Kadınların Sesi

Kadınlar gericiliğe karşı laiklik demek için 17 Aralık'ta buluşuyor

İlerici Kadınlar Derneği(İKD) gericiliğe karşı laiklik demek İçin 17 Aralık Pazar Günü tüm kadınları Türkan Saylan Kültür Merkezinde düzenlenecek olan dayanışma etkinliğinde buluşmaya çağırıyor.

İlerici Kadınlar Derneği(İKD) gericiliğe karşı laiklik demek için 17 Aralık Pazar Günü tüm kadınları Türkan Saylan Kültür Merkezinde düzenlenecek olan dayanışma etkinliğinde buluşmaya çağırıyor.

Sinevizyon, Halkoyunları ve Tiyatro gösterimi’nin olacağı etkinlikte ayrıca sanatçı Gülseven Medar ve Birsen Tezer konserleri de yer alıyor.

İKD 17 Aralık’ta düzenlenecek olan etkinlik için ayrıca bir basın açıklaması yayınladı.

Yapılan açıklamada “Son on beş yılda yıllarca mücadele ederek kazandığımız haklarımız bir bir elimizden alınıyor. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte kadınların kul değil yurttaş olarak toplumda var olmalarını sağlayan haklarımız iktidar tarafından ortadan kaldırılıyor. Toplumsal yaşamın dinsel referanslarla belirlendiği yeni bir rejim inşa edilmek isteniyor. Laiklik adım adım ortadan kaldırılıyor.” ifadeleri yer alırken “Laikliği fiili olarak ortadan kaldıran, seküler yaşam tarzını her fırsatta mahkum etmeye çalışan bu anlayış kadınlara yaşam hakkı tanımıyor. Biz kadınlar haklarımız için, eşitlikçi bir düzen için laiklikten vazgeçmiyoruz. Aydınlık bir gelecek, yaşanası bir ülke istiyoruz. Gericiliğe karşı laiklik için 17 Aralık Pazar Günü saat 14.00 da Türkan Saylan Kültür Merkezinde buluşuyoruz.” denildi.

Basın açıklamasının tamamı şu şöyle :

Gericiliğe Karşı Laiklik İçin Buluşuyoruz

Ülkemiz karanlık bir dönemden geçiyor.  Kadınlar şiddete maruz kalıyor, kamusal alanda tekmeleniyor öldürülüyor. Kadınlar verilen vaazlarla, gerici basın yayın kuruluşlarının haber ve yorumlarıyla, iktidar mensuplarının demeçleri ile ikincil hale getiriliyor, aşağılanıyor, horlanıyor. Kadınlar ”asli rollerine” geri dönsün, eve kapansın, daha fazla çocuk doğursun,itaat etsin isteniyor. Kadınlar iş yaşamında güvencesiz esnek çalıştırılıyor, kadının toplumsal kimliği zayıflatılıyor. Kadınlar harem selamlık uygulamalarla toplumsal yaşamdan izole edilmek isteniyor. Öte yandan kadınlar bir tüketim nesnesi haline getiriliyor.

Son on beş yılda yıllarca mücadele ederek kazandığımız haklarımız bir bir elimizden alınıyor. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte kadınların kul değil yurttaş olarak toplumda var olmalarını sağlayan haklarımız iktidar tarafından ortadan kaldırılıyor. Toplumsal yaşamın dinsel referanslarla belirlendiği yeni bir rejim inşa edilmek isteniyor. Laiklik adım adım ortadan kaldırılıyor.

Müftülere nikah kıyma yetkisi verilerek çok eşliliğin, çocuk yaşta evliliklerin önü açılıyor.

Boşanma davalarında zorunlu arabuluculuk uygulaması getiriliyor, kadınların aile içi şiddete katlanmaları ve canları pahasınada olsa evliliklerini sürdürmesi isteniyor. İktidar yaşanan onca kadın cinayetine göz yumarken kadınları değil aile kurumunu korumaya çalışıyor.

Kadınların ekonomik olarak güçsüz bırakıldığı bugünkü düzende, önemli güvencelerinden biri olan nafaka hakkına göz dikiliyor.

Pembe otobüs, pembe taksi, kız öğrenciler için ayrı kafeler, okullarda kız ve erkek öğrenciler için ayrı kantinler gibi uygulamalarla kadınlara sınırlar çiziliyor.

Kadınlar kıyafetleri, oturma şekilleri duruşları bahane edilerek saldırıya uğruyor, saldırganlar mahkemelerde serbest bırakılıyor.

Eğitim müfredatı baştan aşağı gericileştirilerek dindar ve kindar nesil yaratılması amaçlanıyor.

Kadınların mücadelesi ile şiddeti önlemek ve kadınları korumak için çıkarılan 6284 sayılı yasa kaldırılmak isteniyor, şiddet mağduru kadınların beyanlarını esas alan kanun sogulanıyor.

Kadın ve erkeğin eşit olamayacağı, fıtrata aykırı olduğu vaaz ediliyor.

Kadın cinayetlerinde ve kadına yönelik şiddet davalarında mahkemeler tahrik ve iyi hal indirimlerinden vazgeçmiyor

Çocuk istismarı ülkemizin en önemli sorunlarından biri haline gelmişken, cinsel istismar suçlarında rıza yaşını 12’ye düşüren yasal düzenlemeler yapılıyor.

Bütün bu uygulamalar ve politikalar AKP tarafından inşa edilen yeni rejimin kadına reva gördüğü yaşam şeklini özetliyor.

Laikliği fiili olarak ortadan kaldıran, seküler yaşam tarzını her fırsatta mahkum etmeye çalışan bu anlayış kadınlara yaşam hakkı tanımıyor. Biz kadınlar haklarımız için, eşitlikçi bir düzen için laiklikten vazgeçmiyoruz. Aydınlık bir gelecek, yaşanası bir ülke istiyoruz. Gericiliğe karşı laiklik için 17 Aralık Pazar Günü saat 14.00 da Türkan Saylan Kültür Merkezinde buluşuyoruz.

Yukarı