Köşe Yazıları

Afrin Operasyonu’nda yanıtlanması gereken sorular

ABD emperyalizmi…

İsrail siyonizmi…

Körfez gericiliği…

AKP gericiliği ve yeni-Osmanlıcılığı…

Bugün Suriye’de yaşananların müsebbibi bu tarihsel ittifakta aranmalıdır. Bu güçler tarafından kullanılan cihatçı çeteler, ayrıca not edilmelidir.

Şer Cephesi, Ortadoğu’yu kan gölüne çevirdi. Bir kutsal ittifak emperyalizmin emelleri doğrultusunda yan yana gelerek büyük bir dizayna girişti: İsrail için Suriye’nin ele geçirilmesi. Sonraki hedef ise İran’dı.

Olmadı, ancak savaş devam ediyor; yeni planlar devreye giriyor.

Ara not olarak şu söylenmelidir: Siyasal İslamcılık, bütün Batı karşıtı söylemine rağmen, objektif olarak İsrailcidir ve emperyalizmin beşinci koludur. Bugün siyasal İslamcılık adına akıl fikir yürütenlerin, tarihsel olarak oynadıkları rol bundan başkası değildir.

Emperyalizmin sömürgecilik tarihini biliyoruz. Afganistan’ın, Irak’ın işgali daha dündü ve bugün Suriye’nin bölünmesinin ve ABD emperyalizminin burayı işgalinin hesapları yapılmaktadır.

Artık tablo herkes için açık. Fırat nehrinin böldüğü Suriye’de parçalanmanın adımları atılıyor, Fırat’ın doğusuna ABD üsleri kuruluyor, Fransa üs konduruyor, Suriye’nin petrol ve doğal gaz kaynakları ele geçirilmek isteniyor.

Bugün, kimse bu işgali konuşmuyor, bu işgale karşı tutum geliştirmiyor. AKP, ABD’nin PYD’yi silahlandırmasından şikayet ediyor, ancak ABD’nin Suriye’deki varlığını tartışma konusu bile yapmıyor. Pazarlık, AKP ve ABD arasındaki temel ilişki biçimi. Yalnızca AKP değil, HDP de ve düzenin bütün güçleri, emperyalist işgale karşı sesini çıkarmıyor.

ABD, IŞİD’i bahane etti, PYD’nin arkasına geçti, Suriye’ye yerleşti. Bu durum ABD emperyalizminin işgalini meşru kılamaz. Tersine, işgalin yolu yapılmıştır.

ABD’nin Kürt siyasi güçlerini desteklemesi ve buraya yerleşmesi bir ve aynı şey haline gelmiştir. Durum budur. Bugün Kürt siyaseti üzerinden ABD bölgeye yerleşiyor. Rojava Devrimi, bu gerçeklerin altında kalmıştır.

“Emperyalist işgal” merkeze konmadan, Suriye’de yaşanan gelişmeler, Kürt siyasi hareketinin rolü ve Afrin operasyonunun olası sonuçları ele alınamaz.

Bugün emperyalist işgale ses çıkarmayan, zaten Suriye’nin bu hale getirilmesinin şer cephesinin önemli parçası olan AKP iktidarının ABD emperyalizmi ile savaştığını mı düşünüyorsunuz? Yoksa yeni planda herkes yerini mi almak istemektedir?

Türkiye sermaye devleti ve AKP tarafından başlatılan Afrin operasyonu, ancak ve ancak bu sorular bağlamında daha gerçek bir yere oturtulabilir.

ABD, ayrılıkçı PYD’yi silahlandırmış ve yerleşmiştir. AKP de, muhalif cihatçı ÖSO’yu silahlandırmaktadır ve Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın batısında kendisine alan açarak oluşan fiili durumu bozmaya çalışmaktadır.

ABD ve AKP’nin politikaları özünde aynıdır, yöntemi birdir. Asıl görülmesi gereken budur. Meseleyi tek başına Türkiye’deki Kürt sorunu ekseninden değerlendirmek bazı gerçeklerin görülmesinin üzerindeki sis perdesidir. Mesele Suriye ve Suriye’deki yeni durumdur.

Afrin operasyonunun bir boyutu bu: Suriye’nin bölünmesi ABD’nin planı. Bugün Afrin operasyonu, bu bölünmenin araçlarından birisi haline gelebilir.

Bu anlamıyla Afrin operasyonu, ABD’nin Suriye politikalarına karşıtlık değil, belli açılardan paralellik taşıyan nitelik barındırıyor. AKP’nin, kutuplaştırma siyaseti bir kez daha devreye sokuluyor, bu sefer PKK üzerinden bir kutuplaştırma girişimi ile dün “ABD ile yapılan şer cephesi ittifakı” unutturulmaya çalışılırken bugün ABD’nin yeni planının üzeri örtülmektedir.

Daha dün, bilumum cihatçı örgütlere silah yardımı yapan emperyalist ABD’nin yanında olan AKP, bugün Suriye’de PYD’yi silahlandıran ABD’ye kızmaktadır. Burada anti-emperyalist bir tutum yok, müttefikler arasında pürüz çıkmıştır.

Ancak, Suriye’nin parçalanmasında ortaklık devam etmektedir. NATO başta olmak üzere emperyalist merkezlerin bu operasyona karşı durmamalarının bir nedeni olmalıdır. En önemli sorulardan birisi budur.

AKP tarafından ÖSO güçlerinin yerleştirileceği bölgelerin Suriye devletine doğrudan bağlanacağını mı düşünüyorsunuz?

Eğer Suriye Ordusu, Afrin’e girerse peki ne olacaktır?

AKP’den emperyalizm karşıtlığı çıkarmaya çalışmayın, ortada emperyalizmin kuyruğuna takılmanın büyük sıkışmışlığından başka bir şey yoktur.

Yukarı