Dış Açı

Times: Erdoğan'ın markası çöktü

İngiliz Times gazetesi, 24 Haziran seçimleri öncesi adaylarla ilgili bir gözlem yazısına verdi.

İngiliz Times gazetesi, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçimler yaklaşırken “her gün yeni bir gaf” yaparak muhalefetin elini güçlendirdiğini öne sürdü. Times’a konuşan uzmanlar ise, Erdoğan’ın 24 yıllık reklamcısı Erol Olçok’un darbe girişiminde hayatını kaybetmesi sonrası “Erdoğan’ın markasının çöktüğü” yorumunu yaptı.

BBC Türkçe‘nin aktardığına göre, Gazetede Hannah Lucinda Smith imzalı yazıda, “Erdoğan’ın medya üzerindeki tam kontrolüne rağmen rakiplerinin gölgesinde kaldığı” görüşüne yer verildi.

Times’ın yazısı şu ifadelerle devam etti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi bir popülizm ustasının böylesine ahenksiz bir seçim kampanyası yürütüyor olması şaşırtıcı. Erdoğan Diyarbakır mitinginde sözlerini unutmuş gibiydi. Londra’da yatırımcılara yaptığı vahim konuşmalar liranın ani düşüşüyle sonuçlandı. Taksicileri hoşnut etmek için Uber’i yasaklayarak şehirli seçmenleri yabancılaştırdı.”

“İNCE KARİZMATİK, AKŞENER CAZİBELİ”

Seçim sonuçlarının hem Erdoğan hem de Türkiye için kritik bir kavşak olduğu belirtilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

“Medya üzerinde neredeyse tam kontrol sağlayan Erdoğan, yine de rakiplerinin gölgesinde kalıyor. Seküler aday Muharrem İnce Erdoğan’ınkiyle boy ölçülşen bir ince mizah ve karizmaya sahip. Cazibeli milliyetçi aday Meral Akşener ise Google’da cumhurbaşkanlığı sarayından bir dizi bedava oda ilanı verdi ve internet kullanıcıları AK Parti’yi arattığında karşılarına çıkıyor.”

“ÇATLAKLAR BAŞLADI”

Habere göre uzmanlar Erdoğan’ın kalemşoru Erol Olçok’un hayatını kaybetmesinin, “markasının çökmesinde” etkili olduğu görüşünü de dile getirdi:

“Erdoğan 24 yıl sonra ilk kez yeni bir pazarlama ekibiyle çalışıyor ve çatlaklar kendini göstermeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda Olçok’un danışmanlığında ona yoğun destek kazandıran iğneleyici tarz, şimdi aleyhine işliyor gibi. AKM’den arda kalanların fotoğrafı, Türkler’e Cumhuriyet’in kurucu ilkelerinden ne kadar uzaklaştığını hatırlatmaktan öteye gidemedi.”

 

Yukarı