Medya

Barlas: AKP sağlıklı eleştiri ve özeleştiriden yoksun

AKP’nin yayın organı Sabah yazarı Mehmet Barlas, AKP’nin sağlıklı eleştiri ve özeleştiriden yoksun olduğunu ifade etti.

AKP’nin yayın organı Sabah’ın yazarı Mehmet Barlas, AKP’nin ‘sağlıklı eleştiri ve özeleştiri’den yoksun olduğunu öne sürdü. Barlas, “Demokrasilerde muhalefetin varlık sebebi ülke yönetimindeki hataların düzeltilmesi şansının artacak olmasıdır” dedi.

1980 öncesi Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan arasındaki çekişmeye köşesinde yer veren Barlas,  sözkonusu partilerin Kıbrıs sorununda ortak bir tutum takınmak yerine ‘kavga’ ettiğini belirterek, “Türkiye’nin bu kararsızlığı ile Yunanistan ve Kıbrıs Rumları ağırlık kazandı.” dedi. Yandaş isim, o dönemki muhalefet anlayışının bugün de AKP’ye karşı CHP ve HDP tarafından sürdürüldüğünü öne sürerek “AK Parti iktidarı hem sağlıklı eleştirilerden hem de özeleştiriden yoksun” diye yazdı.

Barlas’ın “Her iktidarın eleştiriye ve özeleştiriye ihtiyacı vardır” başlığıyla (10 Ocak 2018) yayımlanan yazısında o bölüm şöyle:

“Kıbrıs fatihi kim?

Şöyle bir yakın geçmişe bakalım… Eğer muhalefetler iktidarı yıkmaya dönük siyaset izlemek yerine, onların hatalarını gösterselerdi, şimdi kriz konusu olan pek çok sorun belki çözümlenmiş olurdu. Mesela Kıbrıs’a 1974’te askeri müdahale yapıldıktan sonra, Türk siyasetinde Ecevit ile Erbakan arasında “Kıbrıs fatihi sen misin yoksa ben miyim” içerikli bir kavga başladı.

Seçim arayışı

Oysa o sırada uluslararası camia Kıbrıs’a kalıcı bir çözüm için ilgili taraflara çağrılarda bulunuyordu. Başbakan olan Ecevit buna cevap vermek yerine “Kıbrıs Zaferi”ni bir seçim zaferine dönüştürmek için, koalisyonu dağıttı. Demirel ve Erbakan bu arayışı engellediler. İki tane Milliyetçi Cephe hükümeti kuruldu. 1977’ye kadar seçim yapılamadı.

İş 12 Eylül’e dayandı

Türkiye’nin bu kararsızlığı ile Yunanistan ve Kıbrıs Rumları ağırlık kazandı. Sonunda ABD ambargosu ve arkasından 12 Eylül 1980 darbesi geldi. Bu arada bizimle aynı yıl üyelik için yola çıkan Yunanistan Avrupa Birliği’ne girdi. Ve Kıbrıs hâlâ çözümsüz bir sorun olarak Türk dış politikasının ipoteği şeklinde duruyor.

Hasta bir anlayış

O dönemde muhalefet bozguncu damgası yemekten korkmasaydı ve iktidarın Kıbrıs’ta kalıcı çözüm yollarını kapatan yanlış tutumunu eleştirebilseydi, belki koalisyon ortakları olan Ecevit ve Erbakan da gerçeği görebilirlerdi.Bugün de CHP ve HDP’nin muhalefet çizgileri, demokratik siyaseti ölüm kalım savaşı ve nefret üretimi şeklinde belirlendiği için, AK Parti iktidarı hem sağlıklı eleştirilerden hem de özeleştiriden yoksun. Mutsuz ve az akıllı AK Partililer ise özeleştiri yapmak yerine fitne kazanı kaynatmayı tercih ediyorlar…”

Gündem

Yukarı