SERBEST KÜRSÜ | Özel okulda öğretmen olmak

Özel öğretim kurumalarında görevli öğretmenlerin ücretlerle ilgili başka bir sorunu ise ücretlerinin genellikle zamanında ödenmemesidir. Özellikle son yıllarda, ekonomik kriz bahane edilerek maaş ödemeleri geciktirilmekte, hatta aylarca maaşlar ödenmemektedir.

SERBEST KÜRSÜ | Özel okulda öğretmen olmak

SEVİLAY KILIÇ

Eğitim emekçileri arasında iş güvencesi, ücret güvencesi ve istihdam koşulları en olumsuz durumda olanlar özel okullarda, özel kreşlerde, özel eğitim kurumlarında, özel kurs veren merkezlerde öğretmenlik yapan emekçilerdir. Sayıları yaklaşık 500 bin olan bu eğitimcilerin mesleki ve duygusal tükenmişlik düzeyleri devlet sektöründeki öğretmenlere göre daha yüksektir.

Özel sektörde görev yapan emekçiler belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalışır. İş sözleşmeleri; kadrolu ya da ders ücretli olarak en fazla 12 aylık olarak yapılır. Bu durum, öğretmenleri yılın belli dönemlerinde işsizlik sorunu ile karşı karşıya bırakmakta, sürekli belirsizlik içinde kalmalarına yol açmaktadır. Buna ek olarak, çoğu okulda sigorta primleri tam olarak ödenmemekte ve öğretmenlerin geleceği de olumsuz etkilenmektedir.

Özel öğretim kurumalarında görevli öğretmenlerin ücretlerle ilgili başka bir sorunu ise ücretlerinin genellikle zamanında ödenmemesidir. Özellikle son yıllarda, ekonomik kriz bahane edilerek maaş ödemeleri geciktirilmekte, hatta aylarca maaşlar ödenmemektedir.

İşsizlik baskısı altındaki özel okul öğretmenleri iş güvencesi ve sosyal haklar açısından bu kadar olumsuz koşullarında çalışmalarına karşın sendika hakkından da yoksundurlar. Bu nedenle, işverenler ve özel öğretim kurumu yöneticileri karşısında son derece savunmasızdırlar. Yasada özel öğretim kurum emekçilerinin sendikalaşmasının önünde bir engel bulunmazken, fiili durumlar, sözleşmelere konulan örgütlenmeyi engelleyici hükümler ve işlerini kaybetme kaygısı nedeniyle sendikalaşmaya engel olmaktadır. Sendikalı olamadıkları gibi herhangi bir demokratik kitle örgütü veya oda bile kuramamaktadırlar.

Çalışma koşullarının son derece olumsuzluğu nedeniyle öğretmenlerin dönem ortasında işi bırakmasına engel olmak adına bazı işverenler sözleşme yaparken öğretmenlere boş senet, bazıları ise dönem ortasında bu ağır koşullara uyum sağlayamayan ya da bu koşullara itiraz eden öğretmenleri rahatça işten çıkarabilmek için sözleşme ile birlikte öğretmenlere istifa dilekçesi imzalatmaktadır.

Sigortaları yapılmış özel öğretim kurumu öğretmenleri bütün sigortalılarla aynı sağlık güvencesine sahip olmalarına rağmen, hastalandıklarında istirahat haklarını kullanamamaktadırlar. Bu haklarını kullandıklarında farklı bahanelerle işlerine son verilebilmekte ya da ücretleri keyfi bir şekilde kesilebilmektedir.

Evlilik ve çocuk, özel öğretim kurumunda işten çıkarma gerekçesi sayılmakta, çoğunlukla işe alım esnasında evlenmeme ve çocuk yapmama koşulu getirmektedir.

Sözleşmedeki saat üzeri girilen dersler ya da hafta sonu kurs/etüt için ek ders ücreti yatırılmamaktadır. Sene başında ödenmesi gereken eğitim-öğretim gideri özel okul öğretmenlerine ödenmemekte ya da cezadan kaçınmak için bankaya yatırıldıktan sonra öğretmenin çekip okul idaresine geri vermesi beklenmektedir. Buna karşı gelenlerle bir sonraki sene sözleşme yapılmamaktadır.

Özel okullarda yönetici-öğretmen ilişkileri yerine, işçi-işveren ilişkileri hakimdir. Öğretmenler mesleklerinin ideallerindeki saygınlığı ile uyuşmayan muamelelere maruz kalmaktadırlar. Buna ek olarak, öğretmenler işveren, öğrenci ve veli tarafından denetlenmektedirler. Hatta aldığı kararlar, yaptığı uygulamalara yine bu şeytan üçgeni teklifsizce müdahale edebilmektedir. Haziran 2018’deki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nda yapılan oylamayla özel okullarda çalışan eğitim emekçilerinin durumu iyice kötüleşti.

Yargıtay, oy çokluğuyla özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerle kurumlar arasında yapılan iş sözleşmesinin “belirli süreli iş sözleşmesi” olduğuna karar verdi. Bu kararla birlikte özel okullarda görev yapan yaklaşık 500 bin öğretmen, uzun yıllar aynı okulda görev yapsalar bile ihbar ve kıdem tazminatı alamayacak, iş güvencesiz bir şekilde çalışmak zorunda kalacaklar.
Çünkü, oy çokluğuyla alınan bu karara göre belirli iş sözleşmesi ile çalışanlar; İş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz, İhbar tazminatı talep edemez, Kendiliğinden sona erme halinde (yenilememe iradesi yok ise) kıdem tazminatına hak kazanamaz, Sözleşmesi, süresinden önce işveren tarafından haksız feshedildiğinde bakiye süre ücreti talep edilebilir.

————————————————————————————————————————————————————————————————————————————–

https://sorcev.com/ozel-okullarda-calisan-ogretmenlerin-haklari