SERBEST KÜRSÜ | Bize Sosyalizm gerek!

"Tabi bugün ülkemizdeki bu karanlık sisin hemen dağılmayacağı açıktır; ama yarın bu karanlık tablonun dağılması için bugün ne yaptığımız çok önemlidir. Yarın kurulacak bir düzenin mücadelesini bugün vermek için geç değildir ve yarının temelleri ancak bugün yaşadığımız günlerde atılabilir."

SERBEST KÜRSÜ | Bize Sosyalizm gerek!

SUAT ERDEM

Ülkemiz bir yerel seçim döneminden geçiyor. Hem iktidar partisi hem de çeşitli düzen partileri ülkemiz geleceğini bir an bile karanlığa sürüklemekten geri durmuyor; insanlarımızı yalan ve boş vaatler ile kandırmaya çalışıyorlar. AKP’nin Bursa Belediye Başkanı adayı Nazım Hikmet, Uğur Mumcu,Türkan Saylan gibi aydınları “vatan haini” ilan ederken bir diğer düzen partisi CHP’nin bir adayı ise ‘’oy vermezseniz sizi adam yerine koymam’’ diyerek hizmet yapmak zorunda olmadığını söyledi. İşte içinde yaşadığımız düzenin emekçilere, gençlere, yurtseverlere seçenek diye sunduğu adaylar… Bu ülkenin yurtseverlerine ‘hain’ diyenler, hizmet görevi değil de; adeta onun bağışlayacağı bir hediye gibi sunanlar aday olmuştur. Yine aynı şekilde gençliği, liselileri temsil edemeyen düzen partilerinin temsilcileri ise yalan vaatler ile gençliği ikna etmeye çalışıyor. Bazıları rap şarkılar ile bazıları sempatik görünümleri ile akıl karıştırmaya devam ediyorlar. Gençliğin önemli olduğunu, biz solcular sosyalistler kadar düzen partileri de biliyorlar, gençliğin gözünü boyamak için gösterdikleri projelerin sebebi de budur.

Bugün kapitalizmin liselerimizde var ettiği gerici tablo; laik ve bilimsel eğitimin zerresinin kalmadığı, biyolojide evrim derslerinin kaldırıldığı, felsefe derslerinin içinin boşaltıldığı müfredatlar ile birlikte eğitimin gittikçe dinselleştirildiği, dindar ve kindar bir gençlik yaratma arzusunun açık açık sergilendiği, gençliği karanlığa sürüklemek için MEB tarafından liselerimize sokulmuş gerici-faşist vakıflar; mesela AGD, TÜRGEV, Ülkü Ocakları gibi vakıfların okullarımızı gericilik yuvasına dönüştürme çabası, yavaş yavaş daha sık liselerimizde duymaya başladığımız özellikle Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi ile daha çok sesini duyduğumuz taciz ve istismar haberleri, akıl dışı olan bizleri adeta at yarışı gibi yarıştırdıkları sınav sistemleri ve bu yolla içimizde kaygısını saldıkları geleceksizlik, meslek liselerinde stajlardaki sömürü koşullarından dolayı kaybettiğimiz arkadaşlarımız yetmezmiş gibi son günlerde patronların örgütü TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) ve MEB arasında imzalanan protokol ile meslek liseli sıra arkadaşlarımızın patronların iki dudağına bırakılmasıyla piyasacı karakterlerini gözümüze sokmaları, hepsini bugün yaşadığımız bu eşitsiz adaletsiz düzen, kapitalizm yaratıyor ve düzen partileri de bunu sürdürmek istiyor. Bizlerden yağmalarını, talanlarını, rantlarını meşru görmemizi istiyorlar. Önümüze konulan Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu gibi sağcı adayların anlaştığı temel nokta yine bu düzenin devamlılığı, tıkır tıkır işlemeye devam etmesidir. İşte düzen partileri gençliğin oyuna, desteğine talip oldukları gibi; yalan proje ve vaatleri ile gençliğin geleceği ve ülkesi için umutlarını ve hayallerini çalmaya, sandıklarda yok etmeye de talip olmaktadır.

Buraya kadar anlatılanlarla şu an gençliğin üzerindeki karanlık sisi tarif etmeye çalıştık; ama bizce bugün asıl anlamlı olan soru bu karanlık sisin nasıl dağıtılacağı, aydınlık ve güzel günlere nasıl uyanılacağıdır. İşte bunun cevabı ise bu verimsiz, akıl dışı düzenin değişmesidir. Laik ve bilimsel bir eğitim almak için, ücretsiz ulaşım hakkı ile yol parası çıkarma derdimizin olmayacağı, parasız bir eğitimin olacağı, her gün geleceğimizi kara kara düşünmeyeceğimiz, ülkemizde eşitlik ve özgürlük olmadığına yakınmayacağımız yeni bir düzen vardır ve bu düzende yaşamak mümkündür. Bu düzen adlı adınca sosyalizmdir. Sosyalizmde yaşayacağımız eşit, adaletli bir düzen bizi karanlığa sürükleyen düzen partilerine ve onların çeşitli aktörlerine bizleri muhtaç etmeyecek; daha iyi bir yaşam sunacaktır. Bu yüzden ülkesi karanlığa sürüklenirken kayıtsız kalamayacak, ülkesine ve emekçi halkına sorumlu olan liseli gençlik sosyalizm mücadelesini ilmek ilmek örmeli ve örgütlemelidir.

Tabi bugün ülkemizdeki bu karanlık sisin hemen dağılmayacağı açıktır; ama yarın bu karanlık tablonun dağılması için bugün ne yaptığımız çok önemlidir. Yarın kurulacak bir düzenin mücadelesini bugün vermek için geç değildir ve yarının temelleri ancak bugün yaşadığımız günlerde atılabilir.

İşte tam da bu yüzden tüm liseli sıra arkadaşlarımızı ‘Bize Sosyalizm Gerek!’ demeye 17 Mart’ta Aksaray Su Gösteri Merkezi’ne çağırıyoruz.

Yağma yok, Sosyalizm var!

Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!