Medya

Burak Erdoğan'ın Sevim Tanürek'in ölümüne yol açtığı kazayla ilgili yazıya erişim engeli!

Erdoğan’ın büyük oğlu Burak Erdoğan’ın sürdüğü otomobille ses sanatçısı Sevim Tanürek’e çarpıp ölümüne yol açtığı kazayla ilgili 1998 tarihli yazıya erişim engeli getirildi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın ses sanatçısı Sevim Tanürek’e çarparak ölümüne yol açan trafik kazasıyla ilgili Hürriyet’te geçmişte kaleme alınan köşe yazısına engelleme kararı geldi.

Mahkeme kararını Hürriyet’in Okur Temsilcisi Faruk Bildirici köşesinde duyurdu. Bildirici köşesinde “Haftanın Engellenenleri” ara başlığıyla sıraladığı ve erişim engeli getirilen 7 ayrı yazı arasında sözkonusu engelleme kararını “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın ses sanatçısı Sevim Tanürek’e çarparak ölümüne neden olduğu trafik kazasını konu alan 1998 tarihli Emin Çölaşan yazısı.” diye belirtti.

İnternet kullanıcıları sözkonusu yazıya ulaşmak istediğinde artık bu uyarıyla karşılaşıyor:

Çölaşan’ın “Tayyip’in oğlu” başlıklı yazısında şu ifadeler yer alıyordu:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip’in oğlu, geçtiğimiz mayıs ayında bir trafik kazası yaptı ve ses sanatçısı Sevim Tan Ürek’e çarpıp ölümüne neden oldu.
Kazadan sonra düzenlenen raporda Burak Erdoğan dalgın araç kullanmaktan, Sevim Tan Ürek ise duran araçların arasından yola çıkmaktan hatalı bulundular.
Ölümlü bir trafik kazasından sonra sürücü genelde tutuklanır.
Tayyip’in oğlu tutuklanmadı.
Savcı ifadesini aldı, salıverildi. Sevim Hanım koma halinde hastaneye kaldırılmıştı. Birkaç gün sonra vefat etti, sanık yine tutuklanmadı!
İlk duruşma İstanbul’da önceki gün yapıldı.
Tayyip’in oğlu duruşmaya gelmedi.
Avukatı mahkemede açıkladı:
“Kendisi İngiltere’de, yabancı dil eğitimi görüyor.”
Duruşmadan tutuklama kararı da çıkmadı.
Bizim bildiğimiz Tayyip, son derece “Müslüman” adamdır!.. “Allah” der, başka bir şey demez! Bu yüzden siyasette yükselmiş, partisinin genel başkanlığına oynar duruma gelmiştir. Şimdi gelelim konunun esasına:
Böylesine “Müslüman” bir insanın oğlu trafik kazası yapacak ve bir ölüme neden olacak. Diyelim ki yasalar uygun ve tutuklanmayacak!
İyi de kardeşim, insan oğlunu hiç değilse ilk duruşmaya getirmez mi?
Ortada bir ölüm var.
Hatalı olan sürücüdür veya yayadır. Bunun hesabı yargı önünde verilmez mi?
Allah korusun, o kazada Tayyip’in oğlu ölüme neden olan değil de, ölen olsaydı ve karşı taraf duruşmaya gelmeye tenezzül etmeseydi, Allah sözünü dilinden ve siyasetinden düşürmeyen Tayyip, acaba ne hissederdi?
Bu yaptığı Müslümanlıkla, insanlıkla, vicdanla bağdaşır mı?
* * *
Bazı olaylar Türkiye’de sıradan Müslümanlarla, din ticareti yapanlar arasındaki farklılığın hangi boyutlara vardığını ne güzel gösteriyor!
Sıradan Müslüman böyle bir kaza yapsaydı, şimdi içeride yatıyor, mahkeme önünde hesap veriyor olacaktı.
Sıradan Müslüman, kaza yapıp insan öldüren çocuğunu İngiltere’ye gönderemezdi… Gücü ve parası yetmezdi.
Ama Tayyip’in çocuğu olunca iş değişiyor! Duruşmaya da getirilmiyor.
Oğlan İngiltere’ye gönderilmiş! Dil eğitimi görüyormuş!”

Din tüccarlarının çocukları yurtdışı okullarda, kolejlerde okurlar. Altlarında 40 milyarlık arabalarla dolaşırlar, babaları gibi Versace giysiler giyerler.
Ayın sonunu getiremeyen milyonlarca Müslüman aile inim inim inlerken, din tüccarlarının çocukları her çeşit dokunulmazlık zırhı ile kuşatılmıştır.
Başlarına bir iş geldiğinde, etkili ve yetkili babaları ve yakınları hemen devreye girer. Yasalar, onlar için geçerli değildir. Sömürü çarkı işte böyle çalışır…
Çünkü din tüccarları zengindir, uyanıktır. Ağızları laf yapar!
“Yüce Allah… Peygamberimiz efendimiz… Camiler kışlamız, minareler süngümüz, müminler askerimiz…”
Amaç, kandırabildikleri müminleri kendi emir erleri olarak kullanmaktır.
* * *
Tayyip’in oğlu trafik kazası yapmış, bir insan öldürmüş. Tutuklanmamış, üstelik İngiltere’ye gönderilmiş. Duruşmaya gelme zahmetine bile katlanmamış. Bu haberi dün gazetelerde okuyunca, hiç şaşırmadım.
Trafik kazasından içeride yatan “Sahipsiz Müslümanlar” düşünsün, hesabını bu dünyada vermekten korkan din ve iman işportacıları düşünsün!
Ama bilsinler ki, bu dünyada verilmeyen hesaplar bir gün Allah’ın huzurunda verilecektir.
Birkaç gün önce Recep Tayyip Erdoğan’a burada bir soru sormuştum.
Acaba bu davanın sonucu ne olmuştu? Mahkeme ne karar vermişti, oğlu ceza almış mıydı? Belgeleri bana göndermesini istirham etmiştim. Aradan günler geçti, Tayyip’ten tık yok!”

Yukarı