AKP iktidarı döneminde her vesileyle gündeme gelen ama kaldırmaya cesaret edemedikleri kıdem tazminatı tasarısı Bakanlar Kurulu’na sunuldu.

Kıdem tazminatını uzun uzun anlatmaya gerek yok. Milyonlarca işçi için, iş kanunuyla tanımlanmış ve işten çıktığında patronun işçiye ödemesi gereken kazanılmış bir hak. Bu hak patronlar tarafından işçilere artık verilmek istenmiyor. Özellikle Türkiye sermaye sınıfının temsiliyetini üstlenen TÜSİAD, 2004 yılından itibaren yüksek sesle kıdem tazminatının mevcut haliyle kaldırılmasını AKP den istiyor.

Tasarıya ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgiler şöyle;

Kıdem tazminatı mevcut haliyle kaldırılacak.

İşsizlik para fonuna benzer bir fon kurulacak. Kıdem tazminatı bu fona devredilecek.

Kıdem tazminatı fonu her ay ödenecek primlerle oluşturulacak.

İşçi emekli olduğunda bu kıdem tazminatı fonundan tazminatını alacak.

Tasarı AKP tarafından büyük bir yalan kampanyasıyla gündeme getiriliyor. Deniyor ki;

İşten çıkan her işçi kıdem tazminatı alamıyor. Kıdem tazminatı fona devredilirse böylece her işçi tazminatını alabilecek.

Kıdem tazminatının fona devredilmesi propaganda edildiği gibi işçilerin yararına değil aksine en önemli kazanılmış haklarının patronlar çıkarına buharlaştırılmasıdır.

Fon ile patronlar işçi çıkarırken kıdem tazminatı ödemek zorunda kalmayacak. Tazminat ödeme zorunluluğu patronları işçi çıkarırken caydırıcı etkisi vardır. İşçiye tazminat ödeme zorunluluğun kaldırılması patronları işçi çıkarırken daha keyfi ve rahat hareket etmelerini sağlayacak. Açık ki, şu anki kıdem tazminatı hakkı bu anlamda işçiye iş güvencesi sağlıyor. Kurulmak istenen fon ise iş güvencesine vurulacak bir darbedir.

Mevcut uygulamada bir yılını tamamlayan işçi kıdem tazminatını alabiliyorken, fon ile işten çıksa dahi uzun yıllar beklemek zorunda kalacak.

Patronların ve AKP nin fon ısrarının başka nedenleri de var. AKP bir dönem özelleştirme furyasıyla kamuya ait ne kadar işletme varsa sermaye sınıfına hediye etmişti. Bu açıdan kaynakları tüketen AKP, işsizlik para fonu gibi fonlarla sermaye sınıfının kaynak sorununa çözümler üretmeye başladı. Kıdem tazminatı fonu da bu ihtiyacı gidermek için atılan bir adımdır.

Kıdem tazminatı fonu ile yapılmak isteneni anlamak için işsizlik para fonuna bakmak yeterli. Her ay çalışan işçinin maaşından kesilen primlerle oluşturulan işsizlik para fonu işsiz kalan işçiye geçici bir dönem ücret ödeme gerekçesiyle oluşturulurken, gelinen aşamada patronlar için büyük bir teşvik kaynağı haline gelmiş durumda.

İşsizlik para fonundan işçinin yararlanma şartları zorlaştırılarak fonun büyümesi sağlandı ve belli dönemlerde yapılan düzenlemelerle fondan sermeye sınıfına kaynak aktarıldı.

Son olarak yayınlanan 687 sayılı KHK ile 2017 yılının sonuna kadar işe alınacak her işçinin sigorta primlerinin bir kısmının işsizlik para fonundan karşılanmak üzere patronlara teşvik olarak verilmesine karar verildi. Böylece işsizler için işçilerin ücretlerinden kesilerek oluşturulan para fonu patronlara aktarıldı.

Kıdem tazminatı fonu da işsizlik para fonuyla aynı kaderi paylaşacak. Kıdem tazminatı fonunun işsizlik para fonuna göre çok daha büyük olacağı düşünüldüğünde sermaye sınıfının ısrarı daha iyi anlaşılmış olur.

16 Nisan öncesi çokça söylediğimiz gibi başkanlık patronlar içindir. 16 Nisan virajını zor da olsa alabilen AKP, sermaye sınıfına verdiği sözleri yerine getirmeye çalışıyor. Kıdem tazminatı fonu emekçilerin kazanılmış haklarına saldırının sadece bir halkası ama aynı zamanda en büyük halkası. Kıdem tazminatı hakkının gasp edilmesine seyirci kalındığında sermeye sınıfı ve AKP işçi düşmanı politikalarını KHK’larla da hızlı hayata geçirecek.

Bu açıdan kıdem tazminatı kazanılmış hakların en büyük barikatıdır. Bu barikatın yıkılmaması için sendikalar hızlıca harekete geçmeli ve gereken cevap verilmelidir.