Tarsus'taki 'gizemli kazı'yla ilgili yıllar sonra resmi açıklama

Mersin Tarsus'ta geniş güvenlik önlemleri ile yapılan 'gizemli kazı' ile ilgili yapılan resmi açıklamada, "pişmiş toprak kandil parçası, çatı kiremiti, amphora parçaları bulunduğu belirtildi.

Tarsus'taki 'gizemli kazı'yla ilgili yıllar sonra resmi açıklama

Mersin’in Tarsus ilçesinde yaklaşık 2 buçuk yıldır cevabı merakla beklenen “gizemli kazı” ile ilgili resmi açıklama yapıldı.  Tarsus’ta  2016’da başlatılan ve bir yıl sonra 3 Kasım 2017’de kapatılan kazıda MİT ve Özel Harekât polisleri de görev yapmıştı.

Arkeofili’nin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) sorduğu soruya Kültür Bakanlığı’na bağlı Müze Kazıları Şubesi yanıt verdi. Yapılan açıklamada, “Söz konusu alana ilişkin Tarsus Müzesi Müdürlüğünce hazırlanan uzman raporunda; anılan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilli olduğu ve bahse konu alanda bilimsel kazı dışında herhangi bir kazı çalışmasının gerçekleştirilemeyeceği ifade edilmiştir. Anılan alanda daha önce yasa dışı yapılan kaçak kazılar sonucunda gerekli güvenlik tedbirleri alınarak kurtarma kazılarına başlanmıştır” denildi.

Dört evin avlusunda yaklaşık 150 metrekarelik bir alanda yapılan kazı, kimsenin görmemesi için mavi branda ve tel örgü ile çevrilmişti. Kazı alanı, Özel Harekat ekiplerince ve uzun namlulu silahlarla korunuyor ve alana kimse sokulmuyordu. “Kazıda ne bulundu?” sorusuna gelen cevapta ise şu ifadelere yer verildi: “Tarsus Müzesi Müdürlüğünce 214 Ada, 7 ve 8 no.lu parselde gerçekleştirilen kurtarma kazısında kültür dokusunun ortaya çıkarılarak niteliğinin anlaşılabilmesi için amorf durumda pişmiş toprak kandil parçası, çatı kiremiti, amphora parçaları vb. buluntulara ulaşılmış olup envanterlik nitelikte taşınır-taşınmaz kültür varlığına rastlanmaması nedeniyle kazı çalışmalarının sonlandırılması kanaatine varılmıştır. 03.11.2017 tarihinde kazı çalışmaları sonlandırılarak can ve mal güvenliği açısından açılan kazı çukurları kapatılmıştır.”

NE OLMUŞTU?

2012’de polis memuru Mithat Erdal’ın öldürülmesinden sonra eşi Sibel Erdal, 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazarak dosyanın yeniden açılmasını talep etti. Erdal’ın iddialarına göre, Mithat Erdal define avcılarının arasına ajan olarak sokulmuştu. Başka bir noktada kral mezarı bulunduğunu söyleyen Sibel Erdal içindeki hazinenin talan edildiğini söyledi. Eşinin amirlerinin de olayla ilgisi olduğunu bildiren kadın “Ankara’ya durumu bildirmek isteyen eşim öldürüldü” dedi. Haklarındaki iddialardan sonra bazı polisler, ‘FETÖ’ bağlantısı iddia edilerek görevden alındı. Mithat Erdal’ın ölümüyle ilgili soruşturma da yeniden açıldı.

Kazıyla ilgili iddialardan biri, kazılan 150 metrekarelik alanın cinayeti aydınlatmak amacıyla olduğunu öne sürüyordu. Bu sırada, Adana’da bulunan bir otel sahibi evleri satın almak istedi. Polis memuru Mithat Erdal’ın kiraladığı evi alamayan işadamı, 4 evden 1’ini satın aldı. Otel sahibi, avlusu ortak olan, 30 bin TL değerindeki eski yapı için de 230 bin TL ödedi. Diğer evleri de almak isteyen işadamı, ev sahibi ve yakınlarına yüklü miktarda para teklif etti.

‘TARİHİ İNCİL’ İDDİASI

Kazıyla ilgili bir başka iddia ise, Hristiyanlığın önemli isimlerinden Tarsuslu Aziz Paul’ün kayıp İncil’inin bulunduğu yönündeydi. Ancak, Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Başpiskopos Paul Russell, “Vatikan’ın Tarsus’taki herhangi bir arkeolojik kazı veya başka faaliyete dahli yoktur” dedi.

‘KRAL DAKYANUS’UN HAZİNELERİ’ İDDİASI

CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı da kazıyı Meclis gündemine taşımış ve “Roma dönemine ait ve milyonlarca dolar değerindeki Dakyanus hazinesinin yurt dışına çıkarıldığı; paha biçilemeyen bir inci bulunduğu; kazıyı Cumhurbaşkanı adına eski bir AKP milletvekilinin takip ettiği” iddialarının Hükümet tarafından derhâl cevaplandırılması gerektiğini belirtmişti.