Emek Postası

Asgari ücret gerçeğini açıklıyoruz: AKP asgari ücreti gerçekten arttırdı mı?

Rakamlar Yalan Söylemez | Asgari ücret gerçeğini açıklıyoruz: AKP asgari ücreti gerçekten arttırdı mı?

Her yeni yıl emekçiler için aynı gündemle açılıyor: “Yeni yılda maaşlar ne olacak?”. Patronların iki dudağının arasında olan maaş artışı çoğu zaman “kepçeyle alınıp kaşıkla geri vermek” atasözüne uygun bir gerçekleşiyor. Çoğu sektörde bu durum bile fazla görülürken, her yıl sonunda asgari ücretin belirlenmesi için yapılan görüşmelerde de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Büyük oranda “seçim yatırımı” olarak görülen asgari ücret artışı, tüm şişirme söylemlere rağmen hala daha asgari yaşam koşulu sağlayamıyor.

İşçi sendikalarının beklentileri 4 kişilik bir işçi ailesinin açlık sınırını bin 857 lira olarak belirliyor. Öte yandan, TÜİK’in araştırmaları dahi mevcut asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu ortaya koyuyor. Geçtiğimiz günlerde Türk-İş, patronlar ve hükümet arasında yürütülen görüşmeler sonucunda asgari ücret 2018 yılı için net bin 603 lira olarak saptandı. Durum tartışmalara neden olurken, iktidar ve patron kanadından asgari ücretin “ederinden yüksek” olduğuna ilişkin değerlendirmelere geldi. 

Özellikle sermaye basını asgari ücretin Türkiye için “yüksek” olduğunu iddia ederken, AKP iktidarı ise artışı “kendilerine” yonttu.  Pek çok bakan asgari ücretin kendilerinden önce yerlerde süründüğünü iddia ederken, son artışla beraber 2002’den bu yana asgari ücretin 9 kata yakın artış kaydettiğini belirttiler. Cumhubarşkanı Erdoğan da benzer bir tutum alırken, sarı sendika Türk-İş’in cılız itirazlarına “Beyefendiler asgari ücreti beğenmiyor, eline diline dursun”  diyerek sermayeden yana tavrını net bir biçimde ortaya koydu. 

7 katlık artış gerçek mi?

İktidar ve muhalefet arasında asgari ücret tartışmaları devam ederken, okurlarımız için asgari ücret gerçeklerini derledik. Asgari ücret gerçekten AKP’nin iddia ettiği kadar arttı m? Bu artış göreli bir artış mı yoksa gerçek bir artış mı? TÜİK verilerinden derlediğimiz gerçekleri sizlerle paylaşıyoruz. 

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılının sonunda yaptığı ilk asgari ücret artışı 2003 yılında hayata geçmişti. 2003 yılında net asgari ücret 226 TL olarak kaydedilmişti. Asgari ücret pazarlıkları bu dönemden itibaren farklı aralıklarla, yıllık veya 6 aylık, yapıldı. 2017 yılına gelindiğinde ise net asgari ücret 1404 TL olarak belirlenmişti. Aradaki fark neredeyse 7 katı olarak kaydedilirken, özellikle 2015 yılında AKP’nin seçim yarışında kamuoyu baskısıyla asgari ücrete yüzde 30’luk bir artış kaydetmesi bir yere not edilmeli. 

Gerçek 1: Reel asgari ücret ve asgari ücret arasındaki fark 4 kata yakın

Öte yandan bu gerçeğin sadece bir parçasını oluşturuyor. Gerçek hayatta elimize geçen paranın gerçek değerini belirleyen sadece paranın miktarı değil, aynı zamanda o anki fiyatların genel durumudur. TÜİK’in “fiyat endeksi” olarak belirttiği, genel ölçü paranın aynı zamanda gerçek değerinin belirlenmesinde de rol oynuyor. Bu endeksteki değişiklikler “enflasyon” olarak ölçülürken, endeksin elinize geçen para üzerindeki etkisi de “reel ücretleri” belirliyor. 

TÜİK verilerine göre derlenen fiyat endeksinden yola çıkarak elde edilen reel asgari ücret değerleri artışın AKP’nin iddia ettiği kadar gerçekleşmediğini gözler önüne seriyor. Reel asgari ücretler 2003 yılında 217 TL olarak ölçülürken, 2017 yılında reel asgari ücret 428 TL olarak kaydedildi. Bir başka deyişle eğer 2003 yılında asgari ücret 100 lira olsaydı, bugünkü artış reel asgari ücret 198 TL olacaktı.

Tablo 1 : Asgari ücret Reel Ücret karşılaştırması (TÜİK verilerinden düzenlenmiştir)

Gerçek 2: Reel asgari ücret artışı beklentinin altında

Lakin bu ölçüm gerçeği tam olarak yansıtmıyor. TÜİK fiyat değişikliklerini tüm kazanç biçimleri için ortak hesaplıyor. Eğer asgari ücretlinin dâhil olduğu fiyat artışları dikkate alınırsa reel asgari ücret artışı yalnızca 1,7 kat ile sınırlı kalıyor.

2003 yılında reel asgari ücret 226 TL olarak kaydedilirken, 2017 yılında asgari ücretli için ölçülen fiyat endeksi için yapılan düzeltmelerle asgari ücret 393 TL olarak kaydedildi. Bir başka şekilde söylemek gerekirse, 2003 yılında 100 TL olan reel asgari ücret 2017 yılında 174 TL oldu. Üstelik son bir yıldaki kayıp ise yüzde 6 seviyesinde. Bu durum reel asgari ücret artışının TÜİK beklentilerinin altında olduğunu gösteriyor.

Grafik 1: Yıllara göre Asgari ücret- Reel asgari ücret değişikliği (TL cinsinden) 

Gerçek 3: Asgari ücretli büyümeden pay alamadı

Asgari ücretlinin AKP’nin iddia ettiği büyümeden pay almadığı da bir başka gerçek. Büyüme oranları ile asgari ücret artışı karşılaştırıldığında büyüme verileri ile asgari ücret artışında uyumlu bir bağın olduğu görülüyor. Ancak bu bağ oranlandığında asgari ücretlinin gelirindeki artışın büyüme oranlarının gerisinde kaldığını gösteriyor.

2003 yılından itibaren büyüme ve asgari ücret artışı ilişkilendirildiğinde 15 yılın ortalamasında incelendiğinde asgari ücret artışının büyüme artışının yüzde 20 aşağısında kaldığı görülüyor. Bu durum TÜİK’in açıkladığı emeğin toplam gelir içindeki payının azalmasıyla uyumlu olduğu gözlemlenirken,  asgari ücretlinin sömürü düzeyinin arttığını gösteriyor.

Gerçek 4: “Pazarlıkla” hak alınmıyor

Mevcut kayıpların temel tüketim malzemelerinde daha fazla olduğunu söylemek için fazla veriye ihtiyaç yok. Ancak bu durum ülkemizin emekçilerinin ne kadar ciddi bir ağır yükle karşı karşıya olunduğunu gösteriyor. Yıllık ücret artışlarının sınırlı kaldığı, ekonomik büyümenin ise sermayenin elini daha da güçlendiği bir ortamda emekçiler sermaye karşısında göreli olarak yoksullaşıyor. Dolayısıyla daha fazla emekçi krediler aracılığıyla ihtiyaçlarını karşılamaya doğru itilirken, sermaye de emekçilerin ücretlerini baskılayacak ve sömürüyü derinleştirecek araçlarını zenginleştiriyor. 

Emekçiler açısından durum ciddi bir mücadeleyi gerektirirken, bu mücadelede gerçeğin gücü bir kez daha ayırt edici hale geliyor.

 

Gündem

Yukarı