Köşe Yazıları

Ayhan Oğan’a kızmayın

H. Murat Yurttaş, “Yeni devlet kuruyoruz” sözleriyle gündeme gelen Ayhan Oğan’ın söylemleri üzerinden bir değerlendirme yaptı.

Neyine şaşırıyoruz, kızıyoruz?

AKP’nin eskiden diyerek kurtarmaya çalıştığı Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve Sivil Alan Platformu Başkanı Ayhan Oğan, katıldığı bir televizyon programında, “Şimdi biz yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

Tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, Referandum’dan bir hafta önce Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Sessiz değil Halkımız gümbür gümbür bir Devrim yapıyor farkında mısınız. Halk kendi Devletini kurmak için adım atıyor, 16 Nisan Kutlu Olsun” ifadelerini kullanması gibi.

Hemen sosyal medyada bir öfke patlaması.

Hak etmediğinden değil… Ama artık bu meselenin açık olması lazım. Türkiye’nin dönüşümüne egemen sermaye sınıfı ve onun siyasi temsilcileri içerisinde itiraz eden kimse yoktur. İşin bu kısmı örneğin Taksim’in ardından Yenikapı Mitingi ile, örneğin 16 Nisan gecesi referandum yolsuzlukları ve kanunsuzlukları ayyuka çıkmışken sonuçların kabulüyle artık su götürmez şekilde bir veri olarak kabul edilmelidir.

CHP’nin etki alanındaki emekçiler, kentli kesimler için, HDP’nin etki alanındaki Kürt emekçileri ve sol kesimler için bu açık durum kabul edilmeden ilerlenebilecek bir yer olmadığını her seferinde bir kez daha yaşayarak görüyoruz. Biri biraz Mustafa Kemal “hassasiyeti” gösterse de siyaseti AKP gibi yapmaya çalışıyor, çarşafa rozet takıyor, Almanya ile yakınlaşma gayretinde; diğeri Suriye’nin kuzeyinde üslerle, silahlarla ABD ile içli dışlı, hala aklında “çözüm süreci” var.

AKP ile Gülencilerden oluşan siyasal İslamcılar ile pek çoğu eski solcu geçinen liberallerden oluşan bir “şer koalisyonu” 1923 Cumhuriyeti’ni yıktılar. Hiç kimse alınıp gücenmesin.

1923 Cumhuriyeti Çocuk Esirgeme Kurumu’ydu, bugün çocuklarımız tarikatlara, cemaatlere teslim ediliyor.

1923 Cumhuriyeti Tekel, Sümerbank, şeker fabrikaları, tersaneler, limanlardı, bugün bunların pek çoğu patronlara satıldı, bir kısmı kapatıldı.

1923 Cumhuriyeti “yurtta sulh, cihanda sulh” idi, bugün Katar’ı savunmaya Türkiye askeri gidiyor, Suriye’de cihatçı teröristlerle birlikte savaşılıyor, “yurtta sulh” ise ordu içinde yükseltilen Gülenciler’in darbe komitesinin adı yapıldı.

1923 Cumhuriyeti laiklikti, bugün evrim okullardan kovuluyor, imamlara nikah yetkisi veriliyor, eğitim Diyanet’e, tarikatlara, cemaatlere teslim ediliyor.

1923 Cumhuriyeti kadındı, bugün kadın hamileyken gezmemeli, örtünmeli, üstelik düzgün örtünmeli, sadece anne olmalı diye onlarca zırvayla aşağılanıyor.

Uzatılabilir.

Bu tabloda gerçekten neye şaşırılıyor, neye kızılıyor?

Dahası bu sözler ancak 1923 Cumhuriyeti’ni yıkan “şer koalisyonu”nun başka bir düzlemde devam ettiğini de gösteriyor.

Ayhan Oğan ve Mehmet Uçum’un sözleri 2007’den 2013’e kadar FETÖ’nün hakimleri, savcıları ve polisleri eliyle yürütülen “vesayet rejimini yıkıyoruz” masalının bir devamı değil mi? Ayhan Oğan’ın hocaefendisinin dibinde çektirdiği pozlar nerede durduğunu göstermiyor mu? Mehmet Uçum “muhafazakar sol demokrat” gibi uyduruk bir maskenin ardına saklanan bir liberal değil mi?

Kendileri cezaevinde, kaçak ama fikirleri iktidarda. FETÖ’nün yargı operasyonlarına savcılık yapmak isteyenler bugün ancak Doğu Perinçek ve arkadaşlarını kandırabilmeli.

Kendileri küskün, itilmiş, kaçak ama fikirleri iktidarda. Liberallerin tüm süslü muhalefet çabalarına karşın emperyalistlerin, Türkiye burjuvazisinin çeşitli kesimlerinin tercih ve öncelikleri ancak Erdoğan ve AKP ile “İkinci Cumhuriyet” projesini hala bir ve aynı sananları kandırmalı.

Türkiye’de sermaye düzeni bir karar verdi. Bunu yarattığı tüm sorunlara rağmen en iyi hayata geçiren siyasi hareket olarak hala AKP’ye razı. Sermaye düzeninin kararı tüm “muhaliflikleri”ne rağmen tüm düzen partilerini bağlar.

Oğan’a, Uçum’a kızıyor musunuz, o zaman geçmişin artık geri gelmeyeceğini bilin, geleceği kazanın. Gelecek Türkiye’nin işçilerin, emekçilerin omuzlarında eşitlik, özgürlük, laiklik, bağımsızlık, adalet ve bilim ışığında yeniden, yeni bir cumhuriyet olarak kurulmasında.

Adlı adınca sosyalist cumhuriyette.

Yukarı