24 Ocak 1980 - Neoliberal dönüşümün başlangıcı: 24 Ocak Kararları açıklandı

1980 - 24 Ocak kararları açıklandı

24 Ocak 1980 - Neoliberal dönüşümün başlangıcı: 24 Ocak Kararları açıklandı

24 Ocak Kararları, 24 Ocak 1980 tarihinde ekonomik literatüre geçen ve yapısal dönüşümleri içeren bir program. Süleyman Demirel, 1979 yılında Başbakanlık Müsteşarlığı’na getirdiği Turgut Özal’a yeni bir ekonomik istikrar programı hazırlama görevi vermiş ve bu program kısa sürede hazırlanmıştı. 24 Ocak 1980’de kamuoyuna açıklandı.

24 Ocak Kararları’nın ana hatları şu şekildedir:

  • %32,7 oranında devalüasyon yapılarak günlük kur ilanı uygulamasına gidilmiş,
  • Devletin ekonomideki payını küçülten önlemler alınmış, KİT’lerdeki uygulamaya paralel olarak tarım ürünleri destekleme alımları sınırlandırılmış.
  • Gübre, enerji ve ulaştırma dışında sübvansiyonlar kaldırılmış.
  • Dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kâr transferlerine kolaylık sağlanmış.
  • Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir.
  • İthalat kademeli olarak liberalize edilmiş, ihracat; vergi iadesi, düşük faizli kredi, imalatçı ihracatçılara ithal girdide gümrük muafiyeti, sektörlere göre farklılaşan teşvik sistemi ile teşvik edilmiştir.

24 Ocak Kararları ile sermayenin önü muazzam bir şekilde açılırken, işçilerin üzerindeki baskı ve hak ihlalleri aynı ölçüde yoğunlaştı. Dönemin TİSK başkanı Refik Baydur’un şu sözleri, bu kararların kime yaradığını ortaya koyuyordu: “Bugüne kadar hep onlar (işçiler) güldü, artık gülme sırası bizde!” 12 Eylül askeri darbesiyle de uygulanamayan bu kararlar sermayenin lehine, emekçilerin aleyhine olmak üzere zorla uygulandı.

 

Sermayenin her alanda önünü açan ve dışa açılmasını olanaklı kılan bu kararlar, Türkiye’deki devrimci mücadelenin yoğunluğu nedeniyle bir türlü uygulanamaya konulamadı. Bundan ötürü gerçekleştirilen 12 Eylül darbesi, 24 Ocak kararlarının tümüyle uygulanmasını sağladı. Generaller tüm icraatlarını 24 Ocak Kararları’nın ruhuna uygun olarak yaparken; ilk serbest seçimlerde Turgut Özal büyük farkla başbakanlığa getirildi ve neoliberal saldırı daha da hızlı olarak sürdürüldü.