10 Ocak 'Çalışamayan' Gazeteciler Günü!

"Sektörün yüzde 95’i iktidarın kontrolünde manipülasyon ve propaganda aygıtı olarak kullanılıyor. Yüzde 5'i ise Basın İlan Kurumu tarafından kesilen cezalarla devre dışı bırakılmaya çalışılıyor.”

10 Ocak'Çalışamayan' Gazeteciler Günü!

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle İstanbul’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), PEN Türkiye, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), ve TURKYAYBİR tarafından bir toplantı düzenledi.

TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘İşsizlik ve Sansürün Kıskacında Gazetecilik‘ başlıklı toplantıda, son beş yılda basın kartı iptal edilen gazeteci sayısının 3 bin 804 olduğu, ’15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’nden sonra da 685 gazetecinin “milli güvenlik” gerekçesiyle basın kartının iptal edildiği, 91 gazetecinin cezaevinde tutuklu olduğu belirtildi. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2003-2018 yılları arasında 12 bine yakın gazetecinin hakim karşısına çıktığına işaret edildi.

“İŞSİZLİK ÇOK CİDDİ BOYUTLARDA”

TGC Başkanı Turgay Olcayto ‘bir ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü daha gazeteciler olarak üzüntü ile karşıladıklarını’ belirterek şunları söyledi: “Günümüzde işsizlik sorunu çok ciddi boyutlara ulaştı. Basın sektöründe haberin görünmediği gazetelerini satamayan, televizyonlarını izlettiremeyen medya patronları zararı kapamanın yolunu işten gazeteci atmakta buluyor. Son günlerde sendikalı oldukları gerekçesiyle Hürriyet’ten çıkarılan 45 arkadaşımızın yanı sıra birçok gazetede daha tensikat yapıldı.”

Olcayto ‘kamuoyunu haberle buluşturmak isteyen yaygın ya da yerel gazetelerin çeşitli ekonomik baskılar altına alındığına’ dikkat çekti: “Yalnızca iktidara biat eden gazetecilere devletten ve çeşitli kaynaklardan olanak sağlanıyor. Basın İlan Kurumu’nun bu tür gazetelere sudan bahanelerle ilan kesintileri yaptığı ve bu gazetelerin yaşama kaynaklarını kesmeye çalıştığı da ortadadır.”

“İLETİŞİM BAŞKANLIĞI MİT GİBİ”

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ortadan kalktıktan sonra yeni kurulan İletişim Başkanlığı’nın ‘adeta Milli İstihbarat Teşkilatı gibi’ çalıştığını belirten Olcayto, “685 meslektaşımızın basın kartları sağlıklı bir gerekçe gösterilmeksizin güvenlik açısından denilerek iptal edilmiş bulunuyor. Pek çok arkadaşımızın basın kartları ise halen ‘beklemede’ denilerek henüz kendilerine ulaştırılmış değil” diye konuştu.

Olcayto sözlerine şöyle devam etti: “Bugün çekilen sıkıntılar geçmişteki dönemlerde sendikal dayanışmaya yüz vermeyen, patrondan aldıkları yüksek ücretlerin sarhoşluğunda gazeteciliklerini unutanların hazırladığı bir ortamdan kaynaklanmıştır ne yazık. Gazeteciliği suç saymaya çalışan bir zihniyetle, gazetecileri potansiyel terörist görmek isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Ama bütün bunlar hak odaklı, insan odaklı gazeteciliğe gönül vermiş, yürekten inanmış gazetecileri mesleklerini yapmaktan alıkoyamayacaktır.”

“TEK ÇIKAR YOL İNTERNET GAZETECİLİĞİ”

Toplantıda konuşan ÇGD İstanbul Temsilcisi Uğur Güç ise 2020 yılında gazeteciliğin iktidar sahipleri tarafından yok edildiğini söyleyerek, “Sektörün yüzde 95’i iktidarın kontrolünde manipülasyon ve propaganda aygıtı olarak kullanılıyor. Yüzde 5’i ise Basın İlan Kurumu tarafından kesilen cezalarla devre dışı bırakılmaya çalışılıyor.” dedi.

İşsiz kalan gazetecilerin tek çıkar yolunun internet gazeteciliği olduğunu ifade eden Güç, “Ancak basın yasası interneti kapsamadığından ve yeni düzenleme bir türlü yapılamadığından dolayı gazeteciler, örgütlülük ve erken emeklilik gibi özlük haklarından mahrum kalıyor, güvencesiz çalışmak zorunda bırakılıyor” dedi.

“12 EYLÜL HORTLATILDI”

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk ise 2019 yılında hapisteki gazetecilerin, gözaltıların, tutuklamaların ve yasakların damgasını vurduğunu belirtti: “Türkiye’de gazeteciliğin yanı sıra yayıncılık sektöründe de ağır sorunlar yaşanıyor. 12 Eylül yasaları hortlatıldı. Sulh Hukuk hakimleri basılan kitapları toplatan kararlar alıyor. Milli Eğitim Bakanlığı kimin hangi kitabı okuyacağına dair raporlar hazırlıyor. Muzır Kurulu’nda yer alan kimlerden oluştuğunu bilmediğiniz uzmanlar klasik birçok kitabı çocuklar için sakıncalı ilan ediyor.”