emperyalizme karşı mücadele konferansı
İç Açı

Erdoğan sola saldırdı, kendini tarihte bilimle en çok ilgilenen Cumhurbaşkanı ilan etti!

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tartışmalı diplomasıyla mezun olduğu Marmara Üniversitesi’nde konuştu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü binasında “Marmara Üniversitesi 135. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda konuştu.

Erdoğan, kendisinin de geçmişte öğrencisi olduğu, ancak mezunluğu ile ilgili tartışmaların devam ettiği üniversitede yaptığı konuşmada, daha önce de gündeme getirdiği yardımcı doçentliğin kaldırılması konusunun haftaya Meclis’e getirileceğini açıkladı.

AKP lideri Erdoğan, konuşmasında Cumhuriyet tarihinde bilimle ve bilimsel çalışmalarla en çok ilgilenen Başbakan ve Cumhurbaşkanının kendisi olduğunu iddia etmekten de çekinmedi.

AKP’li Cumhurbaşkanının konuşmasında değinmeden edemediği bir başka nokta da,  daha önce bir çok kez sataşma ihtiyacı duyduğu sosyalistlerin üniversitelerdeki varlığından duyduğu rahatsızlıktı. Erdoğan, rahatsızlığını “söylemi sosyalist, zihniyeti faşist kadrolar” ezberini tekrarlayarak gösterdi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“KÜLLİYELERDEKİ ÇALIŞMALARI YAKINDAN TAKİP EDİYORUM”

Şahsımın mezuniyetinden bir yıl sonra bugünkü adını alan Marmara Üniversitesimiz 84 binin üzerindeki öğrenci ve 3277 öğretim üyesi ile ülkemizin önde gelen yüksek öğretim kurumları arasında mümtaz bir yere sahiptir.

Pek çok milli sporcumuzun yetiştiği spor bilimleri fakültesi de başlı başına bir markadır. Üniversitemizin önünde çok büyük hedefler bulunduğunu biliyorum. Bir mezunu ve Cumhurbaşkanı olarak üniversitemize her konuda destek verdim, veriyorum. Maltepe ve Göztepe’deki külliyelerimizle ilgili çalışmaları yakından takip ediyorum. Maltepe, 2300 dönüm civarında bir arazi üzerinde, inşallah şu anda projenin son halini de kendilerinden göreceğim, son haline de bakacağız ve Maltepe’deki yer bittiği zaman Marmara Denizi’ne nazır ve külliye olarak bütün birimlerini bir araya toplayan bir üniversite olması bakımından efradını cami ağyarını mani olacak.

‘FETÖ GELECEĞİMİZİ GASPETMİŞTİR’

Dersaneleri ele geçiren FETÖ zihniyeti bu şekilde en zeki, parlak öğrencileri devşirebileceği bir zemin olmuştur. Türkiye’nin 15 Temmuz girişimlerine giden yolu dersane tartışmaları üzerinden takip etmek mümkündür. FETÖ geleceğimizi gaspetmiştir. Bu ümmeti parçalamıştır. Üniversite kapasitemizi talep eden herkesin gidebileceği bir düzeye ulaştırdık.

“DOKTORADAN SONRA YARDIMCI DOÇENTLİK OLMAYACAK”

Yardımcı doçentliğin sadece bir siyasi karar olduğunu dile getirdik. Dedik bir öyle bir adım atalım ki, ara unvanı ortadan kaldırıp doktoradan doğrudan doçentliğe geçilmesini temin edecek çalışma yapalım. Büyük ihtimalle önümüzdeki hafta parlamentoya gönderilecek. Doktoradan sonra bir de yardımcı doçentlik olmayacak. Doktoradan sonra kazanan doçentliğe gidecek.

Her iş gibi akademi de adanmışlık gerektirir. Bir hocalarımızda artık bu azmi, bu kararlılığı görüyorum.

“SÖYLEMİ SOSYALİST, ZİHNİYETİ FAŞİST KADROLAR…”

YÖK, kalite kurulu, misyon farklılaşması programları ile bu konularda ilk adımları atmıştır. Üniversitelerimizden de benzer anlayışla kendi projelerini hayata geçirmelerini planlıyoruz. Türkiye her alanda milletimizin değerlerinden, halka rağmen halk için anlayışı ile hareket eden, söylemi sosyalist, zihniyeti faşist kadroların tasallutu altında kalmıştır. Üniversitemiz de bu alanda kalmıştır. Beni oyumla çobanın oyu bir olabilir mi diyen bir zihniyetin olduğu yerde demokrasiden söz edilemez. Hezeyanlar saçan bir zihniyetin olduğu yerde millilikten söz edilemez.

“BEN DEMİYORUM Kİ TÜM BİLİM İNSANLARI BİZİM İÇİN DÜŞÜNECEK”

Pensilvanya’nın emrine her yanı ile cehalet kokan bir adamın emrine her şeyinizi teslim etmişseniz profesör de olsan hiçsin, çok farklı reklamın da olsa bir hiçsin. Kapınızdaki tabelada öyle yazıyor olmasının bir önemi yoktur. Ben demiyorum ki bütün bilim insanları bizim için düşünecek. Ben aklımı bu tür adamların emrine kiraya verenler için söylüyorum.

“TARİHTE EN ÇOK İLGİLENEN BENİM”

Bizim isteğimiz objektiflikten uzaklaşılmadan hareket edilmesidir. Cumhuriyet tarihinde bilimle, bilimsel çalışmalarla, araştırmayla, gelişmeyle en yakından ilgilenen Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın ben şahsım olduğunu iddia ediyorum. Olmaya da devam edeceğim.

Geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde de ifade ettim, milletin değerlerine saygılı olmakla bilimde en üst seviyelere çıkmak birbirinin alternatifi, zıttı değildir.

Fotoğraf çekme ve yön gösterme bakımından kendi çalışmalarımda böylesine dolu bir birikimi her zaman bulamadığımı söylemek isterim. El yordamı ile iş yapmak hem zaman kaybettirir hem de maliyeti getirir.

“BAŞKANLIK SİSTEMİNE DESTEK BEKLİYORUM”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne giden süreçte ve yeni dönemde çok daha güçlü, işe yarar destek bekliyorum. Biz değerli kaynaklarını bu şekilde hovardaca heba edebilecek bir ülke değiliz. Önümüzdeki dönemde üniversitelerimizden her alanda çok büyük destekler bekliyoruz.

Yukarı