Sol Şerit

Komünistlerden eylem: Siyonist ve işgalci İsrail devletine dur denmelidir

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) İstanbul il örgütü üyeleri, siyonist ve işgalci İsrail devletinin Filistin halkına dönük vahşice saldırılarını protesto etti.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) siyonist ve işgalci İsrail’in Büyük Geri Dönüş Yürüyüşüne yönelik vahşice saldırılarını protesto etmek ve Filistin halkıyla dayanışmak üzere bir çağrıda bulunmuştu.

Bugün saat 14.00’da İstanbul İsrail Başkonsololuğu önünde buluşan TKH İstanbul İl Örgütü üyeleri, işgalci İsrail devletinin Filistin halkına yönelik saldırılarını kınarken, siyonist İsrail’in bu saldırılarına dur denilmesi için çağrıda bulundu.

Eylemde sık sık “İşgalciler her zaman kaybeder”, “Filistin halkı yalnız değildir”, “Katil İsrail Filistin’den defol” sloganları atıldı. Polisin konsolosluk önünde geniş güvenlik önlemleri aldığı gözlemlendi. Basın açıklamasında ilk olarak söz alan TKH MK üyesi Ahmet Yenil İsrail’in saldırganlığını kınadıklarını belirtirken, iktidarı da İsrail ile işbirliğini kesmesi konusunda uyardıklarını belirtti. Ayrıca Yenil açıklamasında “her kim Suriye’de cihatçıları besliyorsa o İsrail’in dostu, Filistin’in düşmanıdır” dedi.

Basın açıklamasını ise TKH adına Irmak Ildır okudu. Basın açıklamasında şunlar söylendi:

“Yıllardır Siyonist İsrail’in işgal politikası altında kan gölüne dönen Filistin toprakları bir kez daha saldırı altında. Emperyalizmin bölgedeki jandarması olan İsrail devleti, Filistin halkının meşru taleplerine bir kez daha katliamla cevap verdi. Filistin halkının 1976’dan bu yana andığı Toprak Günü İsrail’in sınır tanımaz şiddetiyle karşı karşıya kalırken, İsrail devletinin bölge halkları için yalnızca kan ve gözyaşı dışında bir şey sunmadığını da bir kez daha göstermiş oldu.

Tüm bu politikalar İsrail devletinin ve Ortadoğu’daki emperyalist müdahalelerin emekçilerin düşmanı olduğunu göstermektedir. Filistinli emekçilerin hukuksuz bir biçimde sürülmesinin müsebbibi olan emperyalist politika aynı zamanda ikiyüzlüdür. Bir yandan görüşme adı altında oyalanan Filistin mücadelesi, diğer yandan İsrail’in açık şiddet politikalarıyla süngüsü düşürülmüş bir görünüm kazandırılmaya, halkın halkı talepleri şiddet yoluyla bastırılmaya çalışılmaktadır.

Bu durum kabul edilemez! Filistin halkının 42 yıl önce siyonist İsrail ve emperyalist ABD siyaseti gereğince topraklarından sürülmesinin ardından gerçekleştirilen “Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü” Filistinlilerin özlemini çektiği bağımsızlık dışında başka bir anlamı yoktur. İsrail devletinin halka dönük bu katliamcı tutumu onun iç yüzünü ve gayrı meşruluğunu göstermektedir.

31 kişinin öldüğü, 1500’den fazla kişinin yaralandığı bu katliam haydutça bir saldırıdan başka bir şey değildir. İkiyüzlü emperyalistlerin bu katliam sonrasında takındığı sessizlik tavrı ise emperyalistlerin asla Filistin halkının dostu olamayacağını bir kez daha Filistinlilere göstermiştir.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi bu katliamı bir kez daha lanetler ve direnen Filistin halkının yanında olduğunu belirtir. Gazze’ye uygulanan gayrı meşru ablukanın kaldırılmalı, Filistin halkının işgal edilen topraklarına geri dönmeli ve Filistinlilerin bağımsız ve egemen bir devlete sahip olmalıdır.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi bu katliam nedeniyle ülkemizin İsrail yanlısı politikasını bir kez daha kınar. “Van Minüt” çıkışına sığınan AKP’nin İsrail ile olan ticari ve askeri ilişkilerine dokunamadığını hatırlatırız.

Türkiye’nin emekçi halkı İsrail ile kurulan bu ilişkilerin karşısındadır. İsrail’in katliamcı politikalarına karşı verilecek yanıt içi boş gürlemeler değil, Konya’daki jet üssünün İsrail’e kapatılmasından, ticari ilişkileri askıya almaktan ve siyasi işbirliğine son vermekten geçer.

Bu politikalar dışında İsrail devletinin katliamlarına ve Ortadoğu’da emperyalist hamlelere karşı durmanın bir imkânı bulunmamaktadır. İsrail devleti ile kader birliği bulunan gericiliğin ne Filistin’de, ne de Ortadoğu’da böyle bir adım atamayacağını biliyoruz. Filistinlilerin diplomatik çıkışlara değil, uluslararası dayanışma ihtiyacı var. Uluslararası dayanışmayı ise yalnızca emekçiler anti-emperyalist bir siyasetle gerçekleştirecektir.

Bu vesileyle bir gerçekliği daha yineliyoruz; emperyalizmin bölge politikalarının parçası olup, İsrail’e karşı çıkmak mümkün değildir. Filistin’de de, Suriye’de de, bölgemizin diğer yerlerinde de gericiler ve emperyalistler kaybedecek, emekçi halklar kazanacak!

Ortadoğu emperyalistlerin çöplüğü değil, emekçi halkların bahçesi olacak!

Türkiye Komünist Hareketi

Genel Merkez”

Yukarı