Sınıf Tavrı’nın “15-16 Haziran’ın yıldönümünde hakkımız için eylemdeyiz… İşçiler kıdem tazminatını yedirtmeyecek!” çağrısıyla gerçekleştirdiği eyleme farklı sektörlerden bir çok işçi katıldı.

Kadıköy Altıyol’da buluşulan eylemde Sınıf Tavrı adına Ali Öztutan’ın okuduğu basın açıklaması şöyle:

Bugün tarihi bir günde toplandık. Nasıl ki 15 16 Haziran’da işçiler hakkını kazandıysa biz de bugün kıdem tazminatı hakkımızı kazanacağız.

Patronlarla kol kola giren gerici, işçi düşmanı AKP iktidarının son politikasının kıdem tazminatının tasfiyesi olduğu açık. Milyonlarca işçi için, iş kanunuyla tanımlanmış ve işten çıktığında patronun işçiye ödemesi gereken kazanılmış bir hak olan kıdem tazminatı hakkı artık patronlar tarafından işçilere verilmek istenmiyor. Türkiye sermaye sınıfının temsiliyetini üstlenen başta TÜSİAD olmak üzere tüm patron kuruluşları, 2004 yılından itibaren yüksek sesle kıdem tazminatının mevcut haliyle kaldırılmasını AKP den istiyor.

16 Nisan öncesi çokça söylediğimiz gibi başkanlık patronlar içindir. 16 Nisan virajını zor da olsa alabilen AKP, sermaye sınıfına verdiği sözleri yerine getirmeye çalışıyor. Kıdem tazminatı fonu emekçilerin kazanılmış haklarına saldırının sadece bir halkası ama aynı zamanda en büyük halkası. Kıdem tazminatı hakkının gasp edilmesine seyirci kalındığında sermeye sınıfı ve AKP işçi düşmanı politikalarını KHK’larla da hızlı hayata geçirecek.

Tasarı AKP tarafından büyük bir yalan kampanyasıyla gündeme getiriliyor.

Kıdem tazminatı fonu ile yapılmak isteneni anlamak için işsizlik para fonuna bakmak yeterli. Her ay çalışan işçinin maaşından kesilen primlerle oluşturulan işsizlik para fonu işsiz kalan işçiye geçici bir dönem ücret ödeme gerekçesiyle oluşturulurken, gelinen aşamada patronlar için büyük bir teşvik kaynağı haline gelmiş durumda.

İşsizlik para fonundan işçinin yararlanma şartları zorlaştırılarak fonun büyümesi sağlandı ve belli dönemlerde yapılan düzenlemelerle fondan sermeye sınıfına kaynak aktarıldı.
AKP iktidarının yaptığı özelleştirmeler, iş yasasındaki değişiklikler, sosyal güvenliğin tasfiye edilerek yerine sigortacılığın geçirilmesi, göstermelik iş güvenliği yasaları, taşeron işçiliği yaygınlaştırması ve esnek çalışma dayatmaları bugüne kadar bu iktidarın işçi düşmanı yüzünü göstermesi açısından önemlidir.

İşçiler, patronların lehine olan bu saldırıların hepsini tersine çevirebilecek güce sahiptir.
Dolayısıyla önce kıdem tazminatını fona yedirtmeyecek olan Türkiye işçi sınıfı, diğer tüm haklarını da patronlarla gericilerin ittifakının elinden almayı başaracaktır.

15-16 Haziran 1970 tarihinde sendikal hakları için ayağa kalkan ve o dönemin siyasi iktidarı ile patronları korkudan titreten işçi sınıfımız, bugün de tarihteki mücadelesini günümüzde de devam ettirecektir.
Sınıf Tavrı olarak çağrımız nettir:
Kıdem tazminatına sahip çıkmak işimize sahip çıkmaktır.
Ne bugünümüzü, ne de yarınımızı patronların kâr hırsına yar etmeyeceğiz.”

Ardından söz alan Metalde Sınıf Tavrı adına Hüseyin Gülşen; “Kıdem kavgası işçi sınıfının kavgasıdır. Kıdem tazminatını kaldırarak işçileri kapının önüne koymak istiyorlar. Türkiye işçi sınıfı AKP’nin yalanlarına inanmayacak. Kıdem meselesi bizim geleceğimizdir ve geleceğimize sahip çıkmak zorundayız. Bugün sendikalar, işçilerin kıdem tazminatının kaldırılmasına karşı genel grev çağrısı yapmalıdırlar.” ifadelerini kullandı.

Camda Sınıf Tavrı adına söz alan Av. Erkan Kılıç ise, “Bu rejimde işçiler için, emekçiler için hak gaspı var, örgütsüzlük var, yoksulluk var, işçi ölümü var… Türkiye işçi sınıfının hakları yok edilirken sessiz kalmamız, kader diyerek geçiştirmemiz isteniyor. Patronlar ve AKP kıdem tazminatının kaldırılmasını isterken bir gerici kıdem tazminatı için caiz değildir diyor.

İşçi sınıfını tarikat liderleri ile, patronlarla, AKP ile, MESS ile, TÜSİAD ile, MÜSİAD ile teslim alınmaya çalışıyor. Bunu son olarak cam işçileri üzerinde uygulamaya kalktılar ama olmadı. Cam işçileri direndi, mücadele etti, kazandı.

Türkiye işçi sınıfı tarihinde verilen mücadeleler devam edecek.” 

İnşaat İşçileri Derneği üyesi Abdurrahman Eren konuşmasında “İş kazaları her gün oluyor, binlerce arkadaşımızı kaybediyoruz. Haklarımız, paralarımız verilmiyor. İnşaat işçileri adına konuşuyorum, hep beraber patronlara karşı birlik olmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

İşçiler basın açıklamasının ardından Yoğurtçu Parkı’na yürüdü. Burada son olarak Sınıf Tavrı adına söz alan Kemal Parlak şöyle konuştu:

İşçi sınıfı mücadelesi yıllardır sürüyor. Ancak bu mücadeleler arasında önemli kesitler var. Elbette Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin de özel kesitleri var. İşte bunlardan biri de 15-16 Haziran’dır. İşçi sınıfı bu mücadeleyi verirken tek başına kendisi için değil, insanlık için vermiştir.

Onun içindir ki işçi sınıfı mücadelesi aynı zamanda aydınlık mücadelesidir. Bizim mücadelemiz karanlığa karşı aydınlanma mücadelesidir. 1920’lerde, 40’larda, 60’larda işçi sınıfı hep burjuvaziye karşı bu mücadeleyi vermiştir. 1970’e gelindiğinde DİSK’i çaresiz bırakmak için çeşitli yasalar çıkarmışlardır. Türkiye’deki işçi sınıfı mücadelesini, ilericilik mücadelesinin önünü kesmek istemişlerdir. İşte 15-16 Haziran’da Türkiye’nin bir çok yerinde işçiler ayağa kalktı, yürüdü… İşçi sınıfı haklarını almak için, ülkesine, sınıfına sahip çıkmak için yürüdü.

İşçiler tüm barikatları aştı. Bizim mücadelemiz 15-16 Haziran’a sığmaz. Biz tarihimizden ders çıkararak mücadelemize devam edeceğiz.

Yaşasın insanlığın, işçi sınıfının mücadelesi, Türkiye işçi sınıfına selam olsun!