İnternet ve sosyal medya kullanımının artışı bilgiye ulaşımı daha kolay hale getirirken, diğre yandan sahtekarlıkların yaygınlaşmasına da sebebiyet verebiliyor.

Bunun son örneği, bugün sosyal medyada ve çeşitli haber sitelerinde paylaşılan Can Yücel’e ait olduğu iddia edilen “Bayram” şiirinin sahte çıkması oldu. Şiir o kadar paylaşıldı ki bazı basın organları bile şiiri “Can Yücel’in o şiiri güne damgasını vurdu” başlığıyla haberleştirdi.

Odatv bu şiirin sahte olduğunu ve Can Yücel’e ait olmadığını ortaya çıkardı. Daha öncesinde de Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları bölümü öğretim üyelerinden Prof.Dr. Semih Çelenk de uzun süre çalışmış ve “Can Yücel’in olmayan şiirler” çalışması yapmıştı. Çelenk, bu şekilde 40’ın üzerinde uydurma şiir bulmuştu.

Can Yücel’i kişisel olarak da tanıyan Çelenk şu ifadeleri kullanmıştı: “Kitap alın, gerçeğini tanıyın, diyoruz. Onun o kadar uzak olduğu bir dünya ki o sahte şiirlerdeki. Can Yücel’de ironi vardır, ince alay vardır, bu kadar budalaca bir romantizmle yazdığı bir şiir yoktur. Adam ateist, bakıyorsunuz metafizik şeyler var o şiirlerde. Öyle bir dünya görüşü, hayat algısı yoktu ki Can Baba’nın. Uyduruk bir şey koyuyorlar. İnternet kullanıcı ortamında okur düzeyi o kadar çocuksu algılanıyor ki, çok sağlıklı, emek ürünü güzel bir şeyler yazın ama biraz uzunca bir makale olsun üç beş kişi ancak beğenir, uyduruk bir laf yazın binlerce kişi beğenir. Budalaca, ahmakça bir şey!”

Merak edenler açsınlar kitaplarını okusunlar

Can Yücel’in kızı Su Yücel de duruma tepki göstermiş ve şunları söylemişti: “Son zamanlarda bakıyorum da adam değişti. Eskiden kalemi, kâğıdı ve daktilosundan başka bir şeyi olmayan o adam şimdi internette, cep telefonlarında dolaşıyor. Hiç görmediğim, hiç duymadığım, kendisine yabancı mı yabancı, aykırı mı aykırı şiirler yazıyor. Can yücel’i merak edenler açsınlar kitaplarını, gerçek Can Yücel şiirlerini oradan okusunlar”.

“Muhalif duruşun zerresi yok”

Eşi Güler Yücel ise duruma şöyle isyan etmişti: “Bu şiirler Can’ın biçemine aykırı, espri anlayışından yoksun, zekâsına uygun değil, muhalif duruşunun zerresi yok… Bu tür ona aykırı şiirlerin böyle ve özellikle yayılması, yaygınlaştırılması, gerçek Can Yücel’i unutturup uyduruk bir Can Yücel üretmeye hizmet ediyor gibi”.

İŞTE 43 SAHTE ŞİİR

İşte Semih Çelenk’in bulduğu 43 sahte Can Yücel şiiri:

1.Bağlanmayacaksın

2.Kadın Dediğin

3.Erkek Dediğin

4.Seninle Olmanın En Güzel Yanı

5.Anladım

6.Herşey Sende Gizli

7.Eğer

8.Herkes Gitmek İstiyor

9.Sevdiğin Kadar Sevilirsin

10.Sağlık Olsun

11.Tam zamanında Yaşamak (Yaşamak Zamanı)

12.Tersten Yaşamak

13.Biraz Değiştim

14.Bir gün Anlarsın

15.Gitmek

16.Seninle Yaşlanmak İstiyorum

17.Asla Keşkelerim Olmadı

18.Özledim Seni

19.Bilmelisin ki

20.Aşk

21.Boşver ve Yaşı Başı

22.Olmuyorsa Zorlamayacaksın

23.Ben Benden Olgun İnsan İsterim Karşımda

24.Öyle Sabah Uyanır Uyanmaz Fırlama Yataktan

25.Farkında Olmalı İnsan

26.Bir Eşi Olmalı İnsanın

27.Unutma

28.Sevgi Emekmiş

29.Özleme Dair (Kim Özlerdi?)

30. Ömür Dediğin Bir Gündür O da Bugündür

31.Aşk Ayakkabı Gibidir

32.Rakı İçen Kadınlar

33.Ateş ve Su

34.Ülke Bölünsün İstiyorum

35.Kadınım Ben

36.Senin İçin Yasak Dediler

37.Bayram Şiiri

38.Dostlar Irmak Gibidir

39.Öye Bir Hayat Yaşadım ki

40.Bir Yolun varsa Gidilecek

41.Ömür Dediğiniz Nedir Ki

42.Fakirin Gayrimeşru Çocuğu

43.Ey Yüreğim

İŞTE BUGÜN PAYLAŞILAN O SAHTE ŞİİR

İşte bugün paylaşılan o uydurma Can Yücel şiiri:

BAYRAM

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz

kalınca anlar insan…

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;

sevmeninkini yalnızlık…

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni

kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…

Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir

ilişkiyi bitirmek de öyle…

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini

bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara

düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede

üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle

okşayan anne bayramdır.

“Ona güvenmiştim, yanılmamışım” sözü bayramdır.

Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram…

Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış

ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son

taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.

Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda

karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,

nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta

ölebilmek bayram..

Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.

Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.

Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.

Her gününüz bayram olsun..!

Edebiyat mı, postmodern ucuzluk mu? Bavul Dergisi’nde Turgut Uyar rezaleti