Sol Şerit

RÖPORTAJ | TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek: TKH'nin misyonu devrimdir!

TKH geçtiğimiz hafta yaptığı duyuru ile 2. Kongresini topluyor. TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek ile kongre sürecini konuştuk.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) geçtiğimiz hafta yaptığı duyuru ile 2. Kongresini topluyor. TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek ile kongre sürecini konuştuk.

TKH, Ağustos ayında bir kongre düzenliyor. TKH’nin 2. Kongresi olacak bu kongreye gelmeden önce iki kongre arasındaki süreci değerlendirebilir misiniz?

Evet bu TKH’nin 2. Kongresi olacak. İlk Kongremiz bir kuruluş kongresiydi. 10 Ekim Katliamı’ndan bir gün sonra topladığımız kongrede ülkemizin içinden geçeceği sürecin ağırlığı daha başından kendini belli ediyordu. Bu ağırlığın karşısında aldığımız görev ve sorumluluklarımızla devam ettiğimiz yolda bir üç yılı geride bıraktık. Bu 3 yılda, ülkede olanları yazmak satırlara sığmayacaktır ama tek cümle ile ifade edersek; ülkede Cumhuriyet yıkılmış, yani rejim değişmiş, sermaye diktatörlüğü varlığını başkanlıkla sigortalamaya çalışmıştır. Bu basit bir süreç değildir. Buraya doğru AKP’nin biriktire biriktire aldığı yolda halk düşmanlığı, sınıf düşmanlığı, cumhuriyet düşmanlığı başa yazılmış, 24 Haziran korsan seçimleri ile topyekûn bu kavramlardan kurtulmanın yoluna ayak basılmıştır.

24 Haziran seçimleri demişken TKH’nin seçimlerde aldığı tutum, ilk kongre kararları ve yayınladığınız raporlar doğrultusunda alınan bir karar mıydı?

24 Haziran korsan seçimlerinin açıklanması başlı başına öngörülmeyen bir durumdur herkes için. Yani AKP’nin seçimlere dönük bir hamle yapacağı öngörüsü bulunmakla birlikte bu derecede öne alma hali pek de beklenen bir durum değildi. Bizim 24 Haziran’a korsan seçim adını vermemizin sebebi de AKP’nin bu adımının baskın seçim ya da erken seçim gibi kavramların çok ötesinde bir durum olduğuna yaptığımız bir vurguydu. Partimiz Cumhuriyet’in fiilen yıkılmış olduğunu uzun bir süredir söylüyor, bu kongre ve konferans metinlerimizde yerini alan bir tespitti. 24 Haziran korsan seçimi ve sonuçları ile birlikte artık bu yıkılış fiili olmanın yanında Başkanlık yemini ile birlikte hukukileşmiştir, resmileşmiştir. Biz bu sürece giden yoldaki seçimlere ortak olmamış olduk, meşruluk katmamış olduk. Şimdilerde, bizim dışımızda da pek çok çevre, seçimlerin gayrı meşruluğundan, boykot seçeneğinin yeterince değerlendirilmediğinden dem vuruyor. Ancak ne yazık ki zamanında söylenmeyen doğrular ya da gerçeklerin maliyetini bu halk çekiyor. Zaten artık en temel gerçek gün gibi ortadadır. Artık geriye dönüş mümkün değildir. Sermeyenin çıkarları Cumhuriyet’i yıkmıştır. İşçi sınıfı tarihsel olarak daha ileri olan Sosyalist Cumhuriyeti sırtlanacaktır. Bu yeni bir Cumhuriyet’tir, devrimle gelen…

Kongre sürecinin örgütlenmesi hakkında bilgi verir misiniz?

Partimizin bir özelliği var. Bu özellik bizim kıskançlıkla sahip çıktığımız bir özelliğimiz. Kongre süreçleri aslında partimiz için, ilk defa duyulacak, şapkadan tavşan çıkarılacak süreçler değil. Bizler uzun zamandır, neredeyse her hafta parti üyeleri ve dostlarımızla “Memleket Sohbetleri” düzenliyor, partinin tespitlerini ve görevlerini bire bir paylaşıyoruz. Kongremiz, bu yanıyla partililerin tümünün katkı koyacağı, kongre toplantısının delegeler ile yapılacağı, sonuçlarının ise ilk halka olan dostlarımız ile örgütlenmeye devam edeceği bir süreç olacak.

Peki kongrenizde hangi başlıkları ele alacaksınız, neleri tartışacaksınız?

Kongremizin oldukça derin ve zengin bir metni oluştu. Emperyalizm konusunda soldaki kafa karışıklığının aksine, iktisadi ve siyasi olarak Çin’den Rusya’ya, ABD’nin yol haritasından, Suriye direnişine, İsrail’den Hindistan’a kadar durum tespitleri ve ülkemizdeki anti emperyalist mücadelenin yol haritasını çizmiş olduk. Ülkemizdeki rejim değişikliği ve sosyalist solun görevleri, düzen muhalefetinin sınırları ve rejimin ayakları arasında aldığı rol, Kürt hareketi ve bu başlıkta ortaya çıkacak gelişmeler, işçi sınıfının verili durumundan, toplumsal direnç odaklarına kadar pek çok başlıkta siyasi bir üretim gerçekleştirdik. Ve elbette ki partinin bu tespitler ışığında somut görevlerini belirledik.

Nedir o somut görevler?

Demin de ifade ettiğim gibi bizler şapkadan tavşan çıkarmayı çok sevmeyiz. Projeler arasında koşuşturup, daha sonra kimsenin hatırlamadığı, sürekliliği kalmamış, biriktiren değil, birikenden harcamaya yarayan işlerin mücadeleye katkı sunmadığını düşünüyoruz. Bizim tarihsel projemiz bellidir: Sınıfın, emekçi kadınların ve gençliğin partiye örgütlenmesi. Bu kongrede, yaptıklarımıza ve yapamadıklarımıza, olanak ve gücümüzü nasıl arttıracağımıza bakacağız. Bundan daha somut bir görevimiz yok.

Her kongrede örgütsel bazı değişiklikler de olur. Siz de de olacak mı?

Bizde örgütsel değişiklik değil örgütsel bir güçlenme olacak. 3 yıldır aldığımız çok değerli bir yol var. Parti, tüm örgütsel işleyişini sınıf içerisinde sosyalist örgütlenmenin artması, bunun yanında oldukça kritik olarak gördüğü diğer bazı noktalara tahkimat yapmayı sağlayacak bazı kararlar alacak. Partimizde yerini bu süreçte almış hem taze kan hem de “kıdemlilerimiz” var, onlar bu partinin önünü daha da açacaklar.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tüm partililere kongre sürecinde verdikleri ve verecekleri emek için başarılar diliyorum, tabii en fazla da sonrası için. Kağıt üstünde değil, sınıfın aklında ve gücünde yerini alan kararlar alacağız. Hepimize kolay gelsin…

 

Yukarı