Kadınların Sesi

Emekçi kadınlar Antalya'da 8 Mart etkinliği gerçekleştirdi

İlerici Kadınlar Derneği Antalya Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ‘Emekçi Kadınlar Konuşuyor’ konulu bir söyleşi düzenledi.

İlerici Kadınlar Derneği (İKD) Antalya Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ‘Emekçi Kadınlar Konuşuyor’ konulu bir söyleşi düzenledi.

İlerici Kadınlar Derneği (İKD) Genel Sekreteri Nuray Yenil’in 8 Mart üzerine hazırlanan kısa konuşma videosunun izlenerek başlayan etkinlikte, ilerici ve emekçi kadınların gericiliğe, yoksulluğa ve sömürüye karşı mücadeleyi örgütleme zorunluluğu konuşuldu. 8 Mart’ın sınıf mücadelesi ile olan bağının günümüzde gizlenmeye çalışılmasından, 8 Mart’ın bir tür “tüketim günü”ne indirgenme çabasından ve kadın özgürlüğünün “girişimcilik” ile sağlanabileceğinin vaaz edilmesinden şikayetçi olduklarını dile getiren kadınlar, 8 Mart’ların tarihsel anlamına uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiler.

Farklı mesleklere sahip öğrenci, emekçi, emekli ve işsiz kadınların katıldığı etkinlikte, 1857 yılındaki 10-12 saatlik çalışma sürelerinin günümüzde de değişmediği belirtilirken,  kadınların iş bulmakta zorlandıkları, sahip oldukları işlerde aynı işleri yapmalarına karşın erkeklerden daha az ücret aldıkları belirtildi. İş arama süreçlerinde türlü tacizlere maruz kaldıklarını belirten kadınlar, bu sistemin değiştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade ettiler.

Etkinlikte söz alan bir ev işçisi, kendisinin hem güvencesiz çalıştırıldığını hem de işçi statüsünde bile görülmediğini belirterek, evlerin bir tür özel alan olarak tanımlandığı için çalıştıkları yerlerin denetlenmemesinden şikayet etti.

Kadınların özgürleşmesi için yalanlara başvurulduğunu ifade eden bir başka katılımcı, “Girişimcilik bizlere çözüm olarak sunuluyor. Oysa bu sistemde emekçi kadının bireysel olarak kurtulabilme şansı yok. Etrafımız türlü zorluklarla KOSGEB kredisi almış ve batmış kadınlarla dolu. Mikro kredi denen 500-700 TL’lik ödemelerle kadınlar nasıl kurtulabilir?” diye konuştu.

“Kadın olmak yetmez”

Etkinlikte en fazla tartışma konusu olan gündem ise, düzen siyasetçileri ve burjuva medya tarafından sıklıkla dillendirilen 8 Mart’ın “tüm kadınların günü olması” söylemi oldu.

Söz alan bir katılımcı, “Bakıldığında ‘tüm kadınlar birlikte’ söylemi çok sıcak ve doğru geliyor. Ancak Leyla Alaton ile Güler Sabancı ile aynı durumda değiliz, aynı şeyleri talep etmiyoruz. Bu halde mücadeleyi nasıl birlikte yürütebiliriz ki?” diye konuştu. Hayata Hülya Koçyiğit, Hülya Avşar ve Kezban Hatemi ile aynı yerden bakmadıklarını belirten katılımcı, gericilikle derdi olmayanın, kadınlara birincil görevlerinin “anne olmak”, “eş olmak” olduğunu vaaz edenlerle aynı kimliğe sahip olmadıklarını belirtti.

“Bizler emekçi ve ilerici kimliğimizde ısrar etmeliyiz”

Başka bir katılımcı, “Çocuk istismarları, tecavüzler gündem olduğunda “bir kereden bir şey olmaz” diyerek Ensar Vakfı’nı aklayan AKP’li bakan kadın değil miydi? Kadın olmak yetmez, bizler emekçi ve ilerici kimliğimizde ısrar etmeliyiz” diye konuştu.

Etkinlikte aynı zamanda en büyük sorunun örgütsüzlük olduğunun da altı çizildi. “Farkında olmak önemli ama bireysel farkındalık yeterli değil.” diye konuşan bir katılımcı, “Bu örgütlenmeyi ‘tüm kadınlar’ diyerek yapmamız mümkün değil. Bugün gerici KADEM de, sermayenin temsilciliğine oynayan emek düşmanı Meral Akşener de kadın kimliği üzerinden prim yapmaya çalışıyor. Buna geçit vermemek bizim işimiz” dedi.

Etkinlik İKD’nin 8 Mart basın açıklamasında sıraladığı taleplerin okunması ve söyleşilerin devamı kararı ile sona erdi.

Yukarı