Gerici yazardan 'laiklik' müjdesi: Seçimi kaybettiklerinde...

Akit yazarı Yavuz Bahadıroğlu, yerel seçimlerin istedikleri gibi sonuçlanması halinde yeni anayasanın gündeme geleceğini ve laiklik ilkesi de dahil temel ilkelerinin değişeceğini "müjdeledi".

Gerici yazardan'laiklik' müjdesi: Seçimi kaybettiklerinde...

Gerici Yeni Akit’in yazarlarından Yavuz Bahadıroğlu, yerel seçimleri ‘Cumhur İttifakı’nın kazanması halinde yeni anayasanın gündeme geleceğini ve laiklik de dahil olmak üzere anayasanın temel ilkelerinin değiştirileceğini öne sürdü.

“Demokrasi mi, laiklik mi?” başlıklı yazısında Bahadıroğlu, yerel seçimleri AKP ve MHP ittifakının kazanması halinde olmasını istediği değişiklikleri “müjde” gibi okurlarına anlatırken “Bu seçimleri kaybetmeleri halinde yeni anayasa gündeme gelecek. “Demokrasi” ile birlikte “yasaklar”ı nasıl savunacaklar?.. “Atatürk’ün kanunla korunmaya ihtiyacı var” tezini nasıl savunacaklar ve kitleleri bu saçmalığa nasıl inandıracaklar? Peki, şu bizim laiklik, “Demokles’in kılıcı” gibi, kıyamete kadar kişisel hak ve özgürlüklerin üzerinde sallanacak mı? Daha bir sürü avantajlarını kaybedecekler.” dedi.

Seçimin ardından Cumhuriyet tarihi boyunca öğretilen her şeyin  yeniden ele alınacağını belirten Akit yazarı, ““Kahraman” olarak tanıtılanlarla “hain” olarak damgalananların “tarafsız tarih” zemininde hesaplaşmalarını izleyeceğiz. Yakın zaman içinde pek çok şey değişecek: Anayasanın “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” hükümleri dâhil.” ifadelerini kullandı.

Bahadıroğlu’nun yazısında o bölüm şöyle:

“Demokrasi mi, laiklik mi? Önümüzdeki günlerin gündemini bu oluşturacak gibi gözüküyor. Şimdilik Atatürk’ün arkasına saklanıp, tartışma zeminine çekilmesi “yasak” olan bu kavramın siperinde nefes almaya çalışıyorlar, ama bu “suni teneffüs” daha ne kadar devam edebilir?

2019 ve sonrasında seçimler var. Bu seçimleri kaybetmeleri halinde “yeni anayasa” gündeme gelecek. “Demokrasi” ile birlikte “yasaklar”ı nasıl savunacaklar?..

“Atatürk’ün kanunla korunmaya ihtiyacı var” tezini nasıl savunacaklar ve kitleleri bu saçmalığa nasıl inandıracaklar?

Peki, şu bizim laiklik, “Demokles’in kılıcı” gibi, kıyamete kadar kişisel hak ve özgürlüklerin üzerinde sallanacak mı?

Daha bir sürü avantajlarını kaybedecekler. Bütün bunlar “ehl-i dünya” açısından önemli handikaplardır.

Her şey çok büyük bir hızla değişiyor. Dindarlar bazı hatalar yapma pahasına değişime ayak uydurmaya çalışırken, statükocular olduğu gibi kaldı. Kuraldır: Değişim statükoyu yutar!..

Aslında tarihe şahitlik ediyoruz!

Ayrıca da sorgulama dönemine yaklaştık. Yeni tarih bunun ışığında yazılacak. Cumhuriyet tarihi boyunca bize öğretilen her şey bu dönemde yeniden ele alınacak… “Kahraman” olarak tanıtılanlarla “hain” olarak damgalananların “tarafsız tarih” zemininde hesaplaşmalarını izleyeceğiz.

Yakın zaman içinde pek çok şey değişecek: Anayasanın “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” hükümleri dâhil.

Tabii o zamana kadar “dindar Müslümanlar” laikleşmezse…

Bunun ne demeye geldiğini yaşayıp göreceğiz!..”