Metaldeki 'anlaşma'nın diğer yüzü: Sarı sendikaya makyaj...

Türk Metal ile BMİS arasında "işbirliği" anlaşması imzalandı. Sınıf işbirlikçisi geçmişiyle tescilli sendikayla yapılan anlaşmanın iç yüzüne ilişkin Sınıf Tavrı'ndan Kemal Parlak Manifesto'ya konuştu: "Ortada ortak bir mücadele programı ve protokolü bulunmuyor."

Metaldeki'anlaşma'nın diğer yüzü: Sarı sendikaya makyaj...

Metal sektöründeki iki büyük sendika olan Birleşik Metal-İş (DİSK) ile Türk Metal (Türk-İş) arasında geçtiğimiz günlerde bir anlaşma imzalandı.

“Türkiye Metal İşkolunda Faaliyet Gösteren Sendikalar Arasında Diyalog ve İşbirliğine Dair Ortak Anlaşma” adıyla imzalanan anlaşmanın metninde, “geçmişe dayalı sendikal uyuşmazlıklarla rekabete son verme”, “işverenlere ve hükümet baskılarına karşı ortak hareket” ve “işçilerin sendikal tercihinin özgür biçimde oluşması” öngörüldü.

Süresiz olarak imzalanan anlaşmaya göre imzacı taraflardan birinin anlaşma hükümlerini ihlal etmesi durumunda bu sendika IndustriAll (Küresel Sanayi İşçileri Sendikası) üyeliğinden çıkartılabilecek.

“SARI SENDİKAYA MAKYAJ”

Anlaşma protokolü, Birgün’de Aziz Çelik’in imzasıyla “Birleşik Metal-İş ve Türk Metal arasında tarihi anlaşma” başlığıyla haberleştirildi. Protokolün neyi amaçladığına ve gerçekten de “tarihi” bir niteliği olup olmadığına ilişkin ulaştığımız Sınıf Tavrı Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Parlak ise şunları söyledi:

“Birleşik Metal-İş Sendikası (BMİS) ile Türk Metal Sendikası arasında bir protokolün imzalandığı ve bu protokolün tarihi bir anlaşma olduğuna ilişkin bunu olumlayan bir dostumuzun yazısı da çıktı. Evet ortada bir protokol var ama sarı Türk Metal’in geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da işçi sınıfına ihanetlerinin devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. Türk Metal’in üye olmak istediği, Küresel Sendikal birlik IndustrAll geçmiş üyesi olduğu için BMİS’in itirazları vardı, özellikle Alman IG METAL sendikasının devreye girmesi ve BMİS’e yaptığı baskı sonucu mayıs ayında Türk Metal’in üyeliği kabul edildi, sarı ve mafyatik sendika olan Türk Metal’in geçmişte işçi sınıfına yaptığı ihanetler bilindiği içim bu ihanetleri en fazla bilen ve yaşayan BMİS’le bir protokol yapılarak sarı sendikaya makyaj yapılmış oldu. Protokolde referandum hakkının kabul edildiği ve tarihi bir olay olduğu tam gerçeği yansıtmıyor, referandum bugüne kadar sendikalı olan işyerlerini kapsamıyor. Renault, Tofaş, Demir-Çelik vb gibi geçmişte devlet,  patron ve patronların örgütleri eliyle Türk Metal’e verilmiş metal sektörünün büyük fabrikalarını kapsamıyor. Sadece bunda sonra yapılacak yeni örgütlenmelerde üye sayısı yüzde on beş olana sendika referandum isteyecek, yapılan anlaşma bu kadar. ‘Patronlara karşı ortak mücadele’ deniliyor, sanki ortada ortak bir mücadele programı varmış ya da yazılmış gibi! Asla doğru olmadığı gibi, özellikle 1980’de sonra işçi sınıfının kuşatılmışlığında en büyük rolü üstlenmiş ve yerine getirmiş sarı mafyatik Türk Metal’in patronlara karşı mücadele etmeyeceğini, bunun kendi varlığıyla çeliştiğini herkes biliyor. Ortada ortak bir mücadele programı ve protokolü bulunmuyor.”

“TRUVA ATLARI GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRİYOR”

Kemal Parlak, protokole ilişkin “Türk Metal’in IndustrAll’e üyeliğini isteyen ve baskı yapan IG METAL’ın amacı ne?” sorusunu ise şu ifadelerle yanıtladı:

“Bilindiği üzere AB ve Almanya devleti bugüne kadar doğrudan ya da kimi vakıflar aracılığı ile çeşitli fonlarla Türkiye’deki sendikalara ve STK’lara müdahale ediyordu. Avrupa’daki sendikalar ve IG METAL, AB emperyalizminin işçi sınıfı içerisindeki Truva atları olduğu gibi zaman zaman doğrudan AB emperyalizminin temsilciliğini yapmaktalar. Şimdi Türkiye’de metal iş kolundaki en fazla üye sayısına sahip sendika aracılığı ile bu görevlerini yerine getirecekler. Fonlar ve işyeri konseyleri gibi enstrümanları kullanacaklar. Ama bu sendikanın geçmişindeki aşırı lekenin ve işçi sınıfına saklamadan yaptıkları ihanetin makyajlanması gerekiyordu. Bu protokol bu makyajın ötesinde bir anlam ifade etmiyor ve ne yazık ki 40 yıldır iş kolunda patronlardan da fazla bu ihanetçi sendikaya karşı mücadele eden BMİS buna alet olmuştur. Hiç kimse Türk Metal’in işçi sınıfına ihanetten vazgeçeceğini sanmamalıdır. Bu protokole ‘tarihi anlaşma’ demek yerine emperyalizmin sendikalar üzerinde ne yapmak istediğine ve Türk Metal’in ihanetçi kimliğine bakılmalıdır. Sarı mafyatik sendikaların tarihe gömülmesi de, emperyalizmin bu ülkeden kovulması da sınıf sendikacılığının ve işçi sınıfının doğru zeminde örgütlenip sözünü söylediği zaman gerçekleşecektir.”