Görüş

GÖRÜŞ | Termik santralden çıkacak enerji emekçiler için pahalıya mal olacak

Eskişehir’in Alpu ilçesinde yapılması planlanan ve faaliyete geçmesi halinde çevreye büyük zarar vereceği belirtilen Kömürlü Termik Santrali hakkında Eskişehir Odunpazarı Kent Konseyi üyesi Birol Özcan ile konuştuk.

Eskişehir’in gündeminde bir süredir Alpu ilçesinde yapılması planlanan Kömürlü Termik Santrali var. Proje alanı Eskişehir merkezine 32 km uzaklıkta bulunan ve  ÇED ön raporu alınan santralin bir ‘engel’ olmaması halinde 2019’da faaliyete geçme tehlikesi bulunuyor.

Gazete Manifesto olarak konuyla ilgili Eskişehir Odunpazarı Kent Konseyi üyesi Birol Özcan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Özcan ile projenin detaylarına ve  termik santralin kurulması halinde bölgeye ve çevreye nasıl zarar vereceğine dair konuştuk.

Eskişehir yerelliğinde çok fazla gündem haline gelmiş olsa da merkez basında Termik Santrallerle ilgili çok fazla bilgi yok. Öncelikle bize yapılmak istenen bu projeyle ilgili biraz bilgi verir misiniz ?

Termik santralin Eskişehir’in Alpu ilçesinde Beyazaltun, Kozlubele, Gündüzler mahalleleri yakınlarında kurulması planlanıyor. Aynı zamanda kurulması planlanan yer Eskişehir merkezine 32 km Tepebaşı ilçe merkezine ise 25 km uzaklıkta. Santral için bu bölgenin seçilmesinin nedeni ise bölgenin linyit rezervine sahip olması. Santralin yakıt ihtiyacı buradan karşılanacak. Ayrıca Sakarya Nehri’ne yakınlığı da bu bölgenin avantajları arasında çünkü termik santrallerde çok yoğun suya ihtiyaç duyulmakta. Şu an santral sadece bir proje. Bölge henüz kamulaştırılmadı ama özel şirketlerin ihale başvuruları başladı. Ayrıca ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) ön raporu da çıktı. Henüz santralin önünde bir engel bulunmuyor. Ocak 2018’de ihalenin sonuçlanması ve ikinci bir ÇED raporunun da olumlu sonucuyla yapımına başlanacağı öngörülüyor. Kısacası engel olunmazsa 2019’da santral faaliyete girebilir.

Termik Santral o bölgede kurulursa ve faaliyete geçerse çevreye ve bölge halkına ne gibi zararları olur?

Öncelikle bu termik santralde kullanılması planlanan linyitin çok kalitesiz bir yakıt olduğunu bilmemiz gerekiyor. Zaten şu ana kadar çıkarılmamış çünkü sanayide veya günlük kullanım için elverişli değil. Kurulması planlanan santral bu kömürden yıllık 6 milyon ton yakacak. Bunu şöyle hayal edelim. Eskişehir’de 200.000 hane olduğunu varsayalım ve hepsinin yıllık 3 ton kömür yaktığını varsayalım. 600.000 ton eder. Ve biz 6 milyon tondan bahsediyoruz. Bu çok ciddi bir sayı. Eskişehir zaten doğalgaz kullanılmadan önce Türkiye’nin en kirli şehirlerinden biriydi. Üstelik yalnızca 100.000 konut olduğu halde.

Buna ek olarak santral günlük 3 milyon metreküp su kullanacak. Kullanılan bu suyun kirli hali yüksek ihtimal nehre geri boşaltılacak. Bu nehir şuan bölgedeki tarım alanlarını besliyor. Suyun kirlenmesi bölge insanının geçim kaynağı olan tarıma ciddi zarar verecektir.

Bu verdiğimiz rakamlar yalnızca ilk etaptaki hali. Ki ülkemizde kurulan her termik santral gibi bunun da sayısının artacağını öngörebiliyoruz. Örneğin Zonguldak’ta ilk etapta bir tane kurulmuş fakat şuan 4 tane var ve 3 tane daha kurulması planlanıyor.

Şehir merkezine 32 ilçe merkezine 25 km mesafede olduğunu söylemiştik. Bu santrallerin baca ve kül kirliliği 100 km’ye kadar etki edebiliyor. Yani bu santral sadece kurulduğu bölgeyi değil şehrin bütününü tehlike altına alacak. Bu zararlar önlenemez, olsa olsa azaltılabilir. Kaldı ki azaltılması için bile ciddi bir masraf gerekiyor. Özel şirketlerin elinde olacağına göre böyle bir maliyetin altına girileceğini sanmıyoruz.

Asit yağmurları, iklim değişiklikleri, hava-toprak-su kirliliği saymakla bitmez. Zaten araştırmalar gayet net. Termik santral çevresinde yaşayan insanların ömrü ortalamaya göre 10 yıl daha az. Yani oradan çıkan enerji; patronlar için ucuza, emekçiler için çok pahalıya mal olacak.

Peki bölge halkı konuyla ilgili ne düşünüyor?

Açıkçası bölge halkının kafası epey karışık. İhale aşamasına yeni girildiği için bizler konuyu yeni duyuyoruz ama zaten bu konu 2 yıldır gündemdeymiş. Bölge halkına konu ilk olarak muhtarlar aracılığıyla açılmış. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından bölgeye ziyaretler yapılıyor. Oradaki insanlara “Köyünüz çok değerlenecek-canlanacak, sizlere iş imkanı sunacağız, çevreye hiç zararı olmayacak, son teknolojiyle yapacağız” gibi asılsız şeyler söyleniyor. Bir yandan bizler ise doğrusunu anlatma gayretindeyiz. Halkın bir kısmı istiyor bir kısmı istemiyor. Bu enerji santrallerinde ve madenlerde işçilerin ne kadar sağlıksız koşullarda ve güvencesiz çalıştığını biliyoruz. Üstelik kendilerinin ve çocuklarının geleceği olan tarlaları da yok olmaya mahkum olacak. Bunu engellemek için çabalıyoruz.

Bu konuyla ilgili ne gibi çalışmalar yapıldı, neler planlanıyor?

Kent konseyleri, Çevre ve Yaşam Platformu gibi platformlar, meslek odaları olarak belediyenin de desteğiyle bazı çalışmalar yaptık. İnsanları bilinçlendirmek adına paneller, basın açıklamaları,eylemler tertipledik. İleri ki süreçte sesimizi daha çok duyurmaya çalışacağız. Santralin yapımı kesinleştiğinde mahkemeye de başvurmayı düşünüyoruz. Bunun yanında imza kampanyası başlatma planımız var. Bursa’da da 2016’da gündemde olan bir Termik Santral projesi çevrecilerin mücadelesiyle iptal edilmişti. Bu konuda bizler de Bursa’daki çevrecilerle dayanışma halindeyiz. Eskişehir’de de aynı sonuca ulaşmayı bekliyoruz.

Son olarak bu tehlikeye karşı durmamızda herkesin desteğini bekliyoruz.

Biz de Gazete Manifesto olarak patronların yağma ve talanına karşı insanca bir yaşamı savunmak adına verdiğiniz mücadeleyi destekliyor başarıya ulaşmanızı temenni ediyoruz.

Yukarı