ABD Kovulmalı, Bu Düzen Değişmeli
Mercek

MERCEK | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış I: Toplumcu tıbbın kökeni ve sağlık hizmetlerinin toplumsallaşması

Gazete Manifesto okurları için dünya üzerinde sağlık hizmetlerinin ve tıbbın tarihsel gelişimi ve bu alandaki toplumcu bakışa dair Ufuk Yahya Kart tarafından hazırlanan 4 yazılık yazı dizisini okurlarımızla paylaşmak istiyoruz.

İnsanlığın tarihsel gelişimi boyunca, sağlık da önemli bir yer tutuyor. İnsan sağlığı üzerine ortaya konulan düşünce ve eylemler, toplumların içinde bulunduğu üretim biçimine ve üretici güçlerin gelişim düzeyi ile birlikte ele alınmak zorunda. Bununla birlikte, sağlığın tek başına hastalıklar üzerinden ele alınmasının toplumcu bir bakış ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı bugünün temel doğrularından biri olarak kabul ediliyor. Bu doğruya ulaşılmasında ise sosyalizm mücadelesi ve pratiğinin büyük bir sıçrama yapılmasını sağladığını bir kenara not etmek gerekmektedir.

Gazete Manifesto okurları için dünya üzerinde sağlık hizmetlerinin ve tıbbın tarihsel gelişimi ve bu alandaki toplumcu bakışa dair Ufuk Yahya Kart tarafından hazırlanan 4 yazılık yazı dizisini okurlarımızla paylaşmak istiyoruz.

“…Bir insan, bir başkasına ölüme yol açan bedensel bir zarar verdiği zaman buna adam öldürme diyoruz; saldırgan vereceği zararın öldürücü olduğunu önceden biliyorsa o zaman buna cinayet diyoruz. Ama toplum, yüzlerce proleteri, çok erken yaşta doğal olmayan bir ölümle yani kılıç ya da kurşunla ölüm gibi zorba yollardan ölümle karşı karşıya geleceği bir konuma koyduğu zaman, toplumun o yaptığı bir bireyin yaptığı gibi ve aynı kesinlikle cinayettir; Toplum binlerce insanı yaşamın gereklerinden yoksun bıraktığı, içinde yaşayamayacakları konumlara soktuğu bu binlerce mağdurun yok olacağını bildiği ve gene de bu koşulların sürmesine izin verdiği zaman, toplumun o yaptığı bireyin yaptığı gibi ve aynı kesinlikle cinayettir; örtülü kasıtlı cinayettir; hiç kimsenin kendisini savunamadığı bir cinayettir; kimse katili görmediği için, mağdurun ölümü doğal göründüğü için cinayet gibi olmayan cinayettir çünkü suç bir şeyi yapmaktan çok yapmamanın sonucudur.” Engels

***

Feodal yapıdan doğan, sanayileşme ve gelişen üretim ilişkileriyle sermaye sınıfını ve işçi sınıfını oluşturan yeni kapitalist sistem bu temel iktisadi dönüşümü ile birlikte her  toplumsal alanda olduğu gibi sağlık alanında da sermayenin istekleri yönünde uygulanan kapitalist tıbbın gelişmesine neden oldu.

“Burjuvazi hâkimiyeti ele geçirdiği her yerde bütün feodal, ataerkil, kır yaşamına özgü ilişkilere son vermiştir. İnsanı doğal efendilerine bağlayan karmakarışık feodal bağları acımasızca kesip atmış ve insan ile insan arasında katıksız çıkardan, katı nakit ödemeden başka bir bağ bırakmamıştır…

…Burjuvazi onca zamandır onurlu sayılan ve önünde huşuyla eğilinen her faaliyeti çevreleyen haleyi söküp atmıştır. Hekimi de hukukçuyu da rahibi de şairi de bilim adamını da kendi ücretli işçisi yapmıştır.” Komünist Manifesto

Sağlığın örgütlenmesinde, değişen toplum yapısında ve yaşamın üretilmesinde çoğunluğu oluşturan işçi sınıfının iradesinin ve gereksinimlerinin belirleyici olması düşüncesinden doğan toplumcu tıp fikrinin temeli bilimsel sosyalizmin kurucularından Friedrich Engels’e dayanır. “İngiltere’de Emekçi Sınıfın Durumu” eserinde emekçi sınıfın baş sorunu olarak gelişen kapitalist ekonomiyi gösterip toplumcu tıp düşüncesinin en önemli tespitini yaparak ardıllarına çok kıymetli bilimsel bir zemin sunar.

“İşçi sınıfının sefil durumunun nedeni, o ufak tefek yakınma konularında değil, ama kapitalist sistemin kendisinde aranmalıdır.” Engels

Tarihsel olarak incelenirse, sağlık hizmetlerinin sosyalleşmesi ve sağlık hakkının kazanımları sınıf mücadelesi ile doğrudan ilişkilidir:

Kapitalizm, sanayileşmenin başladığı bölgelerde kırsal nüfusun çoğunu merkezlere toplayarak devasa şehir yerleşimlerini hızlıca oluşturdu. Altyapı sorunları, barınma, beslenme yetersizlikleri emekçi yoksullar için ciddi sağlık sorunlarının, salgınların başlamasına sebep oldu. Bununla birlikte işçi sınıfının ilk sağlık talebi olarak “koruyucu sağlık hizmeti” doğdu. Burjuva iktidarın, bulaşıcı hastalıkların yayılması ve emek gücünün sürekliliğinin kaybetmesi korkusu, işçi sınıfının talebi ile örtüştüğü için başta İngiltere’de reformlarla işçi sınıfının durumu iyileştirildi.

Yeni kurulan şehirlerde, sefalet ve ağır çalışma koşullarına karşı yoksullukla baş başa kalan işçiler çözüm olarak sosyal sandıklar oluşturdu. Kurulan sandıklar, sınıfın örgütlenmesinde etkin sendikalar ve işçi partilerinin faaliyetleri için uygun koşulları ve mali kaynağı sağladı.

“İşçi sınıfının durumu, günümüzdeki bütün toplumsal hareketlerin gerçek temeli ve çıkış noktasıdır; çünkü günümüzdeki toplumsal yoksulluğun en saklanamaz ve en yüksek olduğu nokta odur.” Engels

19.yüzyılda işçi sınıfının artan siyasi bilinci ve örgütlülüğü ile sağlık talepleri de politikleşmeye başladı. Adil, ücretsiz sağlık talebi pratikte ilk olarak 1848 ayaklanmalarında kendini gösterdi. Engels’in öncüsü olduğu, sağlık/hastalık/ölümlerin sebebinin kapitalist üretim ilişkilerinin olduğu fikri R. Virchow’un kamucu sağlık, işçiler için tıbbi bakımın örgütlenmesi, yoksullar için ücretsiz sağlık hizmeti talebi gibi düşünceleri ile bu dönemde Avrupa’da etkin oldu.

İşçi sınıfının ilk iktidarı 1871 baharında Paris’te başladığında, toplumcu tıp uygulamaları ilk defa uygulanmaya başlandı. Ambulans örgütlenmesi, sanitasyon (arındırma) ve hijyen tedbirleri ile emekçilerin ihtiyaçları çerçevesinde bir sağlık yapılanması sağlandı. Gece çalışmak sağlığa aykırı olduğu için yasaklandı, maden işçilerinin güvenliği ve sağlığına ilişkin tedbirler uygulandı, çocuk işçiler için iyileştirmeler düzenlendi.

10 haftalık komün iktidarı bu kısıtlı sürede büyük adımlar atamasa da gerçekleştirdikleri ile Avrupa’da Manifesto’nun hayaletinin büyük yankılarla dolaşmasını sağladı. Burjuva iktidarlar komün tecrübesinden hareketle işçi sınıfının ateşinin iktidarlarını sarmaması için reformlarla sınıf mücadelesini sönümlendirmeye çalıştı. İlk olarak Almanya’da güçlenen işçi sınıfı mücadelesinin önünü kesmek ve bununla birlikte kapitalizmin sürekliliğini sağlamak adına sosyal güvenlik reformu, işçi sağlık sigortası yasası çıkarılarak emekçilere, hükümetle uzlaşının taleplerini karşılayacağı mesajı verildi ve işçi sınıfı farklı sigortalar kapsamında bölündü. Bunun üzerine emekçileri çevresinde toplayan Alman Sosyal Demokrat Parti’nin talepleri kazanımlarla sonuçlandı. Burjuvazinin bu tutumu işçi sınıfına sendikal bir başarı getirmesine rağmen sınıfın politik gücünü kırdı.

Alman emekçilerinin Paris’ten devraldığı kıvılcımın kazanımları, dünya devrimci kamuoyunda ve işçi sınıfı partilerinde sağlık ve sosyal güvenlik talepleri oluşmasıyla sonuçlandı.

Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi 1903 yılı kongresinde işçi sınıfının sağlık ve sosyal güvenlik taleplerini sistematikleştirdi. Bolşevik Parti’nin 1912 konferansında talepler geliştirilerek Lenin tarafından ayrıntılı bir sosyal güvenlik sistemi önerildi.

“Bütün yaşamları boyunca başkalarına zenginlik yaratmak içim didinen, açlıktan ve sürekli yetersiz beslenmeden helak olan binlerce, on binlerce erkek ve kadın, korkunç çalışma koşulları, sefil barınma şartları ve aşırı çalışmanın neden olduğu hastalıklardan yaşamlarını erken yitirirler.” Lenin

1917’de Çarlık Rusya’sında emekçilerin iktidarı ele geçirmesiyle, sağlık hizmetleri Virchow’un ilkeleri temelinde sosyalleştirildi ve tarihte ilk kez genel bütçeden finanse edilen koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin, devlet kurumlarında, kamu görevlisi sağlık emekçilerince herkese eşit ve ücretsiz sunulduğu dispanserler açıldı.

Sosyalizmin yükselişi ile Dr. Salvador Allende sağlığın sosyal belirleyicilerle ilişkisini, Virchow’dan sonra, emperyalizm aşamasında; emek sermaye çelişkisinin, kapitalist devletlerin bağımlı ülkeleri sömürüsü temelinde çözümledi, bu çelişkilerin sebep olduğu sağlık sorunlarını belirleyerek tıbbın politikayla bağımlılığını ve sınıfsallığını gösterdi.

20. yüzyıl ortalarında emekçi sağlık programı sosyalist hükümetlerce Doğu Avrupa ülkeleri ve Çin’de Sovyetler Birliği pratiği ile dünyanın üçte birinde uygulanmaya başlandı. Sosyalist ülkeler, sağlık alanında kısa zamanda bulaşıcı hastalık, koruyucu tıp ve işçi sağlığında büyük ilerleme sağladı. İlk komün deneyiminden sonraki durumun benzeri başta İngiltere sermayesi tarafından tekrarlandı. Ulusal Sağlık Hizmeti yasası ile herkese eşit parasız sağlık hizmeti verilmeye başlandı. İki kutuplu dünyada sosyalizmin, kapitalist ülkelerdeki emekçiler adına kazanımı olan uygulamalar pratikte sosyalist tıbbın çok gerisinde, sosyal belirleyicilerden ve koruyuculuktan bağımsız, toplumsal eşitsizlikleri görmezden gelerek, bunların sağlıktaki yükünü hafifletmek üzerine gelişmeye başladı.

Sağlığın sosyalleşmesinin en önemli adımlarından biri Küba devrimiyle gerçekleşti. Toplumcu tıp anayasal metinlerle düzenlendi. Kapitalist sisteme karşı her şeye rağmen ayakta kalan biricik örnek olarak Küba’da sağlık sistemi, toplumcu tıp uygulamalarıyla bu alanda öncü duruma geldi. Virchow ve Allende’nin pratiği olarak büyük bir başarı sağlandı.

“Çocukların beslenmesi ve eğitimi, toprak sahiplerinin topraklarının, her gün bu topraklarda ter dökenlere dağıtılması görevi, Küba’da devrimin başardığı en büyük toplumsal tıp çalışmasıdır.” Che Guevara

Tarihsel olarak baktığımızda gördüğümüz gibi sağlık hizmetlerinin devletin sorumluluğuna girmesinin temeli de sınıf mücadelesi ile ilişkilidir. Başta Sovyetler Birliği olmak üzere sosyalist iktidarların insan temelli toplumcu tıp uygulamasının başarılarının ve kaydettiği ilerlemenin yanında sermaye devletlerinin sağlık düzenlemeleri, reformları kısa vadede kazanım olarak görülse de ancak toplumun temel yapısını oluşturan ekonomik ilişkilerdeki zıtlık çözüldüğünde, emek sermaye çelişkisinin sonuçlanması ile işçi sınıfı gerçek bir kazanım elde edecektir.

Yarın | Sağlık hizmetlerine ve tıbba toplumcu bakış II: Tıp: Sosyal Bir Bilim

Yukarı