Pelikancılar 'lobi'ye başladı: Fact checking Turkey!

Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen 'Pelikancı' AKP'li yazarlar, yeni açtıkları site ile, iktidar karşıtı yayınlara karşı 'lobi faaliyeti' başlattı.

Pelikancılar 'lobi'ye başladı: Fact checking Turkey!

Yalım Oktay

1 Mayıs 2016’da, bizzat Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak tarafından desteklenen Süheyb Öğüt ve Hilal Kaplan ekibinin “yayın” hayatına başlayan blogları “pelikandosyasi.wordpress.com” siyasal İslamcıların birbirlerinin başını yemek konusunda ne kadar istekli olduklarını gözler önüne sermişti.

Hilal Kaplan’ın “kocası” olmak ve birilerinden fonlanmak dışında başkaca da bir kimliği olmayan Süheyb Öğüt’ün yönetim kurulunda olduğu Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi (BK), yandaş medyanın ve havuz medyasının yeterince işlerine yaramadığını düşünmüş olacaklar ki, bizzat medya işine el atarak, İngilizce ve Arapça yayın yapan bir içerik sitesi hazırlamışlar. İsmi de “Fact Checking Turkey”, yani gazetecilik literatüründeki anlamı ile “doğrulama payı” !
Misyonları ise basında Erdoğan ve AKP iktidarı aleyhine çıkmış yazıları bularak buradaki verileri “yanlışlamak”
Örnek vermek gerekir ise AKP iktidarı döneminde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin bir haberi eğip, bükerek, gerçeğin aslında hiç de öyle olmadığını, AKP’nin nasıl da emek dostu bir parti olduğunu iddia ederek, yalanlarla kurulu bir Türkiye “gerçeği” sunmak. Biz gazeteciler aslında buna gazetecilik değil ‘lobi faaliyeti’ diyoruz. Süheyb Bey’in içinde bulunduğu ekibin ne yaparlarsa yapsınlar gerçeği eğip bükemeyeceklerini de biliyoruz.

Hatırlayanlar olacaktır; 2013-2014 akademik yılının açılışında, ODTÜ’de “yurt” masası açan cemaat üyeleri, ODTÜ’nün ilerici, solcu öğrencileri tarafından kampüsten kovulmuş, her daim mağdur dinci ve liberal koro da akşamında, ODTÜ’de faşizm var diye yaygarayı kopartmıştı. “Atanamayan Yusuf Kaplan” Süheyb Öğüt tam da o zamanlar giriverdi gündemimize. Kendisi, Yeni Şafak’da yayımlanan “ODTÜ’nün kusursuz ırkçıları” başlıklı yazısında türbanlı öğrencilerin yaşadığı “mağduriyeti” kaleme almış ve İbni Haldun, Hobbes ve Laclau’dan arakladığı önermeler ile ne kadar donanımlı ve entelektüel bir “mağdur” olduğunu da yedi düvele ilan etmişti. ODTÜ olaylarını anlatırken Kabataş palavrasına sığınması, İslamcıların genel ahlak ve kaliteleri hakkında fikir vericiydi aslında. İşte Öğüt bir daha çıkmamacasına hayatımıza o günlerde giriverdi. Şimdi de yeni medya “atılımı” ile bir süredir bıraktığı boşluğu kapatmak derdinde.

Akademik yetersizlik nedeni ile üniversitedeki görevine son verilen, bir dönemin hizmet aşığı şimdinin “kandırılmışı” Süheyb Öğüt’ün bu lobi faaliyetinin ne kadar süreceği merak konusu. Ama kendilerine tashih edilen yalıda gerçekleri çarpıtmak için girdiği bu beyhude mücadelede biraz daha okuyup araştırması gerekmekte. Çünkü kimse “kandırılmak” için onun kadar eser miktarda akılsız değil.