Büyük kulüplerce kıskanılan takım: CS Lebowski

Football Italia ve The Gentleman Ultra yazarı Chloe Beresford'un kaleminden taraftarların yönettiği kulüp, Centro Storico Lebowski.

Büyük kulüplerce kıskanılan takım: CS Lebowski

Football Italia ve The Gentleman Ultra yazarı Chloe Beresford’un kaleminden taraftarların yönettiği kulüp, Centro Storico Lebowski.

Eğer oteldeki resepsiyonist altı tane İngilizin, Floransa’nın dış kesimlerinde yer alan Campo Sportivo San Donnino’ya gitmek için taksi istemelerine şaşırdıysa, bu bizi almaya gelen taksicinin verdiği reaksiyonla kıyaslanamazdı bile. CS Lebowski’nin evi Comune di Campi Bisenzio’ya giderken taksici birçok telefon konuşması yaptı, yaşadığı bu enteresan olayı arkadaşlarıyla birer birer paylaştı. Belki de enteresan olan taraf maç yapan takımın A takım bile olmamasıydı. O gün orada CS Lebowski altyapı takımının, Prato yakınlarından gelen ASD Maliseti Tobbianese ile maçı vardı.

İşin ilginci, girişte geleceğimizden haberleri olmasına rağmen bu İngilizlere kimse şüpheyle bakmıyordu. Ekim ayının güneşli bir cumartesi gününde, Toskana’nın dağları karşımızda muhteşem bir manzarayla uzanırken böyle bir maçı izlemek mantıklı geliyordu ve futbolu izlemek buradaki gibi en saf haliyle izlemek kadar hiçbir zaman keyif vermiyor. Maç sonu taraftarlarla konuştuğumuzda bu takımın sıradan bir yerel takım olmadığının farkına vardık. Kulüp bugünkü çığır açan formuyla 2010 yılında kurulmuş. Yarattıkları model kendi kendini yöneten bir sistem ama bu kulübün ruhuna da işliyor.

Ultras Lebowski, modern futboldan ve taraftarla kulüp arasında mesafe olmasından memnun değil ki içlerinden bazıları geçmişte Fiorentina taraftarlarıydı. CS Lebowski, AC Lebowski isimli başarısızlığı dolayısıyla pek de ünlenememiş bir kulüpten dönüşerek doğdu. AC Lebowski, son sezonunda ligde 99 gol yiyen ve düzenli olarak son ligin son sırasında yer alan bir ekipti. CS Lebowski fikri ise 2010’da kenarda oturan üç arkadaşın, taraftarların yönettiği bir kulüp hayal etmeleriyle doğdu. Bu yapı İtalya’da tamamen özel: 20 avro tutarındaki kombine biletlere sahip olan herkesin kulüpte bir söz hakkı var ve karam mekanizması da demokratik düzende işliyor.

RAI’de yer alan belgesel kulüpte işin içinde olanların tutkularını ortaya koyuyor zaten. Belgeselde gördüklerimize göre taraftarlar maçtan önce beraber yemek yapıp yiyorlar, zeminle ilgili işlerde beraber çalışıyorlar. Orada söylenene göre kulübün 70 bin avro tutarındaki bütçesinin yüzde 70’lik kısmı bağış toplama, kermes gibi aktivitelerle oluştu. Takım fotoğrafları her zaman taraftarların, yani Curva Moana Pozzi’nin önünde çekiliyor çünkü bunun için de bir açıklamaları var: “Taraftarlar oyuncularımız, oyuncularımız taraftarlarımız!”

Modern futboldaki problemler onları bir arada tutan şey aslında: Oyunun sahibine karşı olan savaş. Kulüp başkanları, sponsorlar, FIGC(federasyon), hükümet, basın ve yasalar arasında bir itiş kakış olduğunu söylüyorlar. Bu kavganın kaybedenleri ise CS Lebowski ekibine göre her zaman taraftarlar oluyor. Taraftarların kulübün en değerli şeyleri olduğunu, kulübün tam kalbinde yer alıp kulübü işler hale getirdiklerini söylüyorlar.

Bu romantik bir fikir gibi gözükebilir ama CS Lebowski bunu başarılı bir şekilde gerçeğe çevirdi. İtalya’da son seviyedeki ligden başlayıp beş yıl içinde iki lig atladılar. Kurdukları yapıya kadınlar takımı, altyapı takımı ve amatör takım da dahil. Tüm bunlar beş yıllık zaman diliminde oldu. Fikir basit, takımdaki herkes diğerleri için ve insanlar için oynuyor. Kimse pasif değil, herkes kulüp yönetiminde etkili bir rol alıyor. Bu da herkesin diğer arkadaşları ve insanlar için oynuyor olmasını açıklıyor.

Tabii ki çok çalışmak ve kendini adamakla bir futbol kulübü kurulamıyor. Her seviyede olduğu gibi başarının anahtarı bütçe. Lebowski, kendini finanse edebiliyor olmakla övünüyor ve bunu kulübün çehresini değiştirmek isteyen bireysel güçlerin paralarına bağlı kalmadan yapıyorlar. Kulüp tüm bütçesini sosyal aktiviteler ve yerel sponsorluklarla sağlıyor. Ultras korosu da her maç takımlarını yalnız bırakmadan muhteşem bir atmosfer sunuyor. Sayı olarak az olabilirler ama megafonları, renkli meşaleleri ve hiç azalmayan gürültüleriyle büyük bir bağlılık gösteriyorlar kulüplerine. Öyle bir ortam yarattıklar ki çok daha büyük takımlar bile bunu kıskanıyorlar.

CS Lebowski için şu an en büyük problemler daimi bir eve sahip olamamak. Şu an San Donnino’daki statları son beş yıldaki üçünçü stat. Beş yıldır stadyum ve temel düzeydeki tesisler için yılda 10 bin avro ödemek zorunda kalıyorlar.

Ultras Lebowski’ye göre kendilerine kalıcı bir stat bulabilmek projeleri için kilit bir konu, stadyumları “sokaklar ve takım arasındaki köprü” olarak görüyorlar. San Donnino’da projelerini yerel halka anlatmayı ve insanların kendilerini kulübün birer parçası olarak hissetmelerini istiyorlar. Sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olarak stadyumun kullanımını genişletip yanındaki sahayı da bölgedeki çocukların akşam ve gece güvenli bir şekilde futbol oynayabilmeleri için kullanıma açmayı istiyorlar.

Kendini yöneten güçlü bir yapıya sahip olmalarına, toplum içindeki işlerine ve ilerideki projlerine rağmen kulübün stadyumunu kaybetme ihtimali var. Diğer bir yerel takımla rekabet halindeler stadyum kullanımı için ve beş yıldır Lebowski’yi elinin tersiyle iten basın da bu özel sisteme ilgi duymaya başladı, CS Lebowski stadyum konusunda başvuru yapmaya hazırlanıyor(Medyanın ilgisinin başlamasıyla diğer yerel takımların Lebowski’ye engel olmaya çalışmaları anlatılmak isteniyor). Geçmişte projelerini modern futboldan korumak için medyadan uzak kalmayı seçtiler. Ancak artık görüşleri değişti ve projelerini tanıtmaları gerektiğini düşünüyorlar. Halktan gelecvek herhangi bir destek meselelerine sahip çıkmak için onları güçlendirecek.

Hedef basit: Facebook’ta like/beğeni sayısını arttırmak, sosyal medya görünürlüğünü yükseltmek ve hedefledikleri 500 üyeye ulaşmak ki şu an için bunun yarısı civarı üyeye sahipler. Kulüp, üyelikleri açarak uluslararası alanda da modern futbolun negatif yönlerinden bıkmış insanlara ulaşarak fark edilmeyi istiyor. Sadece 20 avroluk üyelik bedeliyle herkes CS Lebowski’nin bir parçası olup kulüp yönetiminde eşit söz hakkına sahip olabilir ve online oylama yöntemiyle kararını oylayabilir.

Sahip oldukları tutkuya, çalışmalarına ve birlik ruhuna tanık olduktan sonra tekrar evlerini kaybettiklerini görmek üzücü olacaktır, özellikle de yenilikçi hareketlerinin kalan kısmını uygulamaya koymadan…