Serbest Kürsü

SERBEST KÜRSÜ | Eren yoldaşın mücadele anısına…

Geriye bırakılan hüzün, acı ve Eren yoldaşın mücadelesi…

DELİL GÖKHAN

Ölümün acımasızlığı her zamankinden beter

Gidenler,

Gelenler, 

Düşenler

Ah zamanın sonsuzluğunu anlamayanlar

Düştük yola;

Güzel şeyler bulmak umuduyla

Işıklarıyla büyük şehirler yol oldu bize,

İz sürdük yalnızlığa;*

Geriye bırakılan hüzün, acı ve Eren yoldaşın mücadelesi…

Bir araya dili, dini, ırkı ayırt etmeden hep birlikte kardeşliği, dostluğu, paylaşmayı ve sırt sırta, can cana, yan yana ölümü bile göze alarak çıktık bir yola “SOSYALİZM” diyerek, haykırarak. Kimimiz inşaat şantiyelerinde, kimimiz fabrikalarda, kimimiz atölyelerde, kimimiz okullarda, kimimiz evinin ocağı tütsün diye emeği ve ekmeği gasp edilmiş bir işçi sınıfıyız.

Sosyalizm mücadelesinde yoldaşlarımızı yitirirken, bize, emanet edilen sosyalizm bayrağını yükseltmek görevi düşüyor. Nereden nereye derken, hayat bizi dalından kopmuş bir ağacın yaprağına benzetirken sımsıkı yoldaşlık ruhuyla hayata bağlıyor. Eren yoldaş; kimimiz acısını içine atarak, kimimiz hıçkırığıyla gözyaşını ve acısını dindirdi sana veda ederken…

Haramilerin Saltanatını Yıkacağız diye çıktık bu zorlu ve engelli yola Nazım yoldaşın dediği gibi;

Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş’emiz sıcak! Kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
O an kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz  güneşe doğru!

Ölenler döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Gözün arkada kalmasın Eren yoldaş. Madem ki, bu ülke topraklarında sosyalizmin mücadele tohumu atılmış, o zaman bize düşen görev sosyalizmi kurmaktır. Dün bir kez daha gördüm ki yediden yetmişe kadar yoldaşların seni uğurladı. Unutmayalım ki yıllar geçse de mutlak gelecek SOSYALİZM!

* Kemal Kahraman

Yukarı