Dün yaptığı bir konuşmada “Gezicilerin arkasında emperyalistler vardı” diyen ancak on beş yıldan fazla süredir ülkemizi emperyalizme peşkeş çeken AKP’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP’ye karşı olanları itham ederek siyaset yapmayı sürdürüyor.

Oysa ki gerçekler hiç de böyle değil. Gazete Manifesto olarak 2002’de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ve on beş yıla yakın başkanlığını sürdüren, bu dönemde başbakanlık yapan ve bugün AKP’li olarak Cumhurbaşkanlığını sürdüren Tayyip Erdoğan’ın aslında emperyalizme nasıl bağımlı olduklarını gözler önüne sermek istiyoruz.

Emperyalistlerden şikayetçi olduğunu söyleyen AKP Genel Başkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde ülkenin en kritik sektörlerine ait şirketlerini özelleştirerek emperyalistlere peşkeş çekmişti.

İktidara geldiği ilk andan itibaren özelleştirmelere doymayan, ülkenin dört bir yanını değerinin çok altında fiyatlara emperyalistlere satan AKP, bugün sanki geçmişte ülkeyi satan bir başkasıymış gibi rahat bir şekilde ahkam kesebiliyor.

Yok pahasına satılan Türk Telekom

Türk Telekom’un %55 hissesini Lübnan menşeli Oger Telekom’a yok pahasına satan AKP, hem ülkenin güvenliğini hiçe saymış, hem IMF faturalarını Türkiye’nin sırtına yükleyen Kemal Derviş’in politikalarını sürdürmüştü.

‘Ey Hollanda’ Petrol Ofisi’ni satın aldı

Bir diğer özelleştirme hikayesi ise Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ). POAŞ ilk olarak 1998 yılında başlayan özelleştirme süreci çeşitli ihalelerin ardından Doğan Grubu’na satıldı. 2010 yılında Avusturyalılara satılan POAŞ, 2017 yılında Hollandalı Vitol şirketine satıldı. 16 Nisan referandumu öncesinde AKP’li bakanlar ile Hollanda arasında çıkan gerginlik, iki ülke arasında bir anda yükselen tansiyon, Türkiye’nin hala üzerinde söz sahibi olduğu POAŞ’ı Hollandalılara satmanın önüne geçmedi. Bahsi geçen dönemde yandaş basının nefret kustuğu, AKP teşkilatlarının portakal bıçakladığı, AKP’li bakanların ve Erdoğan’ın demediğini bırakmadığı Hollanda’ya, POAŞ tam da bu olaylar yaşanırken AKP tarafından satıldı.

Rafineriler de Hollanda’ya satıldı

TÜPRAŞ da emperyalist sermayeye satılan bir diğer kuruluş. 1983 yılında kurulan TÜPRAŞ, rafineri hizmetlerini tek çatı altında toplayan bir çatı kuruluşudur. Aliağa, Batman, Kocaeli, Kırıkkale olmak üzere 4 bölgede bulunan tesisleri 2005 yılında Koç ve Hollanda merkezli Shell ortaklığına satıldı. Böylece ülkenin petrol rafineri ve satış kanalları AKP eliyle tamamiyle özelleştirilerek ve yerli ve yabancı sermayedarlara satıldı.

AKP-ABD ortaklığı TEKEL işçilerine düşman

Ve son olarak TEKEL. AKP’nin hemen öncesinde iktidarda olan ve AKP’nin ekonomi politikasının sınırlarını belirleyen Kemal Derviş, 4733 Sayılı Kanunu çıkararak TEKEL’in ölüm fermanını imzalamıştı.

Bu fermanı titizlikle uygulamaya koyan AKP hükümeti, TEKEL’i önce 3’e böldü. Alkollü içkiler bölümü 2003 yılında 292 milyon dolara Limak-Nurol-Özaltın-Tütsab Girişim Grubu’na satıldı. Satın alan grup yaklaşık üç yıl sonra bu şirketi üç katından fazla bir meblağa, 950 milyon dolara Amerikan Texas Pacific Group’a sattı.

TEKEL’in sigara fabrikaları ve markaları ise 2008 yılında yıl 1 milyar 720 milyon dolara British American Tobacco’ya (BAT) satıldı. Bu satış yapılırken çalışanlara Yaprak Tütün İşletmelerinin kapatılmayacağı sözü verildi. Ancak, TEKEL’ in son birimi Yaprak Tütün İşletmeleri bir süre önce Özelleştirme İdaresi tarafından kapatıldı. AKP 10 bin dolayında işçinin 4/C statüsünde başka kamu kurumlarına gönderileceğini açıkladı. Bu statü, düşük ücret, aylarca boş durma, yıllık izin ve kıdem tazminatı hakkının olmaması anlamına geliyordu. Bunun üzerine yakın tarihimizin en büyük işçi eylemi olan TEKEL Direnişi yaşandı. Ankara’da 78 gün süren direniş AKP’nin yoğun saldırılarına maruz kaldı.

TEKEL Direnişi yaşanırken, TEKEL’i Amerikalılara peşkeş çekip sonra işini geri isteyen işçilere saldıran AKP, bugün Haziran Direnişi’nde sokağa çıkan milyonların arkasında emperyalistlerin olduğu yalanını söylüyor. AKP kendi geçmişini halka unutturmaya çalışıyor. Ülkeyi yok pahasına emperyalistlere satan AKP, ülkesini savunanlara karşı saldırılarını iktidara geldiği günden beri sürdürüyor.