Dün yaptığı bir konuşmada “Gezicilerin arkasında emperyalistler vardı” diyen ancak on beş yıldan fazla süredir ülkemizi emperyalizme peşkeş çeken AKP’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP’ye karşı olanları itham ederek siyaset yapmayı sürdürüyor.

Oysa ki gerçekler hiç de böyle değil. Gazete Manifesto olarak 2002’de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ve on beş yıla yakın başkanlığını sürdüren, bu dönemde başbakanlık yapan ve bugün AKP’li olarak Cumhurbaşkanlığını sürdüren Tayyip Erdoğan’ın aslında emperyalizme nasıl bağlı olduklarını gözler önüne sermek istiyoruz.

Bunun bir örneği olarak 2003 yılında Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesine AKP’nin can atarak ortak olma arayışını vermekte fayda var.

Hatırlanacağı üzere, 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD’deki George W. Bush yönetimi tarafından Irak düşman ilan edilmiş, ülke ABD askerleri tarafından işgal edilmiş ve devamında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin idam edilmişti.

İşgal öncesinde Türkiye AKP iktidarı eliyle ABD işbirlikçiliğine sürüklenirken, 8.5 milyar dolar karşılığında Türk askerinin Irak’a gönderilmesi gündeme gelmişti. Emperyalizm ve savaş karşıtlarının büyük tepkisi sonucunda gerici AKP iktidarı bu amacına ulaşamadı, tezkere Meclis’ten geçmedi. Ancak işbirlikçilikte sınır tanımayan AKP iktidarı sonrasında ABD uçaklarının Türkiye üzerinden Irak’ı bombalamasına izin veren başka bir genelgeyi Meclis’ten geçirdi.

8,5 milyar dolarlık para ise işgalin hemen öncesinde, basında “İlk bombadan önce 8.5 milyar dolar geliyor” diye propaganda edilirken, ABD ile varılan ekonomik mutabakatı AKP anlatan Devlet Bakanı Ali Babacan, “ABD Başkanı George W. Bush’un Irak’a ‘vur emri’ vermesi durumunda Türkiye’ye hemen 8.5 milyar dolarlık köprü kredisi geleceğini” söylüyordu.

Bu noktada tezkerenin Meclis’e geldiği tarihin 1 Mart 2003, Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu tarihin 15 Mart 2003, ABD’nin Irak’a dönük işgali başlattığı tarihin ise 20 Mart 2003 olduğunu hatırlatmak gerekiyor.

Bu kısa satırlar bile AKP’nin ve Erdoğan’ın emperyalizmle nasıl bir işbirliği içinde olduğunu göstermesi açısından önem taşıyor.