Yeni bir Cumhuriyet için ayağa kalkma zamanı!
Köşe Yazıları

FETÖ sadece 'mekanik bir darbe aygıtı' değildir!

Kurtuluş Kılçer yazdı: FETÖ sadece ‘mekanik bir darbe aygıtı’ değildir!

15 Temmuz darbe girişiminden sonra düzen cephesinde en çok tartışılan konuların başında FETÖ konusu gelmektedir. FETÖ, düzen siyasetinde yeniden yapılanmanın bir aracı haline dönüştürülmüş, AKP diktasının daha da yerleşmesinin neredeyse tek referans noktası haline getirilmiş bulunuyor.

Gerici sermaye düzeni açısından şaşırtıcı sayılmamalı. Düzen, düzenin kurumları, düzen partileri, FETÖ ile o kadar iç içe geçmiş bulunuyor ki, nasıl ayrıştıracaklarını bilemiyorlar. Herkes birbirini FETÖ’cülükle suçluyor, kripto FETÖ’cü lafları havalarda uçuşuyor, FETÖ davalarında sanıklar savcıları FETÖ’cülükle itham ederken AKP içinde ve yandaş cenahta herkesin FETÖ ile ilişkili geçmişleri ifşa ediliyor.

İş FETÖ ile kurulan siyasi ya da organik ilişkilere gelince, AKP içinde ve yandaş cenahta, büyük bir suskunluk hakim. FETÖ’nün siyasi ayağına yönelik bir adım atılmaması kurulan ilişkinin boyutuyla ilgilidir. Çünkü suçlarını ve günahlarını biliyorlar. Fakat, AKP’ye muhalif olan herkesi yalan ve tehditle FETÖ torbasına doldurularak susturmaya çalışıyorlar.

Bütün bunlardan daha önemlisi ise sanki FETÖ mekanik bir yapı gibi sunuluyor. FETÖ’nün sadece 15 Temmuz darbe girişiminin aktörü olarak gösterilmesi, FETÖ’nün gerçek kimliğini örten bir işlev görmektedir. Darbecilik, FETÖ’nün gerçek yüzünü göstermesi açısından önemlidir, ancak ondan daha önemli başka gerçekler de bulunmaktadır.

FETÖ, bir mekanik darbe aygıtından öte, politik ve ideolojik bir hareket olarak görülmek zorunda. AKP ve yandaşlar, tam da bu gerçeği bildikleri için FETÖ’yü sadece darbeci kimliğe sıkıştırarak büyük bir manipülasyona imza atmaktadırlar.

Her şeyden önce FETÖ kuruluşundan bugüne sadece darbe için tasarlanmış bir hareket olarak görülemez. 12 Eylül öncesinde kuruluşu, 12 Eylül sonrası işlevi ve 2000’li yıllar sonrasında oynadığı rol, FETÖ’yü bir politik ve ideolojik hareket olarak tanımlanmasını zorunlu kılar. FETÖ, bizzat sermaye düzeninde 12 Eylül askeri cuntasının destek verdiği gericiliğin aktörlerinden birisidir. Başka tarikat ve gerici örgütlenmelerden birisi olarak öne çıkan ve güçlenen bir yapı olarak FETÖ, köküne kadar İslamcı bir harekettir. Başına “ılımlı” kelimesinin getirilmesi FETÖ’nün İslamcı karakterini ortadan kaldırmıyor. Bu anlamıyla IŞİD, El-Nusra, El-Kaide gibi İslamcı hareketler kadar, tıpkı Müslüman Kardeşler gibi bir dinci örgütlenmedir. Türkiye’de Müslüman Kardeşler’in benzeri iki yapıdan birisidir. Diğeri ise AKP’den başkası değildir.

FETÖ bu anlamıyla, İslamcı bir rejim tahayyül etmiş ve hedeflemiştir. Bu rejimin, emperyalizmle ve kapitalizmle uyumlu olması önemlidir, ancak bir yerden sonra gerici misyonu ortadan kaldıran bir durum asla söz konusu değildir. FETÖ, tam da bu dinci misyonu doğrultusunda kurulmuş, örgütlenmiş, yayılmış ve iktidar olmak istemiştir.

FETÖ, bu anlamıyla, İslamcılığı kapitalizm ve emperyalizme uyumlu hale getirmek başlığında başka İslamcı örgütlerden ayrılabilir. Bu ayrı bir konu. Ancak tam da bu yüzden FETÖ aynı zamanda sermayenin ve emperyalizmin yolunda bir siyasal hareket olarak kodlanmak durumunda.

FETÖ, Amerikancı ve köküne kadar kapitalist bir programatik hatta sahip İslamcı bir siyasal ve ideolojik harekettir. Bugün darbeye yeltenen bu hareketin, darbeciliği kadar politik kimliğinin de tartışmaya açılması gerekmektedir.

12 Eylül askeri darbesinden sonra MHP lideri Türkeş’in “biz içerdeyiz ancak fikirlerimiz iktidarda” sözü bugün bir kez daha anımsanmalı. Bugün FETÖ kadroları tutuklanırken, fikrinin iktidarda olduğunu üzerine basa basa yazmak durumundayız.

O yüzden AKP ile FETÖ arasında, politik ve ideolojik olarak ne gibi ayrımlar var sorusu yüksek sesle sorulmalıdır.

FETÖ’nün siyasi ayağı nerede sorusunun yanıtı buradan aranmalı… AKP içinde ya da yandaş cenahta FETÖ’cü aramak, basit bir darbe mekaniğine indirgenemez. Darbe girişiminin ideolojik ve politik bir zemininin olamayacağını söylemek mümkün müdür? Bu kadar insanın, politik bir dürtü ve misyonla adım attığı açık olmalı.

Öyleyse, bugün FETÖ’nün siyasi ayağı nedir sorusuna net yanıt verilmelidir: FETÖ ile paralel politik ve ideolojik hatta sahip AKP’den başkası değil.

AKP ve yandaşlar, FETÖ’ye bakarken kendilerini görmelidir. FETÖ’nün siyasi ayağı aranacaksa AKP aynaya bakmalıdır.

Yukarı