PUSULA | Pelikan’ın gagasına diş gösterenler

Pelikan’ın gagasına diş gösterenler

11-04-2019 08:47

Soylu veyahut devletli/milliyetçi yapı ile Albayrak veyahut Pelikancı’lar arasında gerginlik sürmeye devam etti. Bu gerginlik geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Soylu’nun Damat Berat’a omuz atmasıyla tekrar gün yüzüne çıktı. Yine Erdoğan müdahale ederek bu gerginliği bir süreliğine sonlandırdı.

Hasan Dramalı

Pelikancılar olarak adlandırılan grup son 3 yıldır sürekli gündeme gelmeyi başarıyor. Seçim sonrası AKP’nin sürekli itirazlarla başlattığı süreçle birlikte Pelikancılar, yaptıkları provokasyonlarla tekrar sıkça gündeme geliyorlar.

Başını Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak ve kardeşi Serhat Albayrak’ın çektiği bu grubun, AKP içindeki grupların en önemlilerinden biri durumunda ve buna ek olarak merkeze en yakın grup olduğu rahatça söylenebilir. AKP’nin içe dönük en agresif grubu olarak konumlanan ve Saray adına pek çok iç operasyonu yürüten bu grup, şimdilerde seçim sonuçlarına dönük provokatif hareketleriyle dışa dönük politikalara da yön verir duruma gelmeye başladı.

Bu grubu incelerken, AKP içindeki diğer gruplara, kişilere karşı hareketlerini ve bu unsurlardan gelen tepkileri anlamak, bu grubun işlevini ve gücünü anlamamıza yardımcı olacaktır.

Grubun ortaya çıkışı: ‘Film gibi’ operasyonla Davutoğlu düşürüldü

2016 yılına girildiğinde, özellikle uluslararası politika olmak üzere pek çok gündem başlığı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu arasında tartışma konusu haline gelmiş durumdaydı. Davutoğlu’nun çevresinde ‘Hocacılar’ olarak adlandırılan bir grup şekillenmeye başlamıştı. Diğer taraftan ‘Gülcüler’ olarak adlandırılan ve başını Abdullah Gül’ün çektiği grupta Hocacılar’a yakın konumlanmaktaydı.

Erdoğan çevresinde ise ‘İslamcılar’ olarak adlandırılan gruplar ve partinin ciddi kısmı yer almakla birlikte, Davutoğlu çevresine karşı kararlı duruş gösterecek bir gruptan henüz yoksun gözüküyordu. Fakat kapalı kapılar ardında, başını Damat Berat Albayrak ve kardeşiyle Süleyman Soylu(Mehmet Ağar) ve MİT’in çektiği bir yapılanma hazırlanıyordu. Kendilerine Kuzguncuk’ta bir yalıyı üs olarak edinen grup, isim olarak ise Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi (Bosphorus Global)’i seçmişti.

1 yıla yakın süren hazırlıkların sonunda Mayıs 2016’da bu grup, Julia Roberts ve Denzel Washington’un başrollerini paylaştığı Pelikan Dosyası filminin ismini kullanarak bir blog açtı ve bir bildiri yayınladılar. Bu bildiri sosyal medya trolleri aracılığıyla, yıldırım hızıyla yayıldı. Peşi sıra AKP MYK’da Davutoğlu’nun yetkileri kısıtlandı ve istifasına giden süreç başladı.

Bu grup Davutoğlu ile Fidan’ın hamle yapmasını engellemek için “Ensendeyiz Hoca haberin olsun!” gibi tehditvari söylemlere dahi başvurarak Davutoğlu ve çevresini hamlesiz bıraktı.

Bu ekibin yaptıklarını bir tür iç darbe ve ihanet olarak tanımlayan ve Davutoğlu’nun çevresinde yer alan Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Beşir Atalay, Suat Kılıç, Sadullah Ergin, Taner Yıldız ve Mehmet Ali Şahin gibi AKP’nin önemli isimleri görevlerinden ayrıldı. Medya ve ‘aydın’ ayağında ise Ali Sarıkaya, Osman Sert, Taha Özhan, Hatem Ete ve Ertan Aydın, Etyen Mahçupyan, Naci Bostancı, Ali Sefer Üstün, Taha Ün, Mustafa Karaalioğlu, Ahmet Sever, Fehmi Koru, Taha Akyol, Halil Berktay, Ceren Kenar, Yıldıray Oğur gibi AKP’nin önemli aydınları yer aldı.

Hocacılar ve Gülcüler bu gruba tepki gösterseler de net bir karşılık üretemediler. Daha sonra Karar gazetesini kurarak oradan bu gruba karşı mücadelelerine ve AKP içine dönük hamlelerine devam ettiler. Fakat bu gruplar ‘AKP’li muhalifler’ olarak adlandırılmaya başladı. Şimdilerde ise bu grupların içine Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’i de alarak yeni bir sağ parti kuracağı sıkça dile getiriliyor.

‘İslamcılar’la ilk kavga: Karagül ve Yeni Şafak hedefte

Davutoğlu’nun devrilmesine yol açan ‘Pelikan Dosyası’nda aynı zamanda İslamcılar olarak adlandırılan grup içerisindeki Yeni Şafak çevresi ve Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül de hedefe oturtulmuştu.

Yeni Şafak ve Karagül, 1 Kasım seçimleri öncesi cemaatçilere barışma çağrısı yapmakla suçlanmıştı. Davutoğlu’nun devrilmesinden sonra kendilerini ‘Reisçi’ olarak adlandırmayan başlayan bu grubun kendilerine dönük bir tasfiye girişiminden çekinen İbrahim Karagül, Yeni Şafak’ta ki baş yazısında bu ekibe tepki göstererek, bu grubu ‘Yeni Haşhaşi’ler olarak adlandırdı.

Pelikancıların Hocacılara karşı net zafer kazanmış durumda olması ve henüz yeni bir operasyona hazır olmaması gibi sebeplerle bu kavga kısa sürede sonlandı.

Pelikancıların ‘İslamcıları’ tasfiye girişimi: AKP içinde büyük kavga

Bir yıla yakın göreli sessizliğe bürünen Pelikanlar bu süreçte medya ve sosyal medya ayaklarını güçlendirdi. Referandumun ardından, Nisan 2017 itibariyle ise “İslamcılar” olarak adlandırılan kesime saldırıya geçmeye başladılar. İslamcıların içinde şeriatı arzulayan kesimlerle birlikte tarikatların büyük çoğunluğu yer almaktaydı. İslamcılar, Davacılar olarak da sıkça adlandırılmakta. Bu grubun içinde Hakan Albayrak, Nihal Bengisu Karaca, Yusuf Ziya Cömert, Nevzat Çiçek, İbrahim Kiras, Akif Emre, İbrahim Karagül, Mehmet Ocaktan, İsmail Kılıçarslan,  Ahmet Taşgetiren, Kemal Öztürk, Yusuf Kaplan, Fatih Tezcan gibi medyadan ve ‘sağ düşünce’ dünyasından önemli isimler yer alıyor. Bunlara ek olarak Reisçi muhafazakarlar olarak adlandırılan Aydın Ünal, Mustafa Varank, Salih Tuna, İbrahim Kalın gibi isimlerde çoğunlukla İslamcılara yakın hareket etmekte.

Dişe diş bir kavganın sürdüğü bu süreçte, AKP’nin daha önce kullandığı İslamcı söyleme çok ciddi saldırılar yaşandı. Pelikancı grubun en saldırgan isimlerinden olan Cem Küçük’ün Mavi Marmara ve siyasal İslamcılar için söylediği “Manyak” sözleri bunun akılda en kalanları arasında yer ediyor. Üstelik Erdoğan’da Cem Küçük’e sahip çıkarak, İHH üzerinde İslamcılara şu sözleri sarfetmişti:  “Siz kalkıp da Türkiye’den böyle bir yardım götürmek için günün başbakanına mı sordunuz.”. Bu sözler bile Erdoğan’ın hangi tarafa daha yakın olduğunu netlikle gösteriyor.

Erdoğan’ın geldiği köken olan İslamcılar’dan vazgeçmek istememesi, siyasi olarak İslamcılara halen muhtaç olması gibi nedenlerle bu kavga bir süre sonra Erdoğan’ın bizzat müdahaleleriyle sönümlendirildi. Bu kavgadan güçlenerek çıkan taraf Pelikancılar oldu. İslamcılar içerisinden Aydın Ünal, Ahmet Taşgetiren gibi isimler zamanla ya köşesine çekildi ya da AKP’li muhaliflerin saflarına katıldı. Yeni Şafak gazetesi ise Pelikancılar’ın tarafına doğru yakınlaştı.

Omuz kavgası: Kurucular birbirine girdi

En başta Pelikancılar’ı organize eden ve yönetici durumdaki kadroda bulunan Süleyman Soylu’nun, özellikle Afrin Operasyonu sebebiyle Pelikancılar ile arası açıldı. 2018 yılının Şubat ayında bu kavga alevlendi. Soylu’nun, Pelikancı’lar içinde yer alan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile polemik yaşaması sonrası Berat Albayrak devreye girdi. Albayrak ile ciddi bir tartışma yaşayan Soylu, Pelikancı’ların ciddi saldırıları üzerine Trabzon’da konuşma yaparak istifa edeceğinin sinyalini verdi.

Soylu’nun istifası, AKP ile devletli/milliyetçi yapı arasında kurulan ittifaka ciddi zarar verecek durumdaydı. Bu durumu göze alamayan Erdoğan, karar değiştirerek Soylu’nun istifa etmesini engelledi. Fakat Soylu veyahut devletli/milliyetçi yapı ile Albayrak veyahut Pelikancı’lar arasında gerginlik sürmeye devam etti. Bu gerginlik geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Soylu’nun Damat Berat’a omuz atmasıyla tekrar gün yüzüne çıktı. Yine Erdoğan müdahale ederek bu gerginliği bir süreliğine sonlandırdı.

Sonuç yerine: Pelikancılar gagalamaya devam ediyor

31 Mart seçimleri sonrası Pelikancılar bu sefer yaptıkları provokasyonlarla gündeme geliyorlar. Kaybedecekleri rantın büyüklüğünden ötürü iyice saldırganlaşırlarken diğer taraftan da Pelikanlar ile AKP içinde yer alan diğer gruplar arasındaki gerginlikler gün yüzüne çıkıyor. Berat Albayrak, Süleyman Soylu, Binali Yıldırım ve Bayram Şenocak seçimler konusunda aynı söyleme sahip gibi görünse de içeride büyük bir kavga yürüyor.

Pelikancılar’ın parti içindeki gücünün sonucu olarak Bayram Şenocak, Yıldırım’ın itirazlarına rağmen İstanbul İl Başkanı yapıldı. Bunun üstüne ilçe yönetimleri ve ilçe belediye başkan adaylarının da neredeyse tamamı Yıldırım’ın onaylamadığı isimlerden oluşuyor. Bunun sonucu olarak Yıldırım örgütün yeterince çalışmadığını söylerken, Pelikancılar ise Yıldırım’ın İstanbul için yanlış aday olduğunu söylüyor. Seçim gecesi geç saatlere kadar Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank birlikte çalıştılar. Fakat bu toplam yanına AKP İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak’ı almadı. Şenocak ise gecenin ilerleyen saatlerinde harekete geçerek Yıldırım’dan bağımsız ve Yıldırım’ın açıklamalarıyla arasında açı olan açıklamalar yaptı.

Bu son tablonun neticesi olarak, seçim gündeminin soğumasıyla birlikte, AKP içinde Pelikancılar ile diğer gruplar arasında daha şiddetli çatışmalar yaşanacağını öngörebiliriz.