emperyalizme karşı mücadele konferansı
Köşe Yazıları

1 Mayıs’ta kızıl bayraklar yukarı

Herkes konuşuyor; Patronlar konuşuyor, emperyalistler konuşuyor, gericiler konuşuyor. Liberaller ahkâm kesmeye, sol gösterip sağ vuranlar kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Patronlar karlarının derdine düşmüş doların, borsanın hareketlerine bakıyorlar, teşviklerin peşine düşmüşler AKP iktidarının sağladığı, sağlayacağı çıkarların peşinden koşuyorlar. Patronlar AKP iktidarından memnun ve olası bir ekonomik krizin faturasını emekçilere çıkartacak iktidar beklentisi içindeler.

Emperyalizm bombalamaya, yıkmaya ve teröre devam ediyor. Ortadoğu’da sınırları değiştirmek, böl-parçala-yönet politikasını hayata geçirmek ve enerji kaynaklarını gasp etmek, enerji yollarını hakimiyet altına almak için her türlü yola başvuruyorlar. Yalan, provokasyon, bombalama, terör ve katliam devam ediyor.

NATO Genel Sekreteri Türkiye’ye geliyor. Ne konuşulduğunu bilen yok. NATO Genel Sekreteri’nin toplantısından hemen sonra Türkiye’de paldır küldür bir erken seçim kararı alınıyor! Acaba Suriye’de yeni bir dizayn mı planlanıyor ve “gerici-faşist ittifak” arkasına sığındığı milliyetçi hamaset kılıfının üzerinden düşeceğinden mi korkuyor?

Yobazlar boş durmuyor. Okullarda zorla namaz fetvaları yayınlanıyor, kadınlara hakaret bitmiyor, tarikat şefleri sabah akşam yobazlıklarını din kılıfı altında propaganda etmeye devam ediyorlar.

Bugün AKP iktidarının önünü açan liberaller yüzleri kızarmadan ahkâm kesmeye, akıl vermeye ve emekçi halka emperyalist yönelimleri işaret etmeye devam ediyorlar. Muhalefet adıyla boy gösterenler, dünkü günahlarının üzerini örtmeye çalışarak düzenin Truva Atı rolünü oynuyorlar.

Ve hep konuşuyorlar, sürekli konuşuyorlar: Hepsinden önemlisi düzenin, sermayenin ve emperyalizmin adına konuşuyorlar!

Hepsinin ortak zemini, hepsinin bindiği gemi, hepsinin derdi aynı: Düzen!

Kapitalist düzen, emperyalizme bağımlı düzen, NATO’cu düzen, AB’ci düzen, gerici düzen, ranta dayanan düzen, sömürüye bağlı düzen! Uzat uzatabildiğin kadar… Tartışma bu düzenin nasıl olması gerektiği üzerine…

Bugün seçim kararı aldılar önümüzdeki günlerde daha çok konuşacaklar. Vaatler, yalanlar, sahte umutlar, politikalar havada uçuşacak!

Emekçiler siz dinleyin diyecekler, gidin mührünüzü basın yeter diyecekler!

Emekçiler siz dinleyin, biz yapıyoruz diyecekler!

Emekçiler dinlesin, kendileri konuşsun – istiyorlar!

Emekçiler konuşmazsa, emekçiler “bir susun” demezse, emekçiler meydanlara çıkmazsa, emekçiler seslerini çıkarmazsa bu devran değişmez!

Emekçiler konuşmalı, işçiler sözünü söylemeli, emekçiler örgütlü güçlerini oluşturmalı! Bugün ülkemizin içinden geçtiği kesitte “sınıf karşı sınıf” denmeli. Başka kurtuluş mümkün değil! Gerisinin teferruat olduğu bilinmeli.

1 Mayıs, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü! Bu 1 Mayıs’ta işçilerin sesi çıkmalı, sömürü düzenine, yobazlığa ve emperyalizme karşı sınıfın tavrı alanlarda gösterilmeli.

1 Mayıs’ta işçi sınıfının tarihsel ve güncel talepleri meydanlarda dillendirilmeli. Yabancının roketini, yobazın karanlığını ve paranın saltanatını yenecek tek gücün işçiler olduğu ilan edilmeli.

1 Mayıs’ta, kızıl bayraklar yukarı kaldırılmalı! 1 Mayıs’ta kızıl bayrakları taşıyacak komünistler göreve!

 

Yukarı