Feyzioğlu "Harikalar Diyarı"nda

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kendisine getirilen eleştirilere AKP ağzıyla cevap verdi.

Feyzioğlu

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kendisine getirilen eleştirilere AKP ağzıyla cevap verdi.

AKP’nin yandaş gazetelerinden Yeni Şafak’a röportaj veren Metin Feyzioğlu, darbe girişimini, “Bu Tayyip Bey’e veya hükümete karşı değil, vatana karşı bir hareket” şeklinde yorumlarken, kendisini eleştirenleri ise, “Şezlonglarında denizi seyrederken, ‘Serinlemeden önce bir çakayım da ondan sonra denize gireyim’ciler” olarak tanımladı.

Olaylar oradan görüldüğü gibi değilmiş

Feyzioğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin esas amacının ülkede bir iç savaş çıkartarak Türkiye’yi bölmek olduğunu belirtti. Feyzioğlu sözlerine, “İç savaşın hemen arkasından Serhildan ilan edip savunmasız bırakılmış vatan parçasını Türkiye’den koparacak ve bağımsızlık ilan edecekti.” şeklinde devam etti.

Röportajın ilgili kısmı şu şekilde:

– 15 Temmuz’un aslında devamı olarak mı nitelendiriyorsunuz terör saldırılarını?

– 15 Temmuz iç savaş çıkarma noktasında başarılı olsaydı dün Elazığ’da, Van’da, evvelki gün Batman’da, Diyarbakır’da patlayan bombalar askersiz ve polissiz bırakılmış bir vatan parçasını koparmak amaçlı patlatılacaktı. Ve neticede sadece Güneydoğu değil, Doğu Anadolu’yu da kapsayacak şekilde bir bağımsız devletin ilanına kısa sürede sıra gelecekti. 24 saat içerisinde bu girişim bastırılmasaydı Ordu birlikleri birbirleriyle çarpışmaya başlayacaktı. Köprüdeki 70 askerden falan söz etmiyoruz. 650 bin kişilik ordu, 2-3-4 parçaya bölünüp birbiriyle savaşacaktı ve hal böyleyken PKK, zaten üst kadrosunun yüzde yüz bilgi sahibi olduğu ve hazırlık yaptığı bu iç savaşın hemen arkasından Serhildan ilan edip savunmasız bırakılmış vatan parçasını Türkiye’den koparacak ve bağımsızlık ilan edecekti.

– Çok vahim bir tabloyla karşı karşıyaydık yani?

– Bu kadarla kalınmayacaktı. Eğer 15 Temmuz kalkışması bastırılmasaydı emin olunuz BM Güvenlik Konseyi Türkiye’ye müdahale kararı alacaktı. Şunu da ilave edeyim; Doğu ve Güneydoğu’da PKK, askersiz, polissiz bırakılmış vatan parçasında bağımsızlık ilan ettiğinde, orada bunu kabul etmeyen halkla karşı karşıya kalacak ve bir kıyım yaşanacaktı. Bu kıyım Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Muğla’da düşündüğümde tüylerimi diken diken eden bir Türk-Kürt iç savaşını başlatacaktı. Hemen akabinde Alevi-Sünni çatışması başlatılacaktı. Bunlar iç içe geçecekti. Bütün fay hatları o anda aktif hale gelecekti. O andan sonra senin kim olduğun değil, kimden olduğun önemli olacaktı.

– Şu halde bu darbe girişiminin şahısların ötesinde bir hedefi vardı…

– Bu Tayyip Bey’e veya hükümete karşı değil, vatana karşı bir hareketti. O yüzden şezlonglarında denizi seyrederken “Serinlemeden önce bir çakayım da ondan sonra denize gireyim” diyen iyi niyetli kardeşlerimize, vatandaşlarımıza, “Olaylar oradan görüldüğü gibi değil” diye seslenmek istiyorum. 15 Temmuz’da yaşadığımız darbenin ötesinde bir şey. Bu Türkiye’yi parçalama hareketiydi. O sebeple neyin kenarından değil, dibinden geri çıktığımızı görmemiz lazım.