Köşe Yazıları

Kendine Müslüman!

Filistin’den Bosna’ya, Afganistan’dan Çeçenistan’a, Irak’tan Çin’e kadar Müslümanlar’ın zulüm altında yaşadıklarına inanırlar. Ümmet fikrine sahip olup, bütün Müslümanları tek bir ümmet altında güç olmaya çağırırlar. Ancak ümmet dedikleri şeyin ortak bir paydasını oluşturmakta hep başarısız olurlar. Çünkü ortak bir payda olarak gördükleri İslamcılığın ne olduğu belirsizdir.

El Kaide mi, IŞİD mi, FETÖ mü, Müslüman Kardeşler mi, Vahabiler mi, Şia mı?

Dünyayı Müslümanlar ve diğerleri olarak görürler. Temel ayrımları budur. Eğer dışarıda düşman bulamazlarsa, bu sefer mezhepçilik başlar. Aynı mezhepten ise bu sefer tarikat rekabetleri yerini alır. Hep bir düşman vardır karşılarında ve hep bir mağdur edebiyatı.

Bütün olguları, gelişmeleri kendilerine yontarlar. Siyaseten pragmatizmin en büyük temsilcisidirler. Kendilerine Müslümandır bunlar… Bencil ve kendi çıkarları için her türlü yola başvuracak bir zihniyetin pratiğidir karşımızda olan.

Yalan, gerçekleri ters yüz etme, mağdur edebiyatı, abartma İslamcı siyasetin propagandasının temelini oluşturur. Filistinliyi Filistinli olarak ya da ulus olarak görmez, Müslüman olarak düşünür. Ancak Filistin mücadelesini başlatan ve bugünlere getiren Filistin Kurtuluş Örgütü’nün ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin devrimci ve solcu olduğunu asla yazmazlar. Sonrasında Filistin kurtuluş mücadelesini bölmek için İsrail tarafından kurulan Hamas’ın destekçiliğine soyunduklarında bu gerçeği nedense görmezden gelirler. Çünkü hep kendilerine Müslümandırlar.

El Kaide’nin Türkiye’de ve dünyada patlattığı bombalar konusunda görüşleri yoktur. Batıda patladığında sevinirler fakat Türkiye’de patlayan bombalarla katledilen insanlar “Müslüman değil miydi” diye sormak hiç akıllarına gelmez.

Müslümanlar’ın Müslümanlar’ı katlettiği bir tabloda, Müslümanlar’a zulüm edebiyatı nereye düşer?

IŞİD, El Nusra ya da ÖSO fark etmez. Kafasını kesip, kalplerini söküp yedikleri öldürdükleri insanlar Müslüman değil miydi? Müslümanlara zulüm edebiyatı söz konusu Suriye ve Irak olunca neden hiç dile getirilmez?

Bosna’da yaşananlar bir Müslümanlık savaşı değildi. Emperyalizme boyun eğmeyen Yugoslavya’nın parçalanmasının yaratmış olduğu büyük bir yıkımdı. Bu savaşta emperyalizm saflarında yer tutup, emperyalizm için Bosna’ya militan gönderen İslamcılar, bunu Müslümanlık için yaptıklarını propaganda edip durdular. Aslında emperyalizmin vurucu gücü olmak dışında bir işlevleri yoktu.

Afganistan’da Sovyetler yanlısı hükümeti devirmek için binlerce militanı devşirip Pakistan üzerinden Afganistan’a sokan CIA operasyonundan başka bir şey değildi. İslamcı siyasetçiler, bunun İslam adına yaptıklarını propaganda edip durdular. Ortadaki gerçek, emperyalist ABD’nin ve CIA’nin piyonu olmak dışında bir anlama gelmiyordu.

Suriye’de yaşananlar çok açık değil mi? İsrail’in güvenliği için Suriye’de rejim değişikliği yapılmak istendi. Her türden cihatçı, Çeçenistan’dan, Libya’dan, Mısır’dan, Irak’tan, Avrupa’dan Suriye’ye taşındı. Kim taşıdı dersiniz, silahları kim verdi dersiniz, planları kim yaptı dersiniz? Körfez ülkeleri mi ya da bu ülkelerin de arkasında bulunan emperyalizm mi? İslamcılar emperyalizmin piyonudur ve son kertede siyonizme hizmet etmişlerdir. Ancak Suriye’de yaşanan yıkımda “Müslümanlar Müslümanları” öldürürken “Müslümanlar ölüyor” diye ayağa kalkmadınız. Çünkü sizin için Müslümanlık emperyalizmin çıkarlarından başka bir şey değildi.

Bugün de Mynammar’da yüz binlerce Müslüman’a Budist rahipler güya saldırıyor diye feveran ediyorsunuz. Peki, olayların başlamasından önce 25 karakola cihatçı bir örgüt tarafından saldırıldığını neden yazmıyorsunuz? Bu cihatçı örgütün arkasında hangi körfez ülkesinin olduğunu? Bu alanda ABD emperyalizminin çıkarlarını ve CIA operasyonunu? Arakan’da yaşananların arkasında cihatçı örgütlenmenin provokasyonu vardır ve batı medyasının kışkırtmasının bugün sözcülüğünü üstlenmiş siyasal İslamcılar büyük bir körlük içindedirler.

Türkiye’de FETÖ gerçeği yetmedi mi? Emperyalizm güdümlü İslamcı bir cemaat örgütlenmesinin aslında emperyalizm tarafından kullanıldığını yazarken, başka ülkelerde yaşananların da benzer olduğu hiç mi aklınıza gelmiyor?

Hep kendinize Müslümansınız!

Ama açık ve net olarak yazmak gerek: İslamcı siyasetin ipleri emperyalizmin elinde!

Bütün yollar bu gerçeğe çıkıyor.

Yukarı