ABD Kovulmalı, Bu Düzen Değişmeli
Mercek

MERCEK | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış II | Tıp: Sosyal bir bilim

19.yüzyılda yaşayan 2000’i aşkın eser üreten; patoloji, antropoloji, politika ve halk sağlığı üzerine çalışmalar yapan Polonyalı hekim R. Virchow, henüz genç bir hekimken, işgal altında olan ve fakir bir yerleşkede patlak veren büyük bir salgın vakasında görevlendirilir…

UFUK YAHYA KART

19.yüzyılda yaşayan 2000’i aşkın eser üreten; patoloji, antropoloji, politika ve halk sağlığı üzerine çalışmalar yapan Polonyalı hekim R. Virchow, henüz genç bir hekimken, işgal altında olan ve fakir bir yerleşkede patlak veren büyük bir salgın vakasında görevlendirilir. Bu vakada izlediği yöntem, soruna yaklaşma ve çözüm üretme modeli daha sonra sistematik bir hale getirilerek tıp tarihi ve toplum sağlığı adına önemli bir referans oluşturur. Bu alandaki çalışmaları ile Virchow toplumcu tıbbın babası olarak kabul edilir.

“Tıp bir sosyal bilimdir ve politika geniş ölçekte uygulanan tıptan başka bir şey değildir.” Virchow

Virchow salgın raporunda (Yukarı Silezya Tifüs Salgını Raporu) toplum yapısı ve sosyoekonomik ilişkileri ayrıntılı inceler. Toplumun yaşam koşulları, hastalığın ve salgının oluştuğu şartları analiz eder. Raporu çağdaşlarından farklı kılan ve tarihsel bir belge durumuna getiren yöntem, bölgenin antropolojik ve toplumsal özelliklerinin hastalıkla ilişkilendirilmesidir. Bu koşulların ölüm/sağ kalım ile ilişkisini bilimsel olarak ortaya koyar.

“Artık sorun bir hastaya ilaç-gıda-barınma-giyim yardımı ile tedavi sorunu değildir. Şimdi sorunumuz bir buçuk milyon yurttaşın (yoksul emekçi sınıftan bahsediyor) sosyoekonomik sorunudur. Sorunu çözmek için radikal olmalıyız. Bu bölgeyi iyileştirmek istiyorsak bütün nüfusun iyileştirilmesiyle işe başlamalıyız ve ortak çabayı harekete geçirmeliyiz. İnsanlar gereksindikleri şeyi kendi çabasıyla elde etmelidir.” Virchow

Temelde, Virchow, diyalektik maddeci yöntemi kullanarak sağlığı durağan ve yalıtılmış konumunun dışına çıkarıp sağlık sorunlarının başat olarak toplumun iktisadi tabakalara bölünmesiyle oluşan sosyal yapının sorunları olduğunu tespit eder. Virchow bu değişkenlerle hastalığın ilişkisini sınıfsal açıdan inceler. Hastalık etmenleri görmezden gelinmeden ve de sadece biyolojik faktörlere indirgenmeden hastalığın toplumsal temelde açıklanmasını öngörür.

“Suni salgınlar toplumun ürünleridir, yapay bir kültürün veya bütün sınıflara açık olmayan bir kültürün ürünleridir. Bunlar politik ve toplumsal örgütlenme tarafından üretilen kusurların göstergeleridir. Bu sebeple esas olarak kültürün avantajlarından yararlanmayan sınıfları etkiler.” Virchow

Virchow’un biyolojik ve toplumsal sorunlara diyalektik yaklaşımının kaynağı Hegel’dir. Ancak Hegel’in idealizmini reddeder ve maddeci bir yaklaşım benimser. Olayların gerçekleşmesinin temelinde metafizik değil, somut maddi nedenler arar. Virchow maddeci yaklaşımın tıptaki dogmaların yerini alması gerektiğini söyler.

Raporun sonuç çözümlemesi ve “önerileri” tıp adına sıra dışı ve çarpıcıdır. Biyolojik etmenlerin yanında ve öncesinde sosyoekonomik ve politik etmenlerin sebep olduğu sağlık sorunlarının, bu yapısı sebebiyle salt tıbbi tedbirlerle çözülemeyeceği ve bu durumu hekimin engelleyemeyeceğini belirterek yapılması gereken sosyal, ekonomik, siyasi gereklilikleri belirler.

 “Tıp hem sağlıklı hem de hasta insanın bilimiyse, başka hangi bilim toplumun örgütlenmesinin temellerine insanlığın doğasını katan yasaların uygulanması için yasa yapma uğraşıyla ilgilenmeye daha uygun olabilir?Virchow

Toplumcu tıp düşüncesi, sağlıksızlığın, sosyal ve ekonomik örgütlenmenin sonucu oluşan toplumsal eşitsizliklerden kaynaklandığını bu durumda da tıbbın sosyal bir bilim olduğunu gösterir. Engels’in eşitsizliklerin kaynağı olarak gösterdiği kapitalist üretim ilişkilerinin sağlık üzerine etki mekanizması Virchow’un çalışmalarıyla gösterilmiştir.

Virchow hastanelerin ücretli olmasını ve otoriter sağlık örgütlenmesini eleştirerek, kamucu ve kamu tarafından yönetilen sağlık hizmeti yapılanmasını önerir. Sağlığı vatandaşlık hakkı olarak tanımlar ve sağlık hizmetlerinin tanımı sadece tıbbi bakımı değil maddi koşulların iyileştirilmesini de kapsar. Toplumcu tıbbın temelini önleyici sağlık hizmetleri ve maddi yaşantıda adaletin sağlanmasına dayandırır.

Virchow işçi sınıfının sorunlarının kaynağı olarak yoksulluğun ortadan kaldırılmasında egemen sınıfın (burjuvazinin) müdahalesini önerir. Engels’in işçi sınıfının her alanda kendini yönetmesi ve bunu burjuvazi ile uzlaşmadan, devrimle iktidarı ele geçirerek gerçekleştirmesi fikrinden uzaklaşan ve üretimin örgütlenmesinin gerekliliği yerine kaynakların dağılımındaki eşitsizliği temel alan Virchow bu sebeple reformcu bir çizgide kalmıştır.

Virchow’un reformcu önerisinin tarihsel olarak sınıf mücadelesini bitirmek üzere emekçiler için iyileştirmeler sağladığı doğrudur ancak bunların geçici, hatalı ve çözüm üretemeyen konumda olduğunu bugün net bir şekilde görüyoruz.

Marksistlerin öngördüğü gibi kapitalist/emperyalist sisteminin çıkmazlarının derinleştiği ve emekçi sınıfın sosyalizmden başka çıkar yolu olmadığı, düzenin uydurduğu alternatiflerin çok küçük bir azınlığın zenginliğini katlayıp, emekçi nüfusu yoksulluğa mahkûm ettiği, geleceği olmayan kâr düzeninde işçi sınıfının kendi sözünü söylemesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Emekçilerin emek sermaye çelişkisinin olduğu her alanda örgütlü mücadelesi ile toplumsal yaşantının belirleyicisi olan ekonomik dönüşüm en birincil olarak üretim araçlarının mülkiyeti üzerinden sağlanarak sebebi olduğu toplumsal eşitsizlikler ortadan kalkacaktır.

Sağlığın, hak olarak, önleyici, ücretsiz, bilimsel, toplumcu uygulaması ancak sosyalist devrimle mümkün olacaktır. Emekçiler için sosyalizm mücadelesi aynı zamanda sağlık hakkı mücadelesidir.

YARIN | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış III: Sosyalist Tıp Pratiği: SSCB

MERCEK | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış I: Toplumcu tıbbın kökeni ve sağlık hizmetlerinin toplumsallaşması

Yukarı