Dış Açı

"Menbiç anlaşması ABD tarafından Erdoğan'a verilen bir hediye"

Eski CIA uzmanı Henri Barkey, Menbiç anlaşmasına dair konuşarak, anlaşmanın ABD tarafından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a verilen bir hediye olduğunu söyledi.

Türkiye tarafından hakkında yakalama kararı bulunan CIA uzmanı Henri Barkey, son dönemde gündemde olan Menbiç konusuna ilişkin “Menbiç Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için seçimler yüzünden önemliydi, ABD Erdoğan’a bir hediye verdi” ifadelerini kullandı. Barkey ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda ‘Erdoğan’ın kazanmasını beklediğini’ ifade etti.

Sputnik’in aktardığına göre 15-16 Temmuz 2016 tarihinde Büyükada Splendid Otel’de yapılan toplantıda darbe girişimini organize edip koordine ettiği ileri sürülerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan CIA uzmanı Henri Barkey, ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) tarafından düzenlenen ‘Kuzey Suriye: ABD, Türkiye ve Kürtler’ başlıklı panelde Türkiye ile ABD arasında yapılan Menbiç görüşmelerine değindi.

“Barkey, Menbiç konusunda anlaşma sağlanmasının Erdoğan için önemli olduğunu” belirtti ve “Her şeyden önce, Menbiç meselesi Erdoğan için seçimler yüzünden önemliydi, bir açıdan, ABD ona bir hediye verdi. Bu, Erdoğan’ın istediği bir şeydi ve sonunda istediğini aldı” ifadelerini kullandı.

‘YPG BİR ARAÇ OLARAK ORTAYA ÇIKTI’

Aynı panelde “YPG bir araç olarak ortaya çıktı ve yalnızca ABD’nin kullanabileceği bir araçtı” şeklinde konuşan Barkey, ABD ile Türkiye arasında yapılan Menbiç anlaşmasının ardından YPG’nin konumuna değinerek “YPG’nin Menbiç’ten daha önce çekilmemiş olması mantıklı değil, orayla herhangi bir ilgileri yoktu. Yani, demek istediğim, ilgileri batıyla bağ kurmak açısından bir süreliğine vardı” dedi.

‘ANLAŞMANIN BİR PARÇASI DEĞİL’

“Eğer Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun gerçekleşen buluşmanın ardından yaptığı yorumlara bakacak olursanız, onun basitçe ‘Şimdi Menbiç’i aldık ve daha doğuya doğru ilerleyeceğiz’ dediğini görürsünüz” diyen Barkey, Çavuşoğlu’nun Kandil mesajıyla ilgili olarak “Bunun anlaşmanın bir parçası olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

SURİYE’DEKİ KÜRTLERE NE OLACAK

“YPG ve Suriye’nin kuzeyindeki Kürt varlığı üzerinden yaşanan gerilimle” alakalı olarak “Bu durum mevcut temel probleme ışık tutuyor. Temel problem hiçbir zaman Menbiç değildi. Temel problem, Suriye’deki Kürtlere ne olacağı” ifadelerini kullanan Barkey, Türkiye’nin kuzey Suriye’de herhangi bir Kürt varlığını kabul etmeyeceğini vurguladı.

Eski CIA uzmanı, “Şimdiki duruma göre, Türkler Fırat’ın yalnızca batısında değil, doğusunda da herhangi bir şekilde Kürt yönetiminde bulunan bir bölgenin varlığını kabul edilemez bulacaklardır. Bu durumda, bölgede bazı problemlerle mi karşılaşacağız? Bu ilk aşamaya ulaşmak zor değil, ancak bu devam eden bir süreç ve bazı problemler yaşanacak” dedi.

‘BARIŞ SÜRECİNE DÖNÜLECEK Mİ?’

Barkey, katılımcılara yöneltilen “Türkiye ve PKK arasında yeniden bir barış süreci oluşması için ne gerekiyor?” sorusunu ise Erdoğan’ın siyasetteki başarısıyla ilişkilendirerek “Erdoğan müthiş bir politikacı. Aynı anda bir sürü farklı şeyi idare edebilmesinden ötürü, eskiden onun bir beyni olmadığını, bir süper bilgisayarı olduğunu düşünürdüm. Ancak Erdoğan bunu kaybediyor” dedi.

Buna ek olarak Barkey, “AKP ile PKK arasındaki barış sürecinin yeniden kurulup kurulmayacağına” dair “Bu konuyla ilgili olarak, eğer seçimlerden zaferle ayrılırsa Erdoğan’ın ‘affedici’ bir politikacı olabileceğini ve barış sürecine geri dönülebileceğini düşünmüştüm. Ancak, artan bir şekilde gözlemlediğim iki şey var. Bunlardan birincisi, Erdoğan’ın git gide düzensizleşmesi” ifadelerini kullandı.

‘İKİNCİ TURDA ERDOĞAN KAZANACAK’

Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerine giden süreçte “muhalefet tarafından öne çıkarılan yeni yüzler sebebiyle hata yapmaya başladığını” belirten Barkey “İkinci olarak, ana muhalefetin aday olarak karşısına çıkardığı yeni yüz, Erdoğan’ın oyununu bozdu ve Erdoğan hata yapıyor. Bu yüzden Erdoğan, daha da savunmacı bir hale geliyor. Erdoğan her zaman ‘intikamcı’ bir insandı, ancak bu sefer meseleyi çok daha aşırı bir duruma doğru ilerletiyor” ifadelerini kullandı ve seçimlerden galip ayrılsa dahi Erdoğan’ın bu tutumunu değiştirmeyeceğini vurgulayarak “Bu yüzden Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda kazansa bile —ki kazanmasını bekliyorum- bu meselede ‘affedici’ bir tutum alacağını düşünmüyorum” dedi.

‘SEÇİMLERDEN SONRA BÜYÜK BİR HUZURSUZLUK YAŞANABİLİR’

Barkey, seçim sonrası Türkiye’sinde “barış sürecini” hatırlatarak, “Barış sürecinde önemli olan şey, Türk devletinin PKK ve onun liderliğiyle doğrudan görüşmesiydi. Yani bu eşik bir kere aşıldıktan sonra ‘Ben teröristlerle konuşmam’ diyemezsiniz. Teröristlerle konuştunuz, onlarla anlaşmalar yaptınız ve aslında bu anlaşmaları uyguladınız da. Bu yüzden bu argüman artık geçerli değil” dedi.

Seçim sonrası Türkiye’sinde Kürt meselesinin akıbetine ilişkin de ‘huzursuzluk’ uyarısı yapan Barkey, “PKK’nın hükümeti masaya oturtma konusunda zorlayacağını” belirterek “Seçimlerden sonra bu durum, büyük bir huzursuzluğa, belki şiddete mal olacak ancak Türk hükümeti Kürtlerin siyasi organları tarafından kesinlikle bir barış sürecine zorlanacak. Ancak eğer seçimlerde muhalefet kazanırsa, bu sefer başka bir oyun kurulacak” ifadelerini kullandı.

Yukarı