Pazartesinden itibaren açıklamak istiyoruz. Bazı illerimizde az bazı illerimizde yer yer fazla olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulu bir esas belirleyecek. Gerektiğinde il hatta ilçe bazında kararlar almak mümkün olacak. Bunu da Pazartesi’nden itibaren şeffaf bir şekilde açıklamak istiyoruz. Yani vatandaşımızın bölgesinde olaya bilinçli katılarak, bunun düşürülmesi için ne yapılabileceğini düşünürek hareket etmesinin daha doğru olacağı kanaatini taşıyoruz.

Vakanın seyri, salgının seyri bunu belirleyecek. Mart ayından itibaren de iller bazında vaka sayısına göre birtakım kısıtlamaları kaldırmak, gevşetmek veya arttırmak gerekebilir. Buna Bilim Kurulu çalışıyor. Önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde açıklamış oluruz. Bölgesel ve iller bazında birtakım kısıtlamaları gevşetmek mümkün olabilir. Öneri olarak bunu sunabileceğimizi söyleyebilirim.”