Yandaşın ABD 'eleştirisi': Türkiye'yi 'tecavüz edilen genç kız'a benzetti

Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni NATO'yu harekete geçirmesini istediği ABD'yi "tecavüzcü", Türkiye'yi de "tecavüz edilen genç kız" olarak niteledi.

Yandaşın ABD'eleştirisi': Türkiye'yi'tecavüz edilen genç kız'a benzetti

AKP’nin yayın organlarından Star gazetesinde AKP’nin Suriye’de izlediği politikaya ABD’den gelen destek mesajları ele alınırken Türkiye ile ilgili skandal bir benzetmeye başvuruldu.

Gazetenin genel yayın yönetmeni Nuh Albayrak, bugün (13 Şubat 2020) kaleme aldığı “İdlib’de ABD’den yardım almak, PYD devletini onaylamaktır” başlıklı yazıda Washington yönetiminin Türkiye’ye yönelik tavrıyla ilgili benzetme yaparken “Evden kaçan, akşam olunca da parkta şaşkın şaşkın oturan genç kıza, “Burada namussuza; uğursuza yem olursun” diyerek eve götürüp tecavüz eden kötü karakteri çağrıştırıyorlar.” dedi.

Yandaş yazar, ABD desteğini “samimi” bulmadığını belirttiği yazısında bir yandan “ABD gibi bir süper güç ile elbette iyi ilişkiler kurmalıyız. Ama hain emellerine kavuşmak için dil döken Amerika’nın istekleri doğrultusunda bir ilişki değil, şeklini ve miktarını millî hedeflerimizin belirlediği bir işbirliği içinde olmalıyız.” derken,  diğer yandan da ABD’nin Türkiye’ye Suriye’de destek için NATO’yu harekete geçirmesini istedi.

Albayrak’ın yazısında ilgili bölüm şöyle:

“ŞİRİN AMERİKA” DAHA TEHLİKELİ

Jeffrey, Türkiye’yi ikna etme telaşından İngilizceyi unuttu(!); Türkçe konuştu. Konu Türkiye olunca “beden dili”yle konuşan Pompeo‘ya sanki reset atarak nezaket formatı yüklemişler.

Hatta Amerika, müttefikine destek için(!) Esad rejimine ait askerî noktaları bombalıyor.

Velhasıl Amerika, “eski günlere dönmek için” yolumuza güller döküp, “Biz ayrılamayız” şarkısı çalıyor.

Ne güzel değil mi!

Yıllardır ABD ile ilişkileri düzeltmeye çalışmıyor muyduk? Ayağımıza gelen fırsatı kullanarak, “Biz gelirsek Batı ile yaşanan gerginliği bitiririz; ülkeye huzur getiririz” diyen muhalifleri de eli boş bırakmış oluruz!

Asla… Bunların hepsi Türkiye’yi “geri dönmeye” ikna çabalarıdır.

Amerikalıların bu “sesin çok güzel karga kardeş“ üslubu, bana Yeşilçam filmlerindeki yaygın bir sahneyi hatırlattı.

Evden kaçan, akşam olunca da parkta şaşkın şaşkın oturan genç kıza, “Burada namussuza; uğursuza yem olursun” diyerek eve götürüp tecavüz eden kötü karakteri çağrıştırıyorlar.”

***

“ABD gibi bir süper güç ile elbette iyi ilişkiler kurmalıyız. Ama hain emellerine kavuşmak için dil döken Amerika’nın istekleri doğrultusunda bir ilişki değil, şeklini ve miktarını millî hedeflerimizin belirlediği bir işbirliği içinde olmalıyız. Bu, Rusya için de böyledir. Artık yeni Türkiye’nin tek değişmez müttefiki Türk milletidir.

Ayrıca Amerika Türkiye’ye gerçekten destek vermek istiyorsa, NATO Genel Sekreteri, “Türkiye’nin yanındayız” gibi gına getiren boş lafları bıraksın ve meşhur 5. Maddeyi çalıştırıp NATO’yu devreye soksunlar.”

Elbette amaçları farklı. Türkiye’nin harekâtları neticesinde Suriye’de inisiyatif kaybeden Amerika, şimdi bizim için değil İsrail için yeniden oyuna girmeye çalışıyor. Gerekçesi ne olursa olsun, ABD’nin Suriye’de yapacağı operasyonlar, yarım kalan “PYD terör devletini kurmak ve Suriye’yi üç parçaya ayırmak” içindir ki, bu sonuç; Türkiye’ye darbe, İsrail’e ise yüzyılın hediyesidir.”