17 Nisan 1940: Köy Enstitüleri Günü

81 yıl önce hayata geçirilen Köy Enstitüleri bugünün piyasacı-gerici eğitim politikalarına karşı bizlere yol göstermeye devam ediyor.

17 Nisan 1940: Köy Enstitüleri Günü

Köy Enstitüleri 81 yıl önce bugün, eğitim sisteminde halka dönük yeniliklerin öncüsü olarak tanınan Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç tarafından kurulmuştur. Toplumsal gelişme ve ilerleme düşüncesiyle şekillenmiş bir eğitim anlayışını uygulamaya geçiren Köy Enstitüleri, halkın gereksinimlerine uygun, kapitalist düzenin tüketici eğitim anlayışını reddeden, üreticiliği esas alan bir eğitim anlayışı ile faaliyet göstermiştir.

Köy Enstitüleri’nin Türkiye’de tarım nüfusunun yoğun olduğu dönemlerde kurulması nedeniyle bu okullarda eğitim gören köy çocuklarının hem tarımsal ekonomiyi hem de köy ekonomisini uygulamalı olarak öğrenip eğitilmesini ilke edinmiştir.

Köy enstitüleri ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu dönemi boyunca eğitim hakkından mahrum bırakılmış Anadolu halkına yüzünü dönen eğitimciler, hazırladıkları eğitim programları ile kısa bir sürede büyük başarılar elde etmişlerdir. Türkiye genelinde açılan Köy Enstitüleri ile okulsuz ve eğitimsiz olarak tanımlanan köylü halk yeni bir döneme sayfa açmıştır.

Köylü halkın eğitilerek daha nitelikli üreticiler haline gelmesini hedefleyen enstitülerde öğrenme faaliyeti soyut olarak değil somut bir şekilde, tam anlamıyla iş içinde gerçekleşir.

Köy Enstitüleri’nin temelini atan eğitim bilimci İsmail Hakkı Tonguç “Canlandırılacak Köy” isimli eserinde köylü insanın eğitiminin öneminden şöyle bahseder:

“Köy insanı öylesine canlandırılmalı ve bilinçlendirilmeli ki onu hiçbir kimse yalnız kendi hesabına ve insafsızca sömürmesin. Köyün sahiplerine köle ve uşak muamelesi yapmasın. Köylüler bilinçsiz ve bedava çalışan bir iş hayvanı haline getirmesinler”.

İsmail Hakkı Tonguç’un haklı uyarısı bir yana halkı kendisine gelir kapısı olarak görenler vardı bir de. Sömürünün en kolay gerçekleşebileceği yerler olan köylerden, Türkiye’yi çemberi içine alacak olan binlerce öğretmen yetişmişti. Öğretmenler gittikleri köylerde istenirse köylerin bilimin üretilebildiği alanlar olabileceğini, köylü insanın da aydın, öğretmen olabileceğini anlatmışlardı.

1946’da Demokrat Parti’nin kuruluşu ile birlikte çok partili hayata geçişin ilk adımları atıldı. Sağ-liberal parti olarak yola çıkan Demokrat Parti’nin ağalık düzeninin çıkarlarını koruma, Köy Enstitüleri’nin eğitim yapısının dinci gerici ideoloji ile uyuşmaması gibi nedenler sonucu Hasan Ali Yücel’in MEB’ten ayrılması talep edilmiş, İsmail Hakkı Tonguç ise görevden istifa ettirilmiştir. 27 Ocak 1954’te ise Köy Enstitüleri Demokrat Parti tarafından kapatılmıştır.

1940 ve 1954 yılları arası 14 yıllık bir deneyimle yoksul köylü halk içerisinde adeta aydınlanma hareketi başlatan enstitüler, kentli-köylü arasındaki açıyı kapatmayı hedefleyen aydınların ve öğretmenlerin sahip oldukları tek araçtı.

81 yıl önce hayata geçirilen Köy Enstitüleri bugünün piyasacı-gerici eğitim politikalarına karşı bizlere yol göstermeye devam ediyor.