Komünistlerden ABD Başkonsolosluğu önünde eylem

ABD Senatosu'nda onaylanan Türkiye'ye yönelik yaptırımlara karşı eylem çağrısında bulunan TKH bugün basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Komünistlerden ABD Başkonsolosluğu önünde eylem

ABD Senatosu’nda onaylanan Türkiye’ye yönelik yaptırımlara karşı eylem çağrısında bulunan TKH bugün basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Gerçekleşen basın açıklamasında, “ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu’ndan Türkiye’ye dönük yaptırımların uygulanmasının geçmesi ve bunun ABD Başkanı’nın onayına sunulması, emperyalizmin ülkemize dönük bir saldırganlığı olarak görülmelidir.” ifadelerine yer verildi.

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in okuduğu basın açıklaması metninin tamamı ise şöyle:

“Basına ve kamuoyuna,

ABD yaptırımlarına boyun eğmeyeceğiz

EMPERYALİST ABD ÜLKEMİZDEN DEFOL!

ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu’ndan Türkiye’ye dönük yaptırımların uygulanmasının geçmesi ve bunun ABD Başkanı’nın onayına sunulması, emperyalizmin ülkemize dönük bir saldırganlığı olarak görülmelidir.

ABD’nin, Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası’nda (CAATSA) yer alan yaptırımlar ekonomik boyutları da ağır basan bir dizi kararı içermektedir.

ABD emperyalizminin ülkemize karşı uygulamayı gündeme getirdiği bu yaptırımlara boyun eğilemez.

ABD’nin siyaseti tehdit ve şantaj siyasetinden başka bir şey değildir. Bu siyasetteki amacın Türkiye’nin emperyalizmle tam boy işbirliğinin devamlılığının sağlanması olduğu da açıktır.

Bu açıdan ABD’nin ülkemize gözdağı verdiğini ve bunun sonucunda pazarlık edilmesi gerektiğini söyleyen anlayış elimizin tersiyle itilmelidir.

Açık bir şekilde Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S 400 füzeleri üzerinden gündeme getirilen yaptırımlara dönük, Türkiye sermaye sınıfı, AKP iktidarı ve sermaye devletinin emperyalizmle pazarlık etmek dışında bir yolu ya da niyeti olmadığı açıktır.

Son yirmi yılda yaşananlar emperyalizmin ülkemizin de içinde bulunduğu bölgeye nasıl bir müdahale içerisinde bulunduğunu açık bir şekilde göstermektedir.

ABD’nin Irak işgali ile birlikte açılan perde, Arap Baharı’na dönük emperyalist manipülasyon ile devam etmiş ve devamında Suriye’nin parçalanması siyaseti devreye sokulmuştur. Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne anlama geldiği ve sonuçları bellidir. Emperyalizmin petrol ve doğalgaz kaynakları ve boru hatları üzerinde hegemonya kurma arayışı, İsrail’in güvenliği ve İran’ın geriletilmesi.

İşte böylesi bir dönemde Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığına soyunan AKP iktidarı tam da emperyalist planların bir parçası olmuş, Türkiye ABD’nin çıkarları adına bir dizi pozisyon almıştır. Türkiye sermayesi ise tüm bu gelişmeleri birer rant ve zenginleşme alan olarak görmekten geri durmamıştır.

Şimdi ise ABD tarafından Türkiye’ye karşı gündeme getirilen yaptırımların açık bir şekilde emperyalizmin çıkarları ile ilgili olduğu bellidir. NATO üyesi Türkiye’nin S 400 füzeleri almasının ABD’nin güvenliğini tehdit ettiği söylenmekte, F 35 uçak anlaşması tek taraflı iptal edilmekte ve yaptırımlar bu zeminde gündeme getirilmektedir.

Ancak bize göre tam tersi geçerlidir. Ülkemizin güvenliği ve bağımsızlığı için emperyalizmin güdümünden mutlak olarak çıkılmalıdır!

İşte tam da bu yüzden ülkemiz emekçilerinin tek bir mücadele yolu bulunuyor. O da emperyalizme karşı mücadelenin yükseltilmesi. Çünkü emperyalizme karşı verilen mücadele aynı zamanda eşitsizliklere, bizleri sömüren patronlara, onları temsil eden siyasi iktidara ve hepsinin içinde palazlandığı kapitalist sisteme karşı bir mücadeledir.

Emperyalizmle mücadelede pazarlık olamaz.

Emperyalizmle “onurlu uzlaşma” denilen şey yalandan ibarettir.

Emperyalizme şirin gözükerek emperyalizme karşı mücadele verilemez!

Çünkü emperyalizmin hedefi bir bütün olarak ülkemiz ve Türkiye emekçileridir.

Bu bağlamda tüm emekçi kardeşlerimizi aşağıdaki talepler doğrultusunda emperyalizme karşı mücadele bayrağı altında toplanmaya çağırıyoruz.

NATO’dan çıkılmalıdır. Başta İncirlik olmak üzere ABD’nin bütün askeri üsleri kapatılmalıdır. Kürecik üssüne el konulmalıdır.

Emperyalizm ile yapılan tüm gizli anlaşmalar ifşa ve iptal edilmelidir.

Ülkemizi ahtapot gibi saran emperyalist sömürünün iktisadi mekanizmaları dağıtılmalı, tüm stratejik ekonomik ve altyapı kurumları devletleştirilmelidir.

Avrupa Birliği’ne yanaşma siyasetine ve “onurlu üyelik” gibi safsatalara son verilmeli, Avrupa Birliği emperyalist bir oluşum olarak karşıya alınarak mücadele edilmeli ve Gümrük Birliği’nden çıkılmalıdır.

Ülkemizin bağımsızlığı ve kurtuluşunun yolu budur: ABD emperyalizminin askeri, siyasi ve ekonomik tehditlerine boyun eğilmemelidir!

Emperyalizme bağımlı olmayan bir Türkiye mümkündür!

14.12.2020

Türkiye Komünist Hareketi”