İç Açı

Ankara'nın köklü hastaneleri kapatılıyor

Ankara’da Aralık ayınca açılması planlanan Bilkent Şehir Hastanesi’nin hizmete alınmasıyla kent merkezindeki hastanelerin kapatılması gündeme gelecek.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimleri öncesi “Bu hastanelerin müşterisi inşallah çok daha artacak” diyerek anlattığı “şehir hastaneleri”nin yeni bir tanesi daha bu kez başkent Ankara’da açılıyor. Erdoğan’ın sağlık hizmeti almak isteyen vatandaşa “müşteri” gözüyle baktığını ayan beyan ortaya koyan sözlerle anlattığı hastane “modeli”nin Ankara’da da açılması, kentteki köklü hastanelerin aşamalı şekilde kapatılması anlamına geliyor.

Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmada Aralık ayında açılacağını duyurduğu Bilkent Şehir Hastanesi’nin hizmete girmesi ile birlikte kentin merkezinde bulunan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Türkiye Yüksek İhtisas ve Araştırma Hastanesi, Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dışkapı Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kapatılması gündeme gelecek.

Sağlık hizmeti alacak vatandaşları büyük mağduriyetle karşı karşıya bırakacak olan bu duruma karşı oluşturulan Hastanemi Kapatma Platformu, “Sağlık politikaları sağlıklı toplum yaratmanın omurgasıdır. Ankara kentinin merkezinde yapılan kolay ulaşılabilen hastaneler işte bu bakış açısının ürünüdür. Şimdi kent merkezinde, bir dolmuş ve otobüs uzaklığında olan, gerektiğinde yürünerek ulaştığımız hastanelerimizi kapatarak bizi sağlıksız bir toplum haline getirmeye çalışıyorlar” diyerek hastanelere sahip çıkılması çağrısında bulunuyor. Platform üyeleri yarın (14 Kasım Çarşamba – 12.30) Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir basın açıklaması düzenleyecek.

SAĞLIK DEĞİL SOYGUN MERKEZİ

Türk Tabipleri Birliği Ankara Şubesi’nin de bileşenleri arasında bulunduğu Hastanemi Kapatma Platformu’nun, Bilkent Şehir Hastanesi’ne ilişkin açıklamasında “Bir iki aya kadar açılması planlanan Ankara Bilkent’teki Şehir Hastanesi için (siz Soygun Merkezi diye okuyabilirsiniz) devlet bizim cebimizden hem de bu zor dönemde dolar üzerinden kira ödemeye hazırlanıyor!” denilmişti.

Kiranın maliyetinin ise açıklanmadığına dikkat çekilen açıklamada “25 yıl boyunca biz ödeyeceğiz ama ne ödeyeceğiz, kaça anlaşma yapılmış söylenmiyor. Tahminlere göre yılda 80 milyon dolar. Bu parayı bu zor dönemde bu halk verğileri ile ödeyecek ama ne ödediğini, anlaşmasını öğrenemeyecek.” ifadeleri kullanılırken hastanenin açılmasıyla Ankara’da bulunan 6 köklü kimi konusunda uzman Onkoloji, Yüksek İhtisas gibi devlet hastanesinin kapatılacağı belirtilmişti.

Açıklamanın devamında hastanenin vatandaş için değil rantı kaygısı ile yapıldığı ise şu ifadelerle anlatılmıştı:

“Söylemekte yarar var, Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla Ankara’da bulunan 6 köklü kimi konusunda uzman Onkoloji, Yüksek İhtisas gibi devlet hastanesi kapatılacak. Mevcut hastanelerin eksikleri olabilir ama onlarca yıldır çok önemli hizmetler verdikleri ortada. Bunların eksikliklerinin tamamlanması, gerekiyorsa depreme uygun hale getirilmesi, daha modern ve çağdaş sistemlerle donatılması, daha yaygın, kamusal, ulaşılabilir, ücretsiz sağlık hizmeti için girişimlerde bulunmak var iken, parça parça kapatılarak, zamanla yok edilmesi, yerine merkezi, AVM benzeri, devasa, bizleri hasta değil, müşteri olarak görecek olan, hasta garantisi verilen merkezler inşaa etmek anlaşılır gibi değil. Özetle tasarruf derken tam bir israf örneği olacak bir uygulama.

Hemen hergün temel-zorunlu ihtiyaç-tüketim kalemlerinin (et-süt başta olmak üzere bütün gıda ürünleri, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım vb) zamlandığı, işsizliğin arttığı ama ücretlerin yerinde saydığı, hayat pahalılığına yetişilemeyen bir ortamda Hükümet, Ankara’nın göbeğinde dolar üzerinden garantili kira anlaşması yaptığı bir merkez açacak. Bunun adı sağlık merkezi değil, olsa olsa soygun merkezi olur.”

Yukarı