Köşe Yazıları

Erdoğan, Türkiye değildir!

Kurtuluş Kılçer yazdı: Erdoğan, Türkiye değildir!

Erdoğan’ın kaderi ile Türkiye’nin kaderi bir ve aynı şeymiş, geçin bunları. Erdoğan ile Türkiye arasında bir eşitlik kurulabilir mi, bir ülkenin bir siyasetçinin kaderine terk edilmesi düşünülebilir mi?

Sanki Türkiye’nin kaderi ile Erdoğan’ın kaderi tekmiş gibi bir algı yaratıyorlar.

Bütün siyasal dünyalarını bunun üzerine kuran, bu şekilde yazan ve hatta yaşayan bir kesimin bugün şirretlik bir propagandası ile karşı karşıyayız.

Ortada olan yanlışlara ya da Erdoğan’a dönük yapılan her muhalefeti Türkiye düşmanlığı, vatan düşmanlığı ile kaos çıkarmakla, Türkiye düşmanı odakların maşası olmakla eleştiren bir akılsızlıkla daha doğrusu akıl sağlığını yitirmiş bir saçmalıkla karşı karşıyayız.

Erdoğan’ın iktidarda kalıp kalmaması ile ülkemizin ayakta kalıp kalmaması arasında hiçbir bağlantı yoktur. Erdoğan gider, Türkiye kalır, kimse dert etmesin.

Ülkemizin kaderi, Erdoğan’ın iki dudağı arasında. İşte asıl sorun budur. AKP’nin iktidarda kalması, ülkemizi daha fazla uçuruma sürüklemektedir.

Reisçilik tek adamcılıktır, biatçılıktır. Biatçılığı, insanın insana kulluğunu dert edeceğine, ortadaki yanlışa söz söyleyen herkese vatan düşmanı, Türkiye düşmanı yaftası yapıştırmaya çalışanlara artık yeter!

Durun orada! Erdoğan bir siyasetçidir, hatta İslamcı bir siyasetçidir. Bugün Suriye sorunu varsa, 15 Temmuz darbe sorunu yaşanmışsa, FETÖ sorunu varsa, yoksulluk sorunu varsa, Suriyeli göçmenler sorunu varsa Erdoğan birinci dereceden sorumludur.

Durun orada! Kula tapacak noktaya gelenlerin, kimseye vatanseverlik dersi vermeye hakkı yok. Biz yurtseveriz, ama siz Erdoğanseversiniz!

Erdoğanseverler ile yurtseverler ayrışmalıdır. Herkes safını seçmelidir. Türkiye, Erdoğan’dan çok ama çok büyüktür.

Bir kişinin kaderine bırakılmış bir ülke olabilir mi?

Mesele şudur: Ülkenin çıkarları ile Erdoğan’ın çıkarı aynı değildir. Erdoğan, iktidarda kalmak için her türlü pragmatist siyaseti uygulayan bir partinin, AKP’nin Genel Başkanı’dır. Erdoğan’ın çıkarını ülkemizin çıkarı olarak gösterip, her türlü farklı sesi vatan, millet, devlet ve bayrak düşmanlığı ile eşdeğer tutan bir zihniyetin yeri akıl hastanesidir!

“Ülkemizde kaos yaratmak istiyorlar” diyorlar. 15 yıldır ülkemizde tam da AKP nedeniyle kaos yaşandığının farkında değil misiniz? Hukuksuz yargılamalar, operasyonlar, bombalı katliamlar, darbe girişimleri, Suriye savaşının parçası haline gelmemiz, sınırlarımıza düşen bombalar? Bunların nedeni nedir?

Bunlar Erdoğan’ın politikalarının sonucudur ve ülkemiz tam da bunlardan zarar görmüştür.

Adil düzen mi gelmiştir? İşsizlik mi bitmiştir? Eğitim ve sağlık parasız mı olmuştur? Bilim mi gelişmiştir? Sanatımız ve sporumuz dünya çapında bir yere mi ulaşmıştır?

Kimse kimseye maval okumasın. Erdoğan ve AKP karşısında duranlar bu ülkenin gerçek yurtseverleridir. Türkiye’nin zayıflamasını, bağımlı olmasını arzulayanlar ile AKP iktidarının yıllardır nasıl kol kola yürüdüğünü bilmeyen mi var? FETÖ ile birlikte olanlar kimlerdi? Avrupa Birliği kapılarında kim bekledi? ABD emperyalizminden kimler medet umuyor? Ilımlı İslam kimin projesiydi ve bu projesinin ülkemizdeki karşılığı kimdi?

Bunlar hasır altı edilebilir mi? Müslüman Kardeşler’in, cihatçı çetelerin, radikal ve ılımlı İslamcıların ne menem bir şey olduğunu herkes fazlasıyla anladı. Kimse onlarla ideolojik kardeşliği bulunan AKP’nin, emperyalist patronlarıyla yaşadığı sıkıntıyı Türkiye’nin sıkıntısı olarak dile getirmesin.

Bugün Erdoğan’ın, emperyalist patronlarla sıkıntısı var. Bu Türkiye’nin derdi değil. Ülkemizin derdi, emperyalizme bağımlı olmasıdır, emperyalizmin boyunduruğunda bulunmasıdır. İkisi çok farklıdır!

Tam da bu bağımlılıktan dolayı Erdoğan Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olarak, Ilımlı İslam Projesi’nin siyasi lideri olarak lanse edilip başa getirilmedi mi?

Yanlışlara söz söyleyenlere Türkiye düşmanı, Türkiye’nin altını oyuyorlar gibi bir yaklaşımla yaklaşanlar bilin ki çok zayıflar. Türkiye’de İslamcılar, Erdoğan’ın tutkalı altında bulundukları için AKP iktidarına karşı her türden muhalefeti varlık yokluk sorununa indirgemiş bulunuyorlar.

Doğrudur, en küçük bir muhalefet bile artık AKP’yi ve yandaşları korkutuyor, hem de çok.

Korkunuz yersiz değil!

Mesele şudur: İslamcılık Türkiye’ye dar gelmektedir. Anlamadığınız budur!

Son tahlilde 15 Temmuz, İslamcıların kendi arasındaki kanlı hesaplaşmasıdır. Bedelini ise halk ödemiştir. 15 Temmuz’u ülkemize reva görenler, kendi iktidarlarını Türkiye ile özdeşleştiremezler. FETÖ darbesine ve sonrasında AKP darbesine hayır diyenleri, Türkiye karşıtlığı ile suçlayamazlar.

Türkiye, sizden ve Erdoğan’dan çok büyüktür.

İslamcı siyaset bütün dünyada duvara çarpmışken, bu çizgide ısrar edenlerin çırpınışlarını “Vatan, Millet, Sakarya” edebiyatına bağlamaları büyük bir ikiyüzlülüktür.

Bugün sorunların kaynağında AKP’nin temsil ettiği gerici ve emperyalizme bağımlı sermaye düzeni bulunmaktadır. Bu düzeni ve AKP’yi eleştirmek tam da ülkemizin ve halkımızın çıkarı içindir.

Yukarı