Serbest Kürsü

SERBEST KÜRSÜ | Kulleteyn

“Sosyalizm, sosyalist iktidar, ulaşılmayacak bir hedef değil, ütopik bir mücadele de. Yalnızca siyasi hattınızı doğru inşa etmeniz gerekir…”

Kerem Usluer

“Yeni bir Cumhuriyet, ülkemizin ilerici, yurtsever, cumhuriyetçi ve emekçi halkının kendi kaderini eline almasıyla mümkündür. Ülkemizi gericiliğin karanlığından çıkaracak, emperyalizmin boyunduruğundan kurtaracak ve sermayenin diktatörlüğünden kurtaracak tek güç emekçilerin örgütlü gücüdür. Bugün halkın örgütlü gücü dışında bu gidişe dur diyecek başka bir güç yoktur.”

Sosyalizm, sosyalist iktidar, ulaşılmayacak bir hedef değil, ütopik bir mücadele de. Yalnızca siyasi hattınızı doğru inşa etmeniz gerekir.

Bu inşa sürecinde bir komünist olarak yapacağınız işler o kadar da fazla ve zor değildir; sürekli okumak, yorumlamak, aktarmak, örgütlemek, örgütlenmek ve iktidar için tuğlaları doğru, sağlam yerleştirmek. Sizin işinizi kolaylaştıran sağlam ideolojik donanım, eğilmeyecek, büzülmeyecek bir omurga, savrulmayan bir siyasi hattır. Bunlara sahip değilseniz işler zorlaşır, her esen rüzgar sizin yönünüzü değiştirir.

Bu rüzgarlar en çok seçim ve sandık söz konusu olunca eser. Siyasetinizi kitlelere duyurmak için bir araçtır sizin için ama bilinmeli ki, rüzgar herkesi sizin kadar dik tutmaz.

Önümüzde yine bir seçim var, korsan bir seçim.  Düzen partileri, ittifakları tam düzene uygun şekilde sağdan başlayarak en sağa doğru dizilmiş. Denilebilir ki, sol var hatta sosyalistler var bunların içinde, ama ne yazık ki sermaye sınıfı ile barışık, emperyalizme yalandan bile olsa karşı durmamış, gericilik için listelerinde yer ayıranlar bırakında sağda kalsın. Evet  sol boş, sol yamanmış, yamanmayı içselleştirmiş. Hiçbir partinin sermaye ile derdi yok, kimse işçi sınıfını temsil iddiasında değil, işçi sınıfını iktidara taşıyacak bir programa sahip parti yok. Seçim bildirgelerinde sermayeye güvence üstüne güvence veriliyor. Emperyalizm ile tam uyum içinde olan parlamento, seçim sonrasında tarihindeki en gerici döneme aday ve maalesef ki buna katkının bir kısmı da, kendine sol diye yakıştıranlardan geliyor.

Derdimiz düzeni değiştirmektir, düzen ile uyum sağlamak değil. Bu yüzden siyasi hattınıza uygun, bağımsız bir odak yoksa ve engellenmişseniz doğal olarak sandığa gitmeyi reddedersiniz. Bunu sınıfa anlatmak kolay olur, doğru yol ve araçla ulaşırsanız eğer…

Size basınç uygulayan yok mudur, vardır, bunlar rüzgâra kapılanlardır.

Kendi omurgasızlıklarının, yanlış siyasetlerinin sonuçları olarak eklendikleri siyasi yapının çatısı altından size basınç uygularlar. Bir meşrutiyet sorunları vardır, sizin seçiminiz rahatsız eder, bundan kurtulmak içinde üç gün sonra çöp olacak gerekçeler üretirler. Geçmişte faşizm karşısında cepheler kurup mücadeleyi “yalnızca” buna indirgeyenler, şimdi demokrasi için mücadele verdiklerini bir arada durmak gerektiğini söylerler.

Geçmişteki hatalardan ders alınmamıştır, hatalar ile dün ve bugün yüzleşmeye davet edildiğinde saldırı pozisyonu alınır. Buradan bir basınç çıkar, yüzleşmek yerine doğru hat bastırılmak istenir.

***

Kulleteyn bir suikast ile katledilen Turan Dursun’un kitabının ismi. Yaşadıklarını, çocukluğunu akıcı ve çarpıcı bir dille anlatır. İsmi ise Şafii mezhebinin bir inanışından gelir. Kulleteyn, iki kulle (yaklaşık 13 ton ) su demektir. “Durağan” bir suyun temiz sayılabilmesi için bu kadar olması yeterlidir. Daha az olamaz ve bu kadar oldu mu, içinde ne olursa olsun temiz sayılır.

İşte bu basıncın sizi sürüklemek istediği su budur.

Bilinmelidir ki ; kendi bağımsız hattında mücadelesini veren komünistler ne basınçlar atlatmıştır, sorumluluğu sınıfına karşıdır. Her basınç, her verilecek kavga, mücadeleyi büyütmüştür ve yine büyütecektir. Gücünü tarihinden alır, doğru ellerde yeni kuşakla buluşur ve bayrağı teslim alanlar bu bayrağı düşürmemek, sınıf mücadelesine doğru öncülük edebilmek için koşar, her rüzgara kapılmadıkları gibi her gördükleri suya da atlamazlar.

 

Yukarı