Venezuela’dan son yapılan Kurucu Meclis referandumunun ardından Türkiye Komünist Hareketi (TKH) bir açıklama yaparak, Venezuela halkıyla emperyalizme karşı mücadelelerinde yanında olduklarını belirtti.

ABD emperyalizminin referandumun ardından ambargo ve diğer tehditlerle Venezuela yönetimini hedef almasına ilişkin, “Başta ABD olmak üzere emperyalizmin Venezuela halkına karşı bir rejim değişikliği dayatmaya çalışmasının hiçbir meşruiyeti yoktur.” denilen açıklamada, Bolivarcı yönetimin de ağır sorumluluk altında olduğuna dikkat çekilerek, halkçı bir çözüm için tek yolun sosyalizmin inşa edilmesi olduğu belirtildi.

TKH’nin açıklaması şöyle:

Dünya ABD’den büyüktür! Venezuela halkı kararını vermiştir

Venezuela halkı, aylardır Amerikan parası ve aklıyla ülkeyi terörize eden işbirlikçilere karşı Kurucu Meclis seçimlerinde kararlı ve kesin bir cevap vermiştir. Amerikancı muhalifler ve ABD’nin tüm tehditlerine rağmen sandık başına giden 8 milyondan fazla Venezuelalı egemenlik haklarını kullanma, ülkelerinin geleceğini belirleme ve barış içerisinde yaşama iradelerini sarsılmaz bir şekilde kullanmışlardır.

İnsanları sokakta diri diri yakan, kamu binalarına helikopterlerle saldıran, ülkedeki krize karşın halka dağıtılmak üzere depolanan gıda maddelerini yakan Amerikancı muhalefetin tüm çabalarına rağmen Kurucu Meclis seçimlerinin Bolivarcı Devrim’in 18 yıllık tarihinin en yüksek desteği görmesi önemlidir. Seçimlerden önce ve sonra ABD’den gelen tepkiler Venezuela halkının neyle mücadele ettiğini de açıkça gözler önüne sermektedir.

CIA Direktörü’nün Meksika ve Kolombiya ile birlikte Venezuela’ya müdahale ettikleri itirafı, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro da dahil 13 Venezuelalı üst düzey yöneticiye yaptırım kararı alması, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimlerin sonucunun tanınmayacağı açıklaması, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün Kurucu Meclis’in ‘Venezuela halkının kendi kaderini tayin etme hakkının altını oyduğu’ sözleri ve son olarak ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un “Maduro’nun geleceğinin olmadığına karar verip kendi arzusuyla görevi bırakması” yönündeki sözleri ABD’nin Latin Amerika’daki kanlı tarihinde yeni bir sayfa açmak istediğini göstermektedir.

Venezuela halkı meşru ve haklı seçimiyle kararını vermiştir. Dünya, ABD’nin kanlı hesaplarından ve işbirlikçilerinden büyüktür. Başta ABD olmak üzere emperyalizmin Venezuela halkına karşı bir rejim değişikliği dayatmaya çalışmasının hiçbir meşruiyeti yoktur. Nitekim, emekçi Venezuela halkı ABD emperyalizmine boyun eğmeyeceğini tüm tehditlere rağmen ayağa kalkıp sandık başına giderek göstermiştir. Bu iradeyi hiçe saymaya çalışan ABD ve işbirlikçileri, tarihteki karanlık yerlerini almışlardır.

Venezuela’da, tıpkı 50 yıldan uzun bir zamandır Küba’ya uygulanan ambargo gibi, ABD ve başta en büyük işbirlikçisi Kolombiya’nın tüm müdahalelerine karşın bugün Bolivarcı Cumhuriyet’in çözmesi gereken ağır sorunlar olduğu tartışmasızdır. Bu sorunların halkın lehine ve talepleri doğrultusunda çözülmesinin yegane yolu adlı adınca sosyalizmin inşasıdır. 8 milyondan fazla Venezuelalının bağımsızlık ve egemenlik yönündeki kararı önümüzdeki sürecin temel dayanağı olmakla birlikte Maduro ve hükümetine de önemli bir sorumluluk yüklemiştir.

Haydut devlet ABD ve yandaşları bilmelidir ki, örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez ve yenemeyecektir. Türkiyeli komünistler olarak, Venezuela halkını kendi geleceklerine sahip çıktıkları için selamlıyoruz. Emperyalizme karşı mücadelelerinde tüm dünya halkları onların yanındadır.

ABD kaybedecek emekçi halklar kazanacaktır.

Türkiye Komünist Hareketi”