Mercek

MERCEK | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış III | Sosyalist Tıp Pratiği: SSCB

19.yüzyıl ortalarına kadar geri kalmış feodal bir imparatorluk olan Rusya’da sağlık hizmetleri soyluların, askerlerin, devlet ve din adamlarının ihtiyaçları doğrultusunda yapılanmıştı…

UFUK YILMAZ

19.yüzyıl ortalarına kadar geri kalmış feodal bir imparatorluk olan Rusya’da sağlık hizmetleri soyluların, askerlerin, devlet ve din adamlarının ihtiyaçları doğrultusunda yapılanmıştı. Sınıf hareketleri, 1905 burjuva devrimi ve en sonunda işçi sınıfının örgütlülüğü ile toplumsal yaşamın belirleyicisi olarak var olan iktisadi yapılanmanın kendisinden gelen ve onu yerle bir eden sosyalist iktidar, sosyalist tıbbı da hayata geçirdi.

Çalışmanın yurttaşlar için hak ve görev haline gelmesi sosyalist iktidara, herkese iş sağlamak ve toplumun çalışırken sağlıklı kalmasını sağlamak görevlerini yükler. Lenin önderliğindeki sosyalist hükümetin devrimden hemen sonra, sağlığın sosyalleştirilmesi adına ilk düzenlemeleri şunlardır: 8 saatlik iş günü, sosyal sigorta ve işçi hastalık sigortası, tüm sağlık kurumlarının işçi hastalık sigortasına bağlanması. Sosyalist kamusal sağlık sistemi hükümetin önceliklerindendir, bunun uygulanabilmesi için geliştirilen sosyal sigorta, istisnasız tüm emekçileri kapsar, sakatlık ve ölümde ailenin bakımı,  işsizlik ve yaşlılık aylığı gibi durumları da içerir. Sigorta tanımı yalnızca kaza durumlarında yardımcı fon durumundan, yaşama ve çalışma hayatını düzenleyen konuma getirilir. Bu özellikleri ile kapitalist sigorta hizmeti uygulamalarından çokça üstün ve işçi sınıfının yararınadır.

Yurttaşların sağlığından devletin sorumlu olması ve sağlık bakımının her yurttaşın hakkı olması Sovyet sağlık sisteminin temel felsefesidir. Bunun sonucunda önleyici ve iyileştirici sağlık hizmetleri herkese ücretsiz sunulur. Sovyet tıbbının pratiğinin dayandığı temel ilkeler şunlardır:

  • Ağırlığın önleyici hizmetlere verilmesi
  • Herkese nitelikli ve ücretsiz sağlık bakımı
  • Tıbbi araştırma ve uygulama arasında ilişkinin kurulması
  • Sağlık durumunun sağlanmasına halkın katılımı
  • Hijyen bilgisinin toplumda yaygınlaştırılması

SSCB’de sağlık bakımının özellikleri ise şu şekildedir:

  • Hekimler devlet görevlisidir.
  • Kurumlar devlet kurumları, hizmet devlet hizmetidir.
  • Sevk zinciri ile birbirine bağlı sağlık kurumlarında hizmet verilir.
  • Sağlık hizmeti genel bütçeden finanse edilir.
  • Sanayi ve tarım işçilerine öncelik verilir.
  • Önleyici ve tedavici edici hizmetlerin bütünleştirilmesi ilkesi geçerlidir.

Sermayenin işçi sınıfına taviz vererek kısmen kamulaştırdığı, kâr temelinde, tedavi üzerine uzman hekimlik, ilaç sanayi, biyomedikal yatırımlarla ticaret zemini oluşturduğu sağlık hizmetleri; Sovyet pratiğinde, toplumcu tıp fikrinin sağlığın sosyal belirleyicileri üzerinden hastalığın önlenmesi temelinde, emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda örgütlenmiştir. Toplumun gelir, çalışma, barınma, beslenme koşullarının iyileştirilmesi sağlık ve ortalama yaşam süresinin iyileşmesi üzerine, tıp biliminin ilerlemesinin etkisinden çok daha büyük yüzdeye sahiptir. Sovyet sağlık sisteminin ayırıcı niteliği, devletin bu alanlardaki imkânları kullanımıyla ilişkilidir. Kamucu ve kamu tarafından denetlenen, işçilere öncelik tanıyan, kişilerin antropolojik, kültürel özelliklerini gözeten, çalışma koşullarının ihtiyacına göre düzenlenen bu sistemde temel amaç sağlıklı bir toplum yaratmaktır. Bu amaçlarla, sosyalist iktisadi yapılanma ile birlikte önleyici ve iyileştirici sağlık politikalarının bütünleştirilmesi; sağlık hizmetlerinin yurttaşlık hakkı olarak görüldüğü, sağlık finansmanının tamamıyla genel bütçeden sağlandığı Sovyetlerde sosyalist tıbbın pratiğini oluşturur.

“SSCB halkı, hastalık, sakatlık olsun tüm yaşamı boyunca sağlıklarının korunması hakkına sahiptir. Bu hak, sosyal güvenlik sistemiyle sağlık hizmetlerinin parasız verilmesiyle, çalışan her kişinin ulaşabileceği sağlık kurumlarının kurulmasıyla garanti altına alınır. Toplumun sağlığının korunması SSCB devletinin temel sorumluluğu ve görevidir. Tedavi ne kadar uzun sürerse sürsün parasızdır. Koruyucu hizmetler, danışmanlık, laboratuar tetkikleri, hastanede yatışlar hepsi parasızdır.” SSCB Anayasası

Sağlık hizmetlerinin merkezi yönetimi adına “Bütün halk sağlığını sistemini yönetmek ve insanlar arasında halk sağlığı düzeyini yükseltmeye hizmet edecek bütün düzenlemeleri yapmak ve halk sağlığına uygun olmayan veya zararlı olan koşulları ortadan kaldırmak” (Semaşko) göreviyle yerel yönetimlere bağlı sağlık kurullarının sağlık kurulları konseyine bağlanmasıyla dünyadaki ilk Sağlık Bakanlığı kurulur ve sağlık bakanlığına Dr. Nikolay Semaşko getirilir. İlgili yasada bakanlığın görevleri önleyici sağlık hizmetleri temelinde hijyen düzenlemeleri, bulaşıcı hastalıkların kontrolü, ordunun sağlığı, tıp eğitimi ve bilimsel çalışmaların yürütülmesi, iş yeri hekimliği, halk sağlığı düzenlemeleri ve vatandaşların eğitimi gibi yaşamın her alanında etkin olacak şekilde belirtilir. 1933’te Çalışma Bakanlığının kaldırılarak, işlevlerinin sendikalara devredilmesiyle sosyal sigortalar üzerinde işçilerin tam kontrolü sağlanır. Sağlık hizmetlerinin finansmanı işçilerin kontrolündeki sigorta fonlarında olduğu için işçiler, Sağlık Bakanlığının hizmetleri üzerinde de etkindir.

“İşçiler ve köylüler cumhuriyette bütün politik ve ekonomik gücü ele geçirdikleri gibi sağlığın korunmasını da ele almalılar.” Khirin

Çok geniş bir coğrafyada kurulan SSCB, bu hizmetleri tüm yurttaşlara ulaştırmak adına taşrada belirli idari birimler oluşturarak sağlık yönetimini çeşitli alanlarda yapılandırır. Sağlık alanı tedavi kurumları, denetim, anne çocuk bakımı, sanayi hijyeni-işyeri hekimliği, yaşam koşullarını denetleme, bilimsel araştırma, halk hijyen eğitimi, rasyonalizasyon, planlama, onarım, inşaat bölümleri olarak örgütlenir. Kentleşmeye ve yerleşimin büyüklüğüne göre benzer birimler ve şehir hastaneleri oluşturulur. İyileştirici ve koruyucu hizmetler birbirinin tamamlayıcısı olarak hayata geçirilir.

Emekçi devletinin dayandığı temel yapı olan “Sovyet”ler, yönetici, işyeri komitesi ve parti komitesi tarafından oluşturulur. Sağlığın yönetimi de merkezi olarak bu birimlerin ihtiyaçları ve kararları doğrultusunda gerçekleşir. Görevli hekimin danışmanlığı ve işbirliği ile sorumlu olunan bölgenin sağlığı, sosyal sigortanın kullanımı, sosyal hizmetlerin uygulanması, merkezi sağlık programlarının uygulanmasının sorumluluğu bu birimlerdedir. Sosyalist ekonomik ve toplumsal düzenin emekçilerin hayatın her alanında olduğu gibi sağlık hizmetlerine de aktif katılımını sağlaması Sovyet sağlık sisteminin başarısının temelidir.

“İşçilerin sağlığı işçilerin elinde olmalıdır.” Semaşko

Tedaviden önce ve daha büyük oranda önleyici sağlık hizmetlerini temel alan Sovyet sağlık sisteminde, ilk “sanepid” (kelimeyi oluşturan terimler/sanitasyon: arındırma-epidemiyoloji: salgın hastalık hekimliği) istasyonları iktidarın ilk yıllarında kurulur. Bu istasyonlar potansiyel olarak önlenebilecek tüm sağlık sorunlarının denetiminden sorumlu halk sağlığı merkezleri ağını oluşturur. Okul hekimleri ve dispanserler aracılığı ile bilimsel araştırma, önleyici sağlık hizmetlerine halkın katılımı, uzmanların eğitimi gibi amaçlarla çalışan bu birimlerde tedavi hizmeti verilmez. Sanepidler zorunlu aşılama, kaynakların sağlığa uygunluğu, hastaların takibi ile bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde aktif rol oynar. İlerleyen süreçte sanayileşmenin ve şehirleşmenin toplum sağlığı adına tehdit oluşturması ile hastalık kavramının ağırlığı bu koşullara ve meslek hastalıklarına kayar. Sanepid hekimlerine ek olarak çevre, sanayi hekimliği ve kentleşmede sağlık danışmanlığı görevleri de verilir. 60’lı yıllara gelindiğinde sanepid birimlerde, hekimler, hijyen memurları, uzman mühendisler (akustik, gaz kirleticileri, kanalizasyon, temiz su, ısıtma havalandırma, sanayi ve konut inşaatı, yeşil alan konularında), biyologlar, kimyagerler, istatistikçiler gibi uzmanlar sağlığın toplumsal belirleyicilerine müdahale ederek temel sağlık hizmetini verir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği, işyeri sağlık hizmetleri ile sağlanır. Yasaya göre 250’den fazla işçi çalıştıran kuruluşlarda sağlık merkezi açma zorunluluğu vardır. İşçileri, işlerinden kaynaklanabilecek tehlikelerden koruma, işçilerin fiziksel ve psikolojik uyumunun sağlanması, işin işçilere göre düzenlenmesi, işçilerin genel iyiliğinin sağlanması amacıyla çalışılır. Hekim rutin muayene ile birlikte çalışma ortamının sağlık ve güvenliğini denetler.

İşyeri hekimliğinin yanında kişilerin çalıştığı, yaşadığı bölgede nüfus temel alınarak oluşturulan poliklinik ve dispanserler bulunur. Polikliniklere işyeri hekimlerinden ve dispanserlerden aktarılan hastalar kabul edilir. Poliklinik hekimleri günde en fazla 40 hasta kabul edebilir, günlük 6-6,5 saat çalışır, her beşinci günü tatildir. Meslek hastalığı riski taşıyan bölümlerin hekimleri çalışma ve tatil süreleri, koşullar dikkate alınarak belirlenir. Sağlık bakımı kamulaştırılarak dispanserler, poliklinikler, genel hastaneler, uzman hastaneler, sanatoryumlar, eğitim hastaneleri kurumları ile tedavi edici sağlık hizmetleri örgütlenir. Emekçilerin ihtiyacına göre oluşturulan bu sistem erişkin emekçi sağlığı, ana-çocuk sağlığı ve hijyen alanlarına yoğunlaşır.

1950 yılına gelindiğinde dispanserler ve poliklinikler birleştirilerek uzmanların poliklinikte hastane olanaklarını kullanarak sağlık hizmeti vermesi sağlanır. Kentsel sağlık yapılanmasının en küçük biriminden sorumlu hekimlerin mesaisi: 3 saat poliklinik/ 3 saat ev ziyareti/ 30 dakika sağlık eğitimi olarak belirlenir.

Şehir hastaneleri, bölge hekimleri, sanepidler ile oluşturulan sağlık ağı, koruyucu- tedavi edici sağlık hizmetlerini bütünleştirerek sunar.

Sağlığın tabibin sorumluluğundan çıkıp toplumsal bir olgu olarak tüm yurttaşların görevi haline gelmesi işyeri sağlık eğitim birimleri, halk sağlık üniversiteleri, sağlık eğitim okulları (sanayi ve kolektif çiftliklerde) uygulamaları ile hayata geçirilir.

Sovyetlerde sosyalist tıp deneyimi tıbbın örgütlenmesinin, finansmanının, eğitiminin ve diğer her alanında sınıfsal niteliğini gösterir. 20. yüzyıl sonunda işçi sınıfı iktidarının çözülmesi ve emekçilerin sınıf mücadelesinden koparılması ile bu ülkelerde sağlık hizmetleri sermayenin gereksinimlerine göre yeniden örgütlenir. Sovyetlerde hak olarak görülen sağlığın, paran kadar sağlık ticaretine yozlaştırılması, siyaset dışı gösterilen tıbbın egemen sınıfın ihtiyaçlarına göre nasıl yapılandığını gösterir.

Sağlık hakkının sağlanması sosyalist devletin öncelikli yaptırımlarındandır. Toplumcu sağlık hizmeti talebinin emek sermaye mücadelesinden bağımsız değerlendirilmesinin gerçekliği ve uzun vadede bir kazanımı yoktur. İnsanlık tarihi sınıf mücadeleleri tarihidir, bundan sonraki ilerleme de ancak emekçilerin sosyalizm mücadelesi ile gerçekleşecektir.  Toplumsal her alanın olduğu gibi sağlığın hak temelli örgütlenmesi, ekonomik dönüşümün sonucu olarak,  işçi sınıfının örgütlülüğü ve iktidarı ile sağlanacaktır.

YARIN | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış IV: Kapitalizmde Tıp: Sağlık mı, Ticaret mi?

Yukarı