Mercek

MERCEK | Salih Tuna, komünistlere dil uzatmış!

Komünistlere bulaşan Sabah yazarı Salih Tuna Manifesto’nun MERCEK konusu: Söz konusu emperyalizm olunca Ilımlı İslamcılığı yazmaya gerek var mı? Aslında ılımlılıktan kastın uyumlu demek olduğunu sen daha iyi biliyorsun. Neyle uyum? AKP iktidarı ile Ilımlı İslamcılık tartışmalarının bütün dünyada başladığını bilmiyorsan, biz sana ne diyelim Salih Tuna?

Salih Tuna, Sabah gazetesi köşe yazarı. Yani bizim yandaş basın dediğimiz bir gazetede yazıyor. Kendisini İslamcı diye biliriz. Bugünkü yazısına (*) solu anlatarak başlamış, işi komünistlere ve Türkiye Komünist Hareketi’ne (TKH) getirmiş, sonra yazısını ‘FETÖ’ sosuna batırarak bitirmiş.

Batırdığı sos yazıya uymamış; yazının sonuna bulaştırdığı sos, yıllardır kendisine bulaşmış olmalı ki, yazarken bu sosu sağa sola sürmeden duramıyor. Daha doğrusu, her yerine öyle bir FETÖ sosu bulaşmış ki, eline kalem aldığında kağıda bu sosu bulaştırıp duruyor.

ÖNCE AYNAYA, SONRA PARTİNE BAK…

Salih Tuna, önce ‘FETÖ’ konusunda kendisine bakacak, yıllardır yazdıklarını ve söylediklerini bir hatırlayacak, ‘FETÖ’yü zamanında nasıl desteklediğini unutmayacak. Ondan sonra komünistlere laf edecek. Komünistleri yazıp, solu yazıp, sol hakkında ahkam kesip, yazının sonuna eline bulaşan ‘FETÖ’ sosunu bulaştırıp işin içinden çıkmayacak.

Salih Tuna, yazı yazmadan önce ellerini yıkamalıdır.

Sanki yıllardır bu ülkede ‘FETÖ’ ile düşüp kalkan bizatihi temsil ettiği siyaset değilmiş gibi yazıyor. Ayıp. ‘FETÖ’nün de eninde sonunda İslami bir tarikat olduğunu sana biz mi söyleyelim? ‘FETÖ’nün Amerikancı bir darbe girişiminin aktörü olduğu açık. Aynı zamanda İslami bir tarikat olması da…

TUNA’YA İŞBİRLİKÇİLERİ HATIRLATALIM, KOMÜNİSTLERİ ‘TANITALIM’…

Salih Tuna, önce, oturup bu gerçekle yüzleşmeli, bu İslamcılar niye hep Amerikan emperyalizminin kuklası oluyorlar diye düşünmeli… Hem de uzun uzun düşünmeli. Bugün “Erdoğan” karşıtlığı üzerinden solcular batının dediklerine geliyor gibi bir serzenişte bulunacağına önce bu gerçekle yüzleşmeli.

Ama söz konusu emperyalizm ve solcular olunca, yazısında tamamen ters yüz ettiği gerçekleri bir bir sıralayalım. Dün bu ülkenin devrimcileri, komünistleri “kahrolsun emperyalizm” derken bugün de aynı şekilde tereddütsüz söylemeye devam ediyorlar.

TKH’nin kim olduğunu bilmiyor anlaşılan. TKH, TKP’nin mirasçısı ve devamı olarak kendisini gören yasal siyasal bir parti. 2014 yılında yaşanan ayrışma sonrasında “yolumuza devam ediyoruz” diyerek yola çıktılar.

BAŞKANLIK KİMİN İÇİN, KİME KARŞI?

Tuna’nın iddiası şu: Türkiye’de sol, tek başına Erdoğan düşmanlığı ve karşıtlığı üzerine kendisini kurmuş. Bu yüzden Erdoğan karşıtı batı ile yan yana düşüyor.

Komünistler açısından, özelde TKH açısından, durum hiç de böyle değil. Örneğin başkanlık sistemini, salt Erdoğan hırsı ile açıklamaya çalışmak, komünistlerin görüşü değil. Önce Salih Tuna, ezbere konuşmayı bırakmalı, bu ülkenin gerçek solcularını daha fazla okumalı. Örneğin TKH, bu seçimleri Erdoğan’ın başkanlık yolunu yapma seçimi olarak görmüş, AKP-MHP tarafından 24 Haziran’ın dayatıldığını, “tesis edilmiş” bir seçim olarak analiz etmiş ve 24 Haziran seçimlerini korsan seçim olarak değerlendirerek seçimleri boykot etmiştir. Farklı düşünseydi, bugün düzen solunun kuyruğuna takılabilirdi örneğin.

Tersine, başkanlık sistemi bir sürecin ürünü. 16 yıllık AKP iktidarının gerici dönüşümünün bir sonucu olarak görüyoruz. Bu süreci bir proje, düpedüz emperyalist bir proje olarak değerlendiriyoruz. İki kutuplu dünya sonrası emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi ile AKP’nin iktidar edilişi arasında mutlak bir uyum bulunuyor.

İkincisi, başkanlık sistemi, doğrudan sermaye diktatörlüğü anlamına geliyor biz komünistler için. Kabinede bulunan patronlara bakmak bile bu yalın gerçeği görmeye yeter de artar bile… Emperyalistlerin ve patronların çıkarını savunmanın AKP’nin temel karakteri olduğunu söylüyoruz.

KOMÜNİSTLERİN DE ERDOĞAN’IN DA SAFI BELLİ

Salih Tuna, şecaat arz ederken sirkatin söylüyor yazısında. Bakınız neler söylemiş:

Güya Erdoğan ABD ve AB’ye kafa tutuyormuş. Biz solcular ise sırf Erdoğan karşıtlığı yaparak, batının yanına düşüyormuşuz.

Erdoğan’ın bugün Avrupa Birliği emperyalizmine ve ABD emperyalizme kafa tuttuğunu söylemek büyük bir demagoji. Zaten kendi yazısında bizzat emperyalizmin aslında Erdoğan’ı nasıl koruyup kolladığını yazıyor, farkında bile değil!

Serdar Turgut’un yazısından alıntı yapmış, batının Erdoğan’a saygı duyduğunu anlatmaya çalışmış. Aynen, katılıyoruz!

Batı sence kime saygı duyar Salih Tuna? Bu emperyalistler saygı duyuyorsa, bilin ki emperyalizmle saygı duyduğu kişi arasında bayağı bir ortaklık vardır.

Son NATO toplantısındaki fotoğraflara bir baksaydı Salih Tuna, emperyalizmin koçbaşı silahlı örgütü NATO’da Erdoğan ve AKP ile hiçbir sorunları olmadığını anlayabilirdi. NATO’nun yeni güvenlik konsepti, yeni askeri güçler oluşturmak istediği ve Türkiye sermaye devletine yeni görevler vereceğini uzun uzun yazmaya gerek var mı? İzmir’de sence hangi NATO üssü var Tuna? Ya da İstanbul’da? İncirlik artık demode oldu, onu yazmaya bile gerek yok.

Bizim Erdoğan karşıtlığımız doğrudan emperyalizm karşıtlığıyla ilgilidir. Madem emperyalizme karşı sen de bir duruş sergiliyorsun, gereğini yerine getirmelisin Salih Tuna.

Önce sakince bir düşünmelisin. Suriye savaşında İsrail’in, ABD’nin, Fransa’nın ve bilumum emperyalistin Suriye’nin üzerine çullanmasını iyi düşünmelisin. Suriye’de İslamcı güçlere her türlü silah uzaydan mı geldi sence? Al sana bir İslamcılık ile emperyalizmin işbirliği daha. Ne diyeceksin Salih Tuna?

AKP iktidarının bu savaşın başından beri içinde yer aldığını, Büyük Ortadoğu Projesi’nin bizzat parçası olduğunu, Erdoğan’ın burada özel olarak rolü olduğunu, BOP eşbaşkanı olduğunu bizzat Erdoğan tarafından söylenmesini hatırlatıp geçiyoruz. Emevi Camii’nde Cuma namazı kılacağız diye “vatan-millet-Sakarya” pazarlayanların aslında emperyalizmin planlarının ortağı olduğunu bu ülkede sadece solcular söylüyor. Sen ne diyorsun Salih Tuna?

Söz konusu emperyalizm olunca Ilımlı İslamcılığı yazmaya gerek var mı? Aslında ılımlılıktan kastın uyumlu demek olduğunu sen daha iyi biliyorsun. Neyle uyum? AKP iktidarı ile Ilımlı İslamcılık tartışmalarının bütün dünyada başladığını bilmiyorsan, biz sana ne diyelim Salih Tuna?

Çin ve Rusya, Türkiye’nin emperyalizmin emir eri olmadığını söylüyormuş, Salih Tuna’ya göre… Madem bundan memnunsun, Rusya ile Suriye arasındaki askeri işbirliğini destekliyor musun Tuna?

EMPERYALİSTLER ‘KRAL’LARI SEVER

Finans-kapitalin küresel ağababaları Erdoğan’a ne karşı, ne de Erdoğan ABD’yi ve AB’yi iplemiyor! Bu demagojileri bırakmak gerek.

Türkiye katmerli sömürünün adı olan Gümrük Birliği’ne bağlı olacak, yabancı sermaye ülkemizde cirit atacak, Erdoğan Londra’da finans-kapitalin ağababaları ile görüşecek, sabah akşam yabancı sermayeyi ülkemize davet edecek, emperyalist şirketlerde CEO’luk yapanları bakan yapacak, ondan sonra da Erdoğan’ın batıyı iplemediğini iddia edecek.

Sen kendini uyut Salih Tuna?

Erdoğan’dan milli ve yerli bir kahraman çıkarmak yerine ülkemizin bütün değerlerinin emperyalizme nasıl peşkeş çekildiğini sadece özelleştirme süreçlerine bakarak görebilirsiniz. Ya da Telekom gerçeğini şöyle bir okusan!

Bugün başkanlık sistemi, iki kutuplu dünya sonrası bizzat emperyalist kapitalist dünya sistemine Türkiye kapitalizminin bağlanmasıyla ilgilidir. Doğrudan emperyalist bir proje olarak ülkemize dayatılmış bir projedir.

1923 yılında kurulan Cumhuriyet, emperyalist işgal koşullarında doğdu. Saltanatı kaldırdı, laikliği getirdi. Egemen ve bağımsız bir devlet olmak için. Sonra kapitalist yolu seçti, patronlar emperyalizmle işbirliği içinde Cumhuriyet’i kemire kemire bitirdiler. Bugün başkanlık sisteminin 1923 Cumhuriyeti’nin yıkılmasından başka bir anlamı bulunmuyor. Padişahlık desen var, bağımlılık desen var, patronların çıkarları desen var!

Bak Salih Tuna, emperyalistler hep kralları sever. Suudi Arabistan, BAE, Katar gibi… Zamanında Osmanlı’yı paylaşırken Irak, Ürdün, Arabistan gibi onlarca parçaya bölmüşler, hepsinin başına kral atamışlardı. Bugüne benzemiyor mu Salih Tuna? Otur düşün, nereye gidiyoruz diye…

KÖŞENDEN BAKINCA NATO’DAN ÇIKMIŞ MI GÖRÜNÜYORUZ?

Bu ülkenin komünistleri dün olduğu gibi bugün de emperyalizme karşı duranlardır. Onlar ortak biz pazar dedik, AB’ye hayır dedik. AB ile ilişkileri sürdürmek isteyen kim Tuna?

Altıncı Filo defol diyen bizdik. Bugün ülkemizi NATO’ya sokanlar, NATO ile geleceğini kuranlar, NATO’nun askeri olanlar kim Salih Tuna? Erdoğan NATO’ya karşı da biz mi bilmiyoruz?

Kommer’in arabasını ODTÜ’de yakan bizdik. Bugün NATO zirvesinde Trump’la ahbap çavuş fotoğrafları çektiren kim Salih Tuna? Erdoğan, toplantıya katılmadı da biz mi bilmiyoruz? Ya da Erdoğan NATO’dan çıkıp, AB ile köprüleri atıp Rusya ve Çin ile eşit şartlar altında işbirliği kuruyor da kimse mi bilmiyor? Yoksa sen bunları kafanda mı kuruyorsun Salih Tuna?

Salih Tuna, komünistlere laf etmiş. Laf ederken, sirkatin söylerken şecaat eylemiş.

Bu ülkede emperyalizmle işbirlikçilik aranacaksa en başta patronlar sonra siyasal İslamcılar gelir.

Komünistlere dil uzatacağına kendine bak Salih Tuna!

Yukarı