Köşe Yazıları

Jantınızın kimliği ele veriyor sizi Profesör Dr. Tevfik Dalgıç!

Başlarda AKP ile liberaller arasında ilişki bir sıkı ittifak söz konusuydu.  AKP, Liberaller kadar “ideolojik alanda güçlü” değildi. AKP Liberallerle olan ittifaklarında ideolojik alandaki hegemonya eksikliğini gidermekte, daha sağlam ve anlamlı bir zemine ayak basmaktaydı. AKP’nin ideolojik hegemonyasının inşasında bu liberaller, bir bakıma AKP’nin iktidara taşınmasında seçmenlerden çok daha önemli bir rol oynamıştır denilebilir.

Gün geldi devran döndü Liberallerin işe yaradığı dönem kapandı.

Bakmayın siz bu liberallerin önde gelenlerinin “Daha önce bizim desteklediğimiz, doğru işler yapan adam uydurma bir Tayyip Erdoğan’mış! Biz aklımızı falan kullanmıyorduk” ya da 2010 referandumunda dair “Ben de doğrusu kendimi kandırılmış hissediyorum. ‘Elim kırılaydı da oy vermeseydim’ diyecek halim yok. O zamanın şartlarında doğru davrandığımı düşünüyorum” arsızlıklarına.

Bugün Liberaller bir zamanlar düzen siyasetinde marjinal bir özneyken, kısmen de olsa AKP sayesinde popüler siyasi/ideolojik özneler haline geldiler. Bugün ise ideolojik alanda kendi hegemonyalarını oluşturmaktalar ve her yolu ve her mecrayı/medyayı kullanıyorlar. Bu araçları bir biçimde dergi ve gazetelerden başlayıp radyo istasyonları, televizyon kanalları ve internet sitelerine kadar uzanıyor.

Liberallerin yuvalandıkları ve oradan da çoğaldıkları bir internet sitesi de T24.  Yazarların neredeyse hepsi liberallerden oluşuyor künyeye bakmak yeterli.

Özellikle T24’te çıkan son iki yazı (8 Eylül)  nasıl bir antikomünizmi nasıl bir antisovyetizm içeriyor akıl alır gibi değil.

Örneklerden birincisi Hasan Cemal’e ait “Şerif Mardin’in anısına…” başlıklı bir köşe yazısı.   Kaybettiği “büyük” hocasının, Şerif Mardin’in anısına 1999’da çıkan “Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım” kitabından bir bölümü almış. Şerif Mardin güya Fransız aydınlarındaki o kendini beğenmişliğine eleştiriyor: “Lüks eğlence mahallerini terk eden bu entelektüeller, lükse yakın bir refah içinde yaşıyorlar ve Amerika’yı tenkit eden bu süper tenkitçiler bir türlü Sovyet rejiminin insan hayatına beş paralık bir kıymet vermeyen bir rejim olduğunu göremiyorlar” bölümünü alıntılıyor.  Hasan Cemal ile Şerif Mardin’in anti sovyetik antikomünist olmaları malum…

Diğer köşe yazarı ise Tevfik Dalgıç diye biri… Onun da yazısının başlığı “Seçilmiş diktatörlerin Lenin ve Hitler’den öğrendikleri propaganda yöntemleri”…

Peki, kim bu Tevfik Dalgıç?

Kısa bir araştırmadan sonra karşımıza çıkıyor Profesör Doktor imiş kendisi; Profesor Dr. Tevfik Dalgic! Hem de ABD’de Teksas Üniversite Dallas İşletme Fakültesi, Organizasyon, Strateji ve Uluslararası İşletmecilik Bölümünde Öğretim Üyesi…

Profesor Dr. Tevfik Dalgic’in “Seçilmiş diktatörlerin Lenin ve Hitler’den öğrendikleri propaganda yöntemleri” makalesi tam anlamıyla ABD’de yayınlanan 50’li yıllardan kalma antikomünist ucuz propaganda metinlerinden alınmış, naftalin kokusu burnunuzun direğini sızlatıyor. Üzerinde durmaya bile değmez deyip geçeceğiz ama hangi komünist Lenin’e dair salakça, eblehçe saçmalıklara ilgisiz kalabilir?

Profesor Dr. Tevfik Dalgic’in Cumhuriyet Gazetesinde “Olaylar ve Görüşler” sayfasında çeşitli yazılar kaleme almışlığı var. Bu çok kıymetli yazılardan bir tanesinde de CHP’ye ve liderine akıl veriyor.

Profesor Dr. Tevfik Dalgic, CHP’ye tavsiye niteliğindeki makalesinin ilk satırlarına şöyle başlıyor: “Pazarlama kuramında ve pratiğinde hedef kitlenin ihtiyacını anlayıp ona göre mal, hizmet ve fikir üretilir. Yani kendinize hedef aldığınız kitlenin hem bugünkü hem de gelecekteki olası gereksinimleri saptanır, bu gereksinimlere yanıt verecek mal, hizmet ve fikir üretimine geçilir. Bu mal, hizmet ve fikrin üretilmiş olması da yetmez, bunların hedef kitleye değişik iletişim kanalları kullanılarak duyurulması ve dağıtım kanalları ile de ulaştırılması gerekir.”*

Profesor Dr. Tevfik Dalgic’in Cumhuriyet’te başka bir yazısı var mı diye bakınca bir makalesine daha rastlıyoruz makalenin başlığını hemen söyleyelim  “Jantın kimliğini ele veriyor”**… Bu makaleyi niye kaleme almış ne demek istemiş biz anılamadık. Fakat Cumhuriyet editörleri bizim bilmediğimiz bir şeyi görmüş ki yayınlamış. Profesor Dr. Tevfik Dalgic’in yazdığı makalesinin daha ilk paragrafındaki kullandığı Türkçeye insan şaşırıyor afallıyor ve hayran kalıyor: “ABD’nin güney eyaletlerinde sıkça kullanılan, giderek diğer bölgelere de yayılan bir deyim var. “Redneck”, yani “kırmızı boyun”. Boynu kızarmış anlamında. Bu deyim daha çok köylüleri, vücut işçiliği yapanları, açık havada çalıştıkları için güneşte enseleri kızaran kişileri tanımlar.” “Vücut işçiliği”! Türk Dil Kurumu mutlaka sözlüğe almalı…

Şaka bir yana liberallerin Profesor Dr. Tevfik Dalgic gibi bu denli ucuz, bu denli pespaye işletmeci/pazarlamacı akademisyenlere tamah etmeleri ise ayrı bir komedi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/472403/CHP_nerede_yaniliyor_.html *

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/288716/Jantin_kimligini_ele_veriyor.html**

Yukarı