Pusula

PUSULA | Ortadoğu’da Amerikan üsleri

ABD sayısı tam olarak bilinmeyen ve çoğu zaman varlıkları dahi kamuoyundan saklanan askeri üsleri, birçok politik ve askeri gelişmede stratejik öneme sahip.

TAYLAN YILMAZ

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) sayısı tam olarak bilinmeyen ve çoğu zaman varlıkları dahi kamuoyundan saklanan askeri üsleri, birçok politik ve askeri gelişmede stratejik öneme sahip. Bu üslerin dağılımı, ağırlıklı olarak emperyalist saldırganlığın yoğunlaştığı bölgelerde daha fazla varlık gösteriyor. Saldırganlığın yoğunlaştığı bölgelerin başında ise emperyalizmin neden olduğu istikrarsızlıkların her geçen gün daha da arttığı Ortadoğu geliyor. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere bölgedeki işbirlikçi rejimler ve bu ülkelerdeki askeri varlığı aracılığıyla birçok stratejik operasyon gerçekleştiren ABD, şu an Suriye’yi parçalama planlarını sürdürürken, İran’ın da etrafını sarmış durumda.

Yeşil Kuşak ve Ortadoğu

Ortadoğu’da Amerikancılığın kökenleri İkinci Dünya Savaşı’na kadar gitse de, özellikle 1970 ve 1980’li yıllarda Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin bölge politikaları ve Ortadoğu’da Amerikan karşıtı çizginin yükselişe geçmesiyle beraber ABD’nin bölgede izlediği anti-komünist politikalarla belirlendi.

Bu anti-komünist politikaların en önemlisi Yeşil Kuşak Projesi çerçevesinde yaratılan ve desteklenen cihatçı militanlar olarak görülebilir. Bu proje kapsamında kullanılan cihatçılar, emperyalizmin bölgedeki politikaları için belirleyici roller üstlendiler. El-Kaide’nin kurucularından Usame Bin Ladin, Sovyetler Birliği’ne karşı bölgede ABD’nin ac“Terörizmle Savaş” adı altında Ortadoğu’yu da içeren bir dizi askeri harekat başlattı. Kendi yarattığı canavarın peşine düşen ABD’nin bu askeri harekatları için kullandığı “Terörizmle Savaş” adının yalnızca bölgenin işgali ve tam yerleşme için bir bahane olduğunu söylemek mümkün. Aradan yıllar geçmesine rağmen, 2011 yılında “Arap Baharı” süreciyle emperyalizmin de desteğiyle Suriye’de başlatılan savaşta da Yeşil Kuşak Projesi’nin izlerini bulmak mümkün. Zira Suriye’de savaşan çeşitli cihatçı grupların çoğu ABD tarafından “rejim değişikliği” beklentisiyle Suriye hükümetine karşı desteklendi.

Suriye’nin Kuzeyi Amerikan işgali altında

Cihatçı gruplara ek olarak, ABD ile askeri ve politik bir işbirliği içerisinde bulunan Kürt siyasi hareketi de emperyalizm için bölgede önemli bir kart durumunda.

Suriye’nin Kuzeyinde, YPG’nin başını çektiği ve cihatçı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gibi çeşitli gruplardan ayrılan militanların da dahil olduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolü altında bulunan bölgelerde yoğun bir Amerikan askeri varlığı bulunuyor. Buna ek olarak, SDG güçleri, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyon tarafından da destekleniyor ve silah yardımı da alıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamaya göre Suriye’nin Kuzeyi’nde SDG’lileri “eğitmek için” yaklaşık 1200 Amerikan askeri bulunuyor.

(Görsel 1: 26 Temmuz 2017 itibariyle Suriye’nin Kuzeyi’ndeki SDG kontrolündeki bölgelerde Amerikan üslerini gösteren harita. Kaynak: The American Conservative)

İran’ın etrafı sarılmış durumda

Batı merkezli medya kuruluşları tarafından her fırsatta saldırganlıkla suçlanan uzun yıllardır yoğun bir ambargoya maruz kalan İran’ın etrafı Amerikan üsleriyle sarılmış durumda. ABD’nin bölgede izlediği politika da tam olarak buraya oturuyor.

Forbes’un verilerine göre, Ürdün’de yaklaşık 1.500, Irak’ta yaklaşık 5.165, Kuveyt’te yaklaşık 15.000, Bahreyn’de yaklaşık 7.000, Katar’da yaklaşık 10.000, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) 5.000, Umman’da ise yaklaşık 200 Amerikan askeri bulunuyor.

Tahmin edilebileceği üzere, bölgede Amerikan çıkarlarıyla tam uyumlu bir siyaset yürüten ve bölgedeki emperyalizm destekli savaşlarda büyük rol oynayan Katar, Kuveyt, Bahreyn ve BAE gibi gerici körfez ülkeleri en fazla Amerikan askerine ev sahipliği yapıyor.

Bölgedeki en büyük üs ise Katar’ın Doha şehrinin yaklaşık 20 kilometre batısında bulunan Al Udeid Hava Üssü. Yaklaşık 10.000 Amerikan askerinin bulunduğu bu üs, 120 uçak kapasiteli. ABD’nin Irak, Afganistan ve Suriye’deki hava operasyonları da buradan yönetiliyor.

Tam rakam bilinmemekle beraber, 2017 yılının Kasım ayındaki verilere göre, sadece Ortadoğu’da bulunan Amerikan askerlerinin sayısının 54.000’den fazla olduğu belirtiliyor. 

(Görsel 2: İran’ı çevreleyen Amerikan üsleri. Kaynak: Iblagh)

Koşulsuz şartsız anti-emperyalizm!

Sovyetler Birliği’nin de çöküşüyle beraber dünyanın her yerinde istediği gibi at koşturabileceğini düşünen Amerikan emperyalizmi, Arap Baharı adı altında bu sürece yeni bir boyut kazandırırken, Suriye’de istediğini elde edemedi. Bununla beraber doğrudan savaş Suriye’de yoğunlaşmış olsa da, ABD her fırsatta İran’a ve Lübnan’a yönelik hamleler gerçekleştiriyor. Bu tablodan çıkışın yolunu ise anti-emperyalist bir mücadele hattı etrafında birleşen bölge halkları gösteriyor.

Yukarı